Dün akşam saatlerinde İstanbul Güngören’de birbiri ardına iki bombanın patlatılması sonucu yaşanan can pazarının ardından, o saatten bu akşam saatlerine kadar bazı durumu ağır yaralıların da hayatlarını kaybetmeleriyle ölü sayısı 18’e yükselmiş durumda. ABD konsolosluğuna yapılan saldırıdan 18 gün sonra bu büyüklükte bir saldırının gerçekleştirilebilmesi akıllara güvenlik konusunda ciddi zaafiyetlerin bulunduğunu getiriyor. Bir gazetecinin de dile getirdiği gibi “Ergenekon” o kadar kamuoyunun odaklandığı bir konu haline getirildi; anlamlı anlamsız o kadar çok kişinin özel hayatı sanki soruşturmanın özüymüş gibi kamuoyuna pompalandı ki görevi halkın güvenliğini korumak olan kolluk kuvvetleri de kendilerini bu konulara odaklanmak zorundaymış gibi hissetti. Kabul edelim ve ya etmeyelim özellikle son haftalarda Türkiye’de yaşanan malum gelişmeler hem siyasi, hem diğer kamu yöneticilerinin dikkatlerini başka yönlere çekmiş, ne ekonomi ne de güvenlikteki bir istikrarın bu yetkililerinin öncelikleri arasında bulunmadığı yönündede kamuoyunda bir ortak görüş dile getirilmeye başlandı.
Ulusal güvenliğin yanında ekonomiye de gereken özenin gösterilmemesi, yine üzücü tabloların devam etmesine katkı sağlıyor. Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Nazım Ekren’in, diğer ülkelerde de cari açığın olduğunu söylemesi “aceba hızla artan dış borca kılıf uydurulmaya mı çalışılıyor?” sorusunu gündeme getiriyor. “Borç yiğidin kamçısıdır” değişi görünüşe göre bir kez daha popüler hale getirilmeye çalışılıyor. İkinci çeyreğe ilişkin ekonomik verileri değerlendiren Ekren, korkulanın olmadığını ifade ediyor. Ama yoksulluğun adım başı hissedildiği Türkiye’de bu değerlendirmeyi yaparken hangi kriteri baz aldığına açıklık getirmiyor.
Öte yandan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, daha önce yıl sonu için öngördükleri yüzde 9.3 oranındaki enflasyon tahminini yüzde 10.6 olarak güncellediklerini açıkladı. Daha bir kaç ay önce yaptığı tahmini revize etmek durumunda kalan Merkez Bankası Başkanı’nın, 2011 yılı için enflasyon öngörüsünde bulunmasının ne kadar gerçekçi olduğu kamuoyunun takdiridir. Dün, Merkez Bankası’nın, Üçüncü Enflasyon Raporu’nu açıklayan Yılmaz, Haziran ayı için yüzde 10.61 olarak gerçekleşen yıllık enflasyon oranına gıda ve enerji fiyatlarından kaynaklanan yüzde 6.8lik katkının önemli bir unsur oluşturduğunu söyledi. Bunun, altının çizilmesi gerekiyor.
Bugün bir ara İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda ilk seans devam ederken yaşanan bir teknik arıza, işlemlere ara verilmesine neden oldu. Borsa, işlemlerin durdurulduğu sırada yüzde 0.98 düşüşle 37 bin 190 puandan işlem görüyordu. İMKB’deki işlemler saat 11.45 itibariyle yeniden başladı.
Dün yapılan önemli bir açıklamaya göre Türkiye’de ödenen vergilerin büyük bir bölümü İstanbul’da toplanıyor. Rakamsal değerle toplanan her 100 YTL’lik verginin, 43 YTL’si İstanbul’da oluşuyor. Bu, megapole biçilen ‘taşı da toprağı da altın!’ sözünü bir kez daha akıllara getiriyor. Ancak, şehre yaşanan göç köprü altlarında, banklarda sersefil yatan insanların, adım başı dilenen yüzlerce, kimbilir belki de binlerce insanın dramını örtmeye yetmiyor. Kim kime, dum duma havasında birbirlerine teğet geçen hayatlar, başta da belirtildiği gibi daha güvensiz ve daha sahipsiz bir ortam olarak şehir insanını yakalıyor.
Son haftalarda gündeme damgasını vuran siyasi, ekonomik ve sosyal gelişmelerden bazılarını şu şekilde sıralamak mümkün;
- Fransız basınının önde gelen yayın organlarından Le Figaro’nun verdiği bir habere göre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile Elysee Sarayı’nda yaptığı son görüşmesinde AKP’nin Anayasa Mahkemesi tarafından yasaklanması halinde AB üyesi 27 devletten ortak bir tepki istediği, Sarkozy’nin de konuya ilişkin olarak Erdoğan’a güvence verdiği belirtildi.
- Geçtiğimiz hafta açıklanan Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu sıralamasında ilk sırayı vergi öncesi gerçekleştirdiği 1 milyar 252 milyon YTL kazancıyla 2 yıldır birinci olan TÜPRAŞ elde ederken, ikinciliği 784 milyon 931 bin 318 YTL dönem karı ile ERDEMİR, üçüncülüğü ise 600 milyon 37 bin 391 YTL kar ile FORD Otomotiv elde etti.
- Sanayide üretim giderek azalıyor. Son üç ayda üretiminin arttığını bildiren işyerlerinin oranı yüzde 50.8’den yüzde 37.8’e düşerken, sanayicilerin yüzde 21.5’lik bir bölümü normalin üstünde mamul mal stoku bulunduğunu bildirdi.
- Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşümü hedefleri çerçevesinde başlatılan Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER), Haziran ayında 16 bin 759 vatandaşın başvurduğu ve daha çok TOKİ konutlarından doğan sıkıntıların; milletvekillerinin emeklilik maaşlarına yaptıkları zamların; KPSS sorunları ile yoksul vatandaşların yardım isteklerinin oluşturduğu açıklandı.



Kaynak : 