Dünya günlerdir Hizbullah’ın telsiz ve çağrı cihazlarının içine patlayıcıların nasıl ve ne zaman konulduğuna kafa yoruyor ama anlaşılması zor. Çünkü konu Çin’e uzanıyor ve “Kopya Ürün” üreten sahte üreticilerden bahsediliyor. Özellikle 2. saldırı dalgasında, Hizbullah mensuplarının ellerinde patlayan IC-V82 model Icom markalı telsizlerin sahte olma olasılığı var.
Reuters bu konuda detaylı bir haber yayınladı. Haberde görüşülen firmalar ve uzmanlar, Asya pazarındaki küçük teknoloji firmalarının, kendi ürünlerinin sahtelerini yapanları takip edemediklerini ortaya koyuyor. Bu yüzden de Hizbullah patlamalarının tedarik zincirini analiz etmek zorlaşıyor.
Sadece patlayıcıların cihazlara Lübnan’da konulmadıkları anlaşıldı. Lübnan’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği’nin BM Güvenlik Konseyi’ne yazdığı mektupta, Lübnan makamlarının cihazlara yönelik yaptığı ön incelemede patlayıcıların ülkeye gelmeden önce yerleştirildiği tespit edildiği belirtildi.
Çağrı Cihazları Konusunda, Macaristan, Bulgaristan ve Norveç’te İzler Aranıyor
Çağrı cihazlarını üreten Tayvan merkezli Gold Apollo, patlayan cihazlar için Macaristan merkezli lisans sahibini işaret ederken, konu o kadar basit de gözükmüyor. Adları bu tedarik zincirine karışan Macaristan, Bulgaristan ve Norveç’te şimdiden ölümcül cihazın kökenlerine ilişkin soruşturmalar başlatılmış durumda.
Tayvan Ekonomi Bakanı Kuo Jyh-huei, Lübnan’da patlayan çağrı cihazlarında kullanılan parçaların Tayvan’da üretilmediğini söyledi.
Sahte ürünlerin özellikle Çin gibi büyük üretim merkezlerinde yaygın olduğunu, buralarda sahte parçaların kolaylıkla üretilebildiğini ve bir radyoya biraz patlayıcı yerleştirmenin o kadar da zor olmadığı kaydediliyor.
ICOM, Telsizin Sahte Olup Olmadığını Söyleyemiyor
Hizbullah tarafından, çağrı cihazlarıyla aynı zamanlarda satın alındığı belirtilen ve 2.saldırı dalgasında patlayan telsizlerde, Osaka merkezli Icom şirketinin adı ve “Made in Japan” ifadesinin yer aldığı etiketler bulunmuştu. Ancak Icom şirketi, adını taşıyan bu telsizlerin gerçek olup olmadığını belirleyemeyeceğini çünkü markasının sahtelerinin pazarda bulunabildiğini söyledi.
Icom, sahte ürünlere karşı koruma sağlayan holografik etiketleri 10 yıl önce kullanmaya başlamış ama o dönemde, IC-V82 modelinin üretiminin bitmiş olduğunu söylüyor. Dolayısıyla bu ürünün sahte olup olmadığını tespit edemiyor.
Diğer yandan şirket, özellikle eski modellerinin taklit ürünlerine karşı uzun zamandır uyarıda bulunuyor ve müşterilerinin orijinal ürün satın aldıklarından emin olmaları için yalnızca resmi dağıtım ağını kullanmaları gerektiğini söylüyordu.
Japonya Patent Ofisi’nin son raporuna göre, Japonya’daki firmaların %7’sinden fazlası 2020 yılında sahte ürünlerden dolayı iş kaybı yaşamış ve vakaların yaklaşık üçte biri Çin ile bağlantılı.
Reuters’ın kontrollerine göre Çin’de Alibaba.com, Taobao, JD.com ve Pinduoduo gibi e-ticaret platformlarında onlarca mağazada Icom markalı telsizler satılıyor ve bunların arasında IC-V82 modeli de yer alıyor.
Alibaba.com’daki Icom ürünlerinin Çin merkezli üç satıcısının Icom’un web sitesinde resmi tedarikçi olarak gözükmediğini tespit eden Reuters’un araştırmasına göre, bu 3 şirketten, Guangzhou Minxing Communications Equipment Co ve Chengdu Bingxin Technology Co Ltd orijinal ürünler sattıklarını söylerken, Quanzhou Yitian Trading Co, orijinal ürünlerin yanı sıra “Çin yapımı taklitler” de sattıklarını kabul etmiş.
Elektroniklerin Üretiminde Uzakdoğu’nun Yeri
Bu noktada elektronik konusunda tedarik zincirinin neden Uzakdoğu üzerinden çalıştığına ve sahte ürünlere de bakalım.
1980’larde ABD’de yükselen bir eğilim olarak “Offshore Outsourcing” çıktı. Küreselleşmenin getirdiği bir eğilim olarak, tasarımın batıda, üretimin –işçiliğin çok daha ucuz olduğu– doğuda yaptırılması hızla benimsenmeye başladı. Öyle ki; 1975 yılında Çin’de kişi başına düşen yıllık ortalama işgücü, Batı Avrupa’nın yalnızca %5’i kadardı. Bu aynı zamanda batılı ülkeler için “çevre kaygıları” gibi konularda regülasyondan kaçabilmek anlamına geliyordu.
Zamanla, Çin’de büyük üretim tesisleri kümeleri oluşmaya başladı ve sonunda birçok ürün için sıkı sıkıya örülmüş bir ekosistem oluştu; Örnek : Apple iPhone. Dolayısıyla batıdaki ülkeler kendi fabrikalarını kapattı. Bunun yerine, günümüzde Çin’de ona da, buna da üretim yapan büyük devler ve yanında yan parça üretimi ya da kendine üretim yapan küçük firmalar mevcut. Bütün bu dev üretim süreci doğal olarak, çok sayıda taklit yapan atölyeye de evrilmiş.
Asya’dan gelen ürünler konusunda, uzmanlar yüksek marjlı ve yeni ürünlerin tedarik zincilerinin daha sıkı bir şekilde yönetildiğini ama eski model elektronik ürünler için sahtecilik, envanter / üretim fazlalığı ve karmaşık sözleşmeli üretim anlaşmalarının bazen bir ürünün kaynağını belirlemeyi imkansız hale getirebileceğini söylüyor.
Özetle Hizbullah’a yapılan saldırıdaki çağrı cihazlarının ve telsizlerine içine patlayıcılar, nasıl veya ne zaman konuldu halen bilinmiyor.



Kaynak : 