Spor müsabakalarında ve yarışmalarda, taraftarlar için başabaş geçen bir yarışta, daha uzun soluklu direnebilecek olan tarafa bahis oynamanın ve bu oyunun sonucunu heyecanla izlemenin büyüsü hiçbir zaman sona ermeyecek bir keyiftir.
İki rakip kablosuz network standardı arasında kızışan 4G yarışında da çoğu çevrelerce daha iyi bilinen rakibi WiMAX karşısında, “Uzun Vadeli Dönüşüm” yani LTE standardı sürprize koşabilecek, uzun soluklu bir rakip.
Açılımı “Mikro-Dalga Erişim için Dünya-çapında Birlikte Çalışabilirlik” olan WiMAX 4G yarışında endüstri uzmanlarına göre LTE’den birkaç adım önde gözüküyor olsa da, LTE standardı bitiş çizgisinde sabırsızca bekleyen kullanıcıları mobil network galibi olarak birinci sırada selamlayabilir.
WiMAX ve LTE kaba tabiri ile “steroid kullanan Wi-Fi” ve “GSM bağlanabilirlik” standartları olarak tanımlanabilirler. Pek her ikisi de büyümekte olan bu standartlar, niçin yarış halindeler veya başka bir deyişle niye birbirleri için tehdit oluşturuyorlar? Çünkü mobilite konusunda 4G bilginlerin deyimiyle “nirvana”. Kesilen görüşmeler, kayıp veri paketleri ve sıklıkla yaşanan kapsama alanı dışı gibi günümüzdeki kullanıcıları mutsuz eden durumlardan uzak bir şekilde sağladığı sürekli bağlantı, gerçek zamanlı multi-medya deneyimi ve güçlü uygulamalarla 4G bu sıfatı hak ediyor.
LTE’nin bu yarışı kazanabileceğini düşündüren şeylerden birisi, her geçen gün destekçilerinin artması. Örneğin uzun süreden beri WiMAX savunuculuğu yapan firmalardan birisi olan Nortel Networks de geçtiğimiz ayın başlarında taraf değiştirdi. Nortel Networks her ne kadar WiMAX yatırımlarını tümüyle bırakmıyorsa da, ses ve veri networkleri için ekipman sağlayan firma LTE’ye daha büyük bir pay ayırıyor. Gerekçeleri de WiMAX’ın ilerleyişinin yavaşlaması.
Açılımı “Mobil iletişim için Global Sistem” olan GSM’in ve Evrensel Mobil Telekomünikasyon Sistemi’nin (UMTS) doğal gelişimi olan LTE mobil-video paylaşımından müzik indirmeye dek tüm işlemlerin daha hızlı olacağını vaat ediyor.
802.16e standardını temel alan WiMAX ise halihazırdaki kablosuz networklere kıyasla beş kat daha hızlı transmisyon hızı sunmakta. WiMAX kullanıcılarına akıllı telefonlar (smartphone) aracılığı ile devasa veri dosyaları gönderme, tekrar aramaya gerek olmaksızın mobil bir telefon networkünden bir LAN’a geçiş, gerçek zamanlı video-konferanslarda doküman paylaşımı ve özellikle de bir ofis bilgisayarının tüm faydalarını yollarda kullanılabilecek akıllı cihazlara aktarma özelliklerini sunuyor.
Sonuç olarak her iki networking standardı da günümüzde kullanıcıların sıkışıp kaldıkları yetersiz aktarım ve işlem hızları konusunda büyük ilerlemeler vaat ediyor.
AR Communications firmasının kıdemli Başkan Yardımcısı ve strateji danışmanı Carmi Levy InternetNews.com’a yaptığı açıklamada “Bu tıpkı yerel aramalardan cep telefonlarına veya çevirmeli bağlantıdan geniş-bant erişimine geçişimize benziyor,” diyor. WiMAX’ın bizi bugünlere taşıdığı inanılmaz altyapıya kıyasla LTE ile birlikte GSM temeli sayesinde network kurmak çok daha kolaylaşıyor.
Ancak LTE’nin resmi çıkışına henüz iki üç yıl daha varken, WiMAX konuşlandırmaları çoktan başlamış durumda ve hızla da devam ediyor.
Nortel’in WiMAX’tan vazgeçmesinin temelinde yatan sebep olarak ise lider taşıyıcı firmalarca şu anda sağlanan momentuma karşın, WiMAX benimsemesi yönündeki beklentilerin şu anda bir miktar çalkantılı kalması sayılabilir.
Kısa süre önce Chadwick Martin Bailey firmasının yürüttüğü bir anket çalışması dünya çapındaki şirketlerin yüzde 69’unun veri erişimi için Wi-Fi kullandığını ve yüzde 48,2’sinin 3G hücresel servisi tercih ettiğini ortaya koydu. Ancak yüzde 53.3’lük bir kesim WiMAX’a geçmeyi düşünmüyordu.
Analistler 4G geçişinin bir yarış olduğunu ifade ediyorlar ancak bu yarışın LTE ve WiMAX kamplarının çok daha ötesinde olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca henüz 4G için resmi bir standart tanımı da açıklanmış değil.
Telekom analistlerinden birisi olan Jeff Kagan InternetNews.com’a verdiği demeçte “Hangi 4G teknolojisinin kullanıcıya ulaşacağını gerçekten bilmiyoruz zira bu henüz bir dönüşüm,” diyor.
Kagan “Şu an için ortada cevaplardan çok sorular mevcut,” diyor ve ekliyor: “Ben bir kazanan veya kaybeden görmüyorum. Bu teknoloji bizim bildiğimizden çok daha fazlasını içeriyor.”
Peki o zaman networking yaklaşımlarının arkasındaki gruplara bir göz atalım. Burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz yazımızın devamında bunu okuyacaksınız.



Kaynak : 