KESK’e bağlı Haber-Sen Sendikası, bugün TRT Genel Müdürü olan ve Eski Ulaştırma Bakanı Müsteşarı sıfatıyla Türk Telekom ve Avea’da hazineyi temsil eden yönetim kurulu üyelikleri bulunan İbrahim Şahin’i, mahkemeye vermeye hazırlanıyor. Konuyu Sendika Başkanı Baki Çınar ile görüştük. Baki Çınar, TRT Genel Müdürü Şahin için;
AKP’nin 10 parmağında 10 marifet bulunan bir bürokratı. O kadar değerli ki en kritik işlerde hep nedense İbrahim Şahin görevlendiriliyor.
diyor. Ancak bu cümlelerle Çınar’ın, Şahin için bir başarıdan bahsetmediğini, yalnızca ironi yaptığını görüyoruz. Çünkü Çınar şu şekilde devam ediyor;
Oysa sendika tarafından bakınca, biz kendisinden mutlu değiliz. Çünkü PTT zamanında çalışanlarının paraları ile oluşturulan Kefalet Sandığını ortadan kaldırmıştı.
Çınar, AKP’nin iktidara ilk geldiği günlerde İbrahim Şahin’in PTT’nin Genel Müdürü olarak atandığını ve 2 yıl boyunca bu görevde kaldığını belirterek, bu süre zarfında Kefalet Sandığı denilen yardımlaşma fonunu tasfiye ettiğini şu sözlerle anlatıyor :
İbrahim Şahin PTT Genel Müdürlüğü döneminde, 1934’lerde kanunla kurulmuş olan ve tamamen çalışanlardan kesilen paralarla oluşturulan Kefalet Sandığı’nı, Telekom yasasına eklenen bir geçiçi madde ile tasfiye etti ve bu sayede çalışanların 252 trilyon tutarındaki paralarına el konuldu.
Baki Çınar, Kefalet Sandığı’nın 1934’lerde kurulduğunu, 1995 yılında Türk Telekom – PTT ayrılması sırasında, 2 şirket arasında bölündüğünü belirttikten sonra, Türk Telekom tarafındaki Kefalet Sandığı’nın özelleştirmenin hemen öncesinde Genel Müdür Mehmet Ekinalan zamanında alınan kararla, nemasıyla birlikte, çalışılan yıl orantılamasıyla Türk Telekom çalışanlarına hemen hemen hakkaniyetli bir şekilde dağıtıldığını anlatıyor.
PTT tarafında yine tamamen çalışanlardan kesilen parayla oluşturulduğunu belirttiği 252 trilyona el konulduğunu iddia eden Çınar’a bu konuda mahkemeye başvurup, başvurmadıklarını soruyoruz. Şöyle cevaplıyor ;
Kefalet Sandığı, tamamen çalışanlardan kesilen paralarla oluşturulan bir fondu. Dolayısıyla çalışanların el konulan 252 trilyon lirası için tabi ki mahkemeye gittik. Konuyu önce CHP Anayasa Mahkemesine götürdü. Oradan “Anayasaya aykırı bir hüküm yok” açıklaması ile red çıktı. Bunun üzerine, biz sendika olarak 2 ayrı idari mahkemede dava açtık, ikisi de geçtiğimiz günlerde aleyhimize sonuçlandı. Biz de temyize başvurduk. Şu anda ikisi de Danıştay’da görüşülüyor.
252 trilyon önemli bir meblağ olduğu için, Çınar’a, mahkemeleri kaybetmelerine karşın neden hala haklı olduklarını düşündüklerini sorduk;
Yasa taaa 1934’lerde çıkarılmış. O zaman nemaların nasıl dağıtılacağına yönelik bir düzenleme yapılmamış. İşte Şahin yönetimi buradaki açığı fark ederek, tüccar mantığıyla bakıp, çalışanların haklarını hiç düşünmeden bu sandığı tasfiye etti. İçinde biriken paraya da el konuldu. Bu nedenle çalışanlar Şahin’in yönetiminden memnun değillerdi.
Baki Çınar bugün için de TRT’de çalışanların mutlu olmadıkları söylüyor ve şöyle devam ediyor;
TRT’de yeniden yapılanmaya yönelik bir yasa tasarısı gündemde. Yasa tasarısı kapalı kapıların arkasında hazırlatmış. Hiçbir çalışanın fikri sorulmamış ya da bilgisi yok. Yine çalışanların hakları yenilecek diye düşünüyoruz. Genel Müdür İbrahim Şahin, kendisine gelince 3 ayrı pozisyondan 3 ayrı maaş almayı biliyor ama gördüğünüz gibi çalışanın 3 kuruşuna da göz dikiyor.
Baki Çınar’ın bahsettiği 3 ayrı pozisyon, İbrahim Şahin’in[1] TRT Genel Müdürlüğüne atanmadan önce bulunduğu Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevi sırasında özelleştirilen Türk Telekom ve dolayısıyla Avea’nın Yönetim Kurullarında, Hazine adına atandığı görevler. Örneğin Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı Şahin’e ait. Türk Telekom sayfalarına bakıldığında halen kendisinin bu görevi sürdürdüğü görülüyor[2]. Bu hafta içinde Yönetim Kurulu Başkanlığı Doany’den Hariri’ye geçti[3] ama Yönetim Kurulu Başkan Vekilinin değiştiğine dair bir duyum alınmadı.
Haber-Sen Sendikası, “3 ayrı maaş” aldığını iddia ettiği Şahin’in, bu diğer 2 yönetim kurulu üyeliğinin, TRT Genel Müdürlüğü ile çeliştiği düşüncesinde. Bunu da IPTV konusundaki gelişmelerle açıklıyorlar. Baki Çınar bu durumu şu şekilde anlatıyor;
8 mart 2008 tarihinde alınmış bir Bakanlar Kurulu kararı var. Bununla TRT’nin tüm arşivi, TRT Yönetim Kurulu kararı ile açılıyor. Buna göre, belediyeler, vakıflar, sosyal yardım kuruluşları, yerel radyo ve Tv’lar bu arşive yani bir anlamda bu ülkenin hafızası olan, bütün birikimlerin yapıldığı arşive istedikleri gibi erişecekler. Yani TRT arşivi yağmaya açılmış durumda.
Baki Çınar bu durumun sıkıntısını şöyle ifade ediyor;
Türk Telekom artık özel bir firma. Satın alan firmaya kazanç sağlıyor. İbrahim Şahin ise hem TRT’de, hem de Telekom ve Avea’da karar verici pozisyonda. Bir Kamu Kurumunun en üst düzeyinde yöneticisi olan kişinin öncelikle kamunun çıkarlarını koruması gerekir. Özelleştirme süreci ile birlikte özel şirket statüsüne geçen şirketlerde yönetici olması bizce etik değil.
Baki Çınar, Türk Telekom konusunda da yorumlar yapıyor. Sendikanın özelleştirme konusunda, halka ya da çalışanlara neler getirip getirmediğine baktıklarını ve anayasal bir hak olan haberleşme özgürlüğünün nereye geldiğini incelediklerini ama geriye gidiş olduğunu gödüklerini belirterek şunları söyledi :
Sendika olarak yaklaşımımız belli. Bizce en değerli kurumlarımızdan birisi heba edildi. Son dönemde basından takip ediyoruz, hükümet cari açığı kapatmak için % 15’ini daha satıyor. Özelleştirme sürecinden bu yana çok ciddi mağduriyetler olduğunu görüyoruz.
Özelleştirmecilerin en temel argümanı olan, “rekabet gelecek, hizmetler ucuzlayacak” denilmişti. Hiç de öyle olmadığını geçen 2 yıllık sürede görüyoruz.
ADSL’de geçen gün açıklanan rapora bakın bir; Meksika’dan sonra pahalılıkta 2.ciyiz. Şehiriçi telefonlarda ise indirim değil, bindirim olduğunu gördük hep birlikte.
Grev sürecinde yaşananlar ayrıca ortada. Türk Telekom tarihinde ilk defa grev yaşandı. Telekom’daki binlerce nitelikli çalışan kamunun başka kurumlarına gönderilerek, işlevsizleştirildi. Diğer yandan binlerce insan da aniden emekli edilerek, kurumdan uzaklaştırıldı. Yani durum bir çok olumsuzluğu içinde barındırıyor. Biz halkın vergileri ile oluşan firmaların bu şekilde heba edilmesine karşıyız.
İbrahim Şahin’in TRT Genel Müdürlüğüne atanması da maceralı olmuştu. Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer zamanında RTÜK tarafından 2 kere önerilmiş ama her ikisinde de veto edilmişti. Ancak Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasıyla bu pozisyona atanabilmişti.
[1] İbrahim Şahin TRT Genel Müdürlüğü’ne Atandı
[2] Türk Telekom – Yönetim Kurulu Sayfası
[3] Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Hariri Oldu



Kaynak : 