Röportajın ilk bölümüne Prof.Şahin Albayrak ; Lisansla Üretmekle Bir Yere Gidilemez – 1 başlığı altında ulaşabilirsiniz.
Ülkemizde lisanslı üretim kültürü olduğuna dikkati çeken ve bunun eğitimle aşılabileceğini belirten Prof.Albayrak ile, yazılım mühendisliği konusundaki gelişmeleri konuşmaya devam ettik;
Turk-internet.com; Yazılımda ne gibi trendler var? Gelecek nasıl olacak?
Prof. Dr. Şahin Albayrak; Yazılımda 4 ana eğilim var;
- Güvenlik (yazılım)
- Bilgi robotları, (web motorları değil)
- Almanların üzerinde durduğu evlere yönelik sağlık hizmetleri,
- e-enerji. Yani enerjinin bilişimle daha akıllı ve daha ekolojik kullanılması (cereyan olarak değil, bilgi olarak analiz etmek, daha verimli kullanmak)
Sadece e-enerji programı için Almanya 150 milyon Euro yatırım yaptı. Bu projenin geliştirilmesi, sonucu itibariyle Türkiye gibi enerji kaynakları kıt olan ülkeler için de büyük önem arz ediyor.
Mesela oturma odasında ne kadar enerji sarf ediliyor. Mesela TV, Bilgisayar vs var. Bunları kullanmadığımızda kapatmak lazım. Çamaşır makinesının hangi saatlerde çalışması daha uygun ki, santral daha az enerji üretsin.
Almanlar arabaların da daha zeki olması için uğraşıyorlar. Benzin kullanımını azaltmak için. Bunları yazılımla yapmaya uğraşıyorlar.
Turk-internet.com; Yazılıma dönersek, bugün dünyada daha çok hangi programlama dilleri kullanılıyor?
Prof. Dr. Şahin Albayrak; Yazılımda en çok Java ve C Sharp kullanılıyor. Android işletim sistemi üzerinde yıl sonunda yeni ürünler çıkacak. Yazılımcılar için büyük bir fırsat. Farklı program eklenebilmesinden ötürü önümüzdeki dönemde çok kullanılacak. Linux da, kullanım kolaylığı ve açık kaynak olmasından dolayı çokça kullanılıyor. Bunda güvenliğin de önemli bir payı var. Biz açık kaynağı destekliyoruz. Güvenlik ve maliyet açısından avantajlı.
turk-internet.com : Microsoft’un AB ile ilgili sorunları neden oluyor?
Prof.Dr.Şahin Albayrak : Öncelikle rakiplerine kapıyı açmıyor. Bilgi vermiyor. Microsoft, daha üstünü olsa bile kendi ürünlerini ön plana çıkarıyor. Piyasayı negatif etkiliyor. AB sürecini, kendisinden istenenleri yerine getirmedi.
Turk-internet.com; Sizin başka ne gibi çalışmalarınız var?
Prof. Dr. Şahin Albayrak; Ben Almaya’da Berlin Teknik Üniversite’sinde Agent Oriented Technology kürsüsünde, Dağınık Zeka Laboraturanın başındayım. Burada Alman Telekom’un araştırma merkezi var. Ben yönetim kurulu üyesiyim. Almanya’nın bağlantılı olduğu pek çok teknik komisyonda çalışıyorum. Geleceğin pek çok programını biz geliştiriyoruz.
Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ ve ya İTÜ ile bir takım inovasyon çalışmaları gerçekleştirmek istiyoruz. Lisansla üretim yaparak bir şey olmaz. Kendiniz üretmeniz lazım. Bu açıdan eğitim çok önemli. Yüksek öğrenimi geliştirmek gerekiyor. Çocukları daha yaratıcı zekaya yönlendirmenin yollarını araştırmak lazım.
Anel Grupla bir şeyler yapıyoruz. Almanya’daki laboratuara benzer bir laboratuar kuralım istiyoruz. Bazı ürünleri buraya alıp, hızlı bir şekilde geliştirmek lazım.
Turk-internet.com; Devletin araştırmalara karşı yaklaşımı nasıl?
Prof. Dr. Şahin Albayrak; Türkiye zor bir ortam. Burada herkes herşeyi biliyor. Asıl sorun bu.
İkinci sorun, lisansla üretim kültürü var. Bu kültürle hiçbir yere gidilemez. Yüksek eğitimi değiştirmek lazım. Çocuklar aptal değiller. Çocukların kafalarını nasıl değiştireceğiz bulmak lazım.
Almanya’da devlet, çok iyi bir öneriniz varsa size parasını veriyor ve hemen çalışmanıza başlamanızı istiyor. Maalesef Türkiye’de durum çok farklı. Ülkemizde insanları teşvik edici bir sistem yok.
Biz, en son 500.000 Euro değerinde bir devlet desteği aldık. Ama bakın nasıl işledi; Nükleer Enerji santarlında şef bir arkadaşla 5 ay önce tamamen fikir jimnastiği ile bir hybrid araba projesi düşündük. Projemizde, gün içerisinde kullanılan aracın hibrid motorunda şarj edilen elektrikten, akşam eve gelindiğinde küçük bir donanımla, ev ihtiyaçlarının karşılanması sağlanabilir mi dedik. 22-24 KW gibi. Bu enerji kullanılabilse ne güzel olur. 3-4 saat kullanılabilir. Almanlar, bu fikrimize sıcak baktıkları için bize finansmanı hemen sağladılar. Patentini aldık. Oysa ki, aynı projeyi biz Türkiye’de dile getirmiş olsaydık kimbilir belki ciddiye bile alınmayabilirdi, geyik muhabbeti olarak kalırdı.
Röportajın devamına burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.



Kaynak : 