İnterneti sansürlemeye ve gözetlemeye yönelik yazılımlar üreten Kanadalı Sandvine firması, yeni bir döneme geçtiğini ve 56 demokratik olmayan ülkeye artık ürün satmayacağını açıkladı. Bu 56 ülkenin hangileri olduğu bilgisi verilmedi.
Sandvine 2014 yılından beri Türkiye’de de —özellikle bant daraltmada— kullanılıyor. CitizenLab 2018 yılındaki bir raporunda bu firma için şöyle demişti :
“Türk Telekom ağında bir dizi middleboxun, birtakım meşru programları indirmeye çalışan yüzlerce kullanıcıyı, bu programların casus yazılımla paketlenmiş versiyonlarına yönlendirdiğini tespit ettik.
Sandvine ekipmanlarının Türkiye’deki kullanıcılara kötü amaçlı yazılım enjekte etmek ve Mısır’daki web isteklerini kripto para dolandırıcılığının bir parçası olarak yönlendirmek için kullanıldığını tespit ettik”
ABD, Sandvine’ı Bu Sene Kara Listeye Aldı
Bu yıl Sandvine firması için epeyce hareketli geçti. Önce ABD bu firmayı, mart ayında “İnsan hakları” nedeniyle kara listeye aldı. Ağustos 2024’de Francisco Partners Sandvine şirketin sahipliğinden çekildi (2017 yılında Procera Networks ile birlikte Sandvine’i 444 milyon $’a satın almıştı). Bütün bu gelişmeler sırasında Sandvine çok sayıda kişiyi işten çıkardı.
Yeni Şirket Sahipliği ile Yeni Liderlik ve İş Modeli
Şirketten 18 eylülde yapılan açıklamada şu notlar var,
“Sandvine, bugün daha önce Şirkete borç veren ve vermeye devam eden, bir grup önde gelen ABD yatırım firması tarafından satın alındı. Bu kontrol değişikliği işlemiyle bağlantılı olarak, borç verenler Şirket’in toplam ödenmemiş borcunu önemli ölçüde azaltmayı kabul etti. Kontrol değişikliği işleminin ardından, 13 Eylül 2024’te bu yatırımcılar ayrıca Sandvine’e yeni sermaye sağlamak için bağlayıcı bir anlaşma imzaladılar.”
Sandvine Yönetim Kurulu Başkanı Carney Hawks de şunları söyledi :
“Yeni sahiplerimizle birlikte olmaktan ve Sandvine genelinde, tüm paydaşlarımızın yararına finansal, stratejik ve operasyonel açıdan daha fazla dönüşümü sağlamak için birlikte çalışırken, kaynaklarından ve uzmanlıklarından yararlanmaktan heyecan duyuyoruz.”
Açıklamada “yeni şirket sahipleri ile yeni liderlik ve iş modeli” deniliyor ve nelerin değişeceği şöyle sıralanıyor;
- Küresel Operasyonlarımızı İnternet Özgürlüğü ve Dijital Hakları Destekleyen Demokrasilere Odaklıyoruz.
- Tüm Kârların %1’ini Dijital Hakları Korumaya Adıyoruz.
- Ekibimize Dijital Haklar Uzmanlığı Katacağız.
- Sivil Toplumla Yeni Etkileşime Gireceğiz.
- Devam Eden İş Operasyonları için Yeni Kontroller Getirilecek
- Yeni Sahipler ve Liderlik (yeni bir CEO gelecek)
- 2005’de Yeni İsimle devam edeceğiz
Yeni Şirket Sahiliği ile Yeni Liderlik ve İş Modeli
Otoriter ülkelerin interneti sansürlemesine ve vatandaşlarını gözetlemesine olanak tanıyan gözetleme yazılımlarının üreticisi olan şirketin, bu yeni değişimler kapsamında 56 tane “demokratik olmayan” ülkeyi terk edeceği belirtildi.
Ne ironidir ki, Kanadalı firma artık “demokrasiler için bir teknoloji çözüm lideri” olmak istediğini söylüyor. Sandvine, bu yeni stratejinin bir parçası olarak, halihazırda 32 ülkeyi terk ettiğini ve 24 ülkeyi daha terk etme sürecinde olduğunu söyledi.
Sandvine, Mart 2025 sonuna kadar ayrılmayı vaat ettiği 56 ülkeyi isimlendirmedi. Sadece Mısır’dan bahsetti. Belirtilen ülkelerde 2025 sonunda hizmet kesilecek.
Sandvine, bütüb bu ülkelerden çekilme kararını, ülkeleri “rejim türlerine” göre kategorize eden, The Economist Intelligence Unit’in 2023 Demokrasi Endeksi‘ne dayandırdığını ve ABD Ticaret Bakanlığı, ABD Dışişleri Bakanlığı ve ABD hükümetinin diğer ilgili üyeleriyle istişare ederek aldığını söyledi.
The Economist Intelligence Unit‘e bakıldığında
- Tam demokrasi başlığı altında 24 ülkenin
- Kusurlu demokrasi altında 50 ülkenin
- Hibrit rejim altında 34 ülkenin
- Otoriter rejim altında 59 ülkenin
yer aldığı görülüyor. 167 ülkenin yer aldığı listede, Hibrit demokrasi listesinde yer alan 102.sırada Türkiye sondan 65. ülke durumunda. Sandvine’in 100 kadar ülkede müşterisi olduğuna göre, Türkiye terkedebileceği ülkeler arasında olmalı diye düşünüyoruz.
Sandvine’i Araştırma Gazetecilik, Kamu Yararı ve Anlamlı Hükümet Düzenlemeleri Bu Duruma Getirdi
The Citizen Lab Direktörü Ron Deibert şöyle diyordu:
“Sandvine ile ilgili sorun, motivasyonlarını bilmememiz, ancak bu tür teknolojiyi, şüphesiz kötü amaçlar için kullanacak olan hükümetlere defalarca satmış olmalarıdır”
Şimdi Sandvine vakasının, dikkatli kanıta dayalı araştırma, araştırmacı gazetecilik ve kamu yararı savunuculuğu ile hedefli ve anlamlı hükümet düzenlemelerinin bir araya geldiğinde neler olabileceğini gösterdiğini söyledi.



Kaynak : 