Geçtiğimiz beş yıl boyunca teknolojik olarak gelişmiş askeri kuvvetler komuta, kontrol, iletişim ve enformasyon sistemlerinin sayısallaştırılması (C3IS de deniyor) bağlamında olağanüstü bir büyümeye sahne oldular. Bu trende uyum sağlayanlar arasında Kanada ordusu da vardı ve Kanada ordusu güney Afganistan’da çatışma hizmeti amaçlı tamamen entegre dijital bir C3IS oluşturdu.
Bu uygulamalar askeri komutanların GPS, radyo ve sayısallaştırılmış haritalar kullanarak dost ve düşman kuvvetleri izlemesine olanak tanıyor. Ayrıca toprak hatlarını, değişik radyo tiplerini ve uydu linklerini kullanarak emirlerin ve askeri planların dijital olarak ulaştırılmasının yanı sıra taktik merkezdeki bir dizi fonksiyonun otomasyonuna olanak sağlıyor.
Şirketlerin ve daha geniş kapsamlı toplumsal organizasyonların da sanallaştırmada kullanıcı yeteneği oluşturma konusunda askeri deneyimlerden alması gereken pek çok ders mevcut. Bu makalede dijital olarak başarılı ve etkin bir işgücü yaratılmasını sağlayan anahtar ders konularını bulabilirsiniz. Bu konudaki odak noktası eğitimin geliştirilmesi veya başka bir deyişle derinlemesine eğitimi daha az gereksinim haline getirme üzerinde.
Birinci Ders – Yalnızca anında kullanışlı hale gelecek yeteneklerin eğitimini verin
Kanada ordusu insanları bir sınıfa toplamak ve yeni bir uygulamanın düğmeler ile kullanılmasını öğretmeye çalışmanın yetersiz olacağını zor yoldan öğrendi. Eğitim alan grubun ayrıca söz konusu programları günlük yaşamlarına nasıl taşıyacakları da öğretilmeli. Aksi halde harcanan para konunun derinliğine ve uygulanabilirliğine değil genişliğine harcanmış oluyor.
Sonuç olarak eğitim alanlar bu sayede belki daha belirsiz pek çok işlevselliği öğrenmiş oluyorlardı ancak daha hızlı ve verimli çalışma yetenekleri üzerinde muhtemelen orantısız bir etkiye sahip olacak fonksiyonellik ile işyeri üretkenliklerini nasıl geliştirebilecekleri konusunda bilgisiz kalıyorlardı.
İkinci Ders – Ticari olarak sunulan uygulamaların maksimum kullanımını sağlayın
Anlaşılması gereken en basit gerçeklerden birisi pek çok şirketin ticari olarak sunulan bir sürü uygulamanın sağladığı toplam işlevsellik ve gücü minimal düzeyde kullandıklarıdır. Benim tahminim en çok yüzde 3 ila 5’ini kullandıkları yönünde
İşletme gözüyle buradan çıkartılması gereken ders ise kullandığınız uygulama sayısını birkaç katına çıkartmak veya özelleşmiş programlar satın almak yerine elinizde olanl uygulamaları olası en geniş ölçülerde kullanmanız gerektiğidir. Özelleşmiş yazılımları elbette yabana atmamak gerekli ancak bu tip uygulamalara yapılan her yatırımın da doğru olduğu fikri çok yanlış bir görüş.
Üçüncü Ders – Uygulamalar ölçeklendirilebilir ve “bağışlayıcı” olmalıdır
“Ölçeklendirilebilirlik” bir kullanıcının söz konusu uygulamayı hem genişlik hem de derinlik bağlamında orijinal kullanım alanı dışında da rahatlıkla kullanabilmesine olanak tanımaktadır. “Bağışlayıcılık” ise kullanıcıların yanlışlarını kolaylıkla düzeltmesine olanak tanıyan veya deneyim kazandıkça kullanıcının kullanım yaklaşımını değiştirmesine olanak tanıyan yazılımlar için kullanılan bir terimdir.
Şirketler tarafından buradan alınması gereken ders ise kullanıcıların güç ve işlevsellik pahasına da olsa daha fazla kontrole sahip olduklarını hissettikleri uygulamalar tarafından cezp ediliyor olmalarıdır. Bu durum kullanıcıların kendilerini rahat hissetmelerini sağlamanın yanı sıra ayrıca toplam eğitim masraflarını da düşürmektedir. Doğal olarak büyük bir şirket için veya belirli veri tipleri için bireysel kullanıcılarda kabul edilemez bir düzeltme düzeyi de oluşturacaktır.
Finansal veriler veya İnsan Kaynakları verileri söz konusu olduğunda herkesin veri yapılarına erişimine izin vermek son derece anlamsızdır. Ancak kullanıcıların ortak bir veri havuzuna rekabetçi bilgi ve veri girişlerinde bulunmasını sağlamaya çalışıyorsanız veri yapılarında değişim yapılmasına olanak sağlayan bir esneklik sunmak oldukça anlamlı olacaktır.
Dördüncü Ders – Kullanıcılar bir miktar temel eğitim ve daha sonra rehberlik desteği ile daha fazla şey öğrenmektedirler.
Kanada ordusu kullanıcılara başlangıçta sadece uygulama temelleri öğretilip daha sonra uzman rehberlerin desteğinde simülasyonlu savaş ortamına sokularak pratik yaptıklarında kullanıcıların çok daha hızlı ve etkin bir biçimde uygulamayı kullanmayı öğrendiklerini ortaya koydu.
Şirketlerin buradan çıkartması gereken derse gelirsek, kullanıcılara bir kurs sunmak yetenek desteği ve gelişimi sürecinin sadece başlangıcıdır. Şirketler ve diğer organizasyonlar genelde yeni yazılım uygulamalarına milyonlarca dolar harcayıp, oldukça az bir eğitimin ardından çalışanlarından uygulamayı daha sonra kendi kendilerine öğrenmelerini beklemektedirler.
Sizce de kullanıcılara bir parça temel eğitim vermek ve ardından bireysel olarak veya gruplar olarak kullanıcılara rehberlik desteği sağlamak uygulamanın kullanımını maksimum düzeye çıkartmaz mı? Elbette ki bu yaklaşım çok daha pahalı olabilir ancak artan üretkenlik, etkinlik ve verimlilik düşünüldüğünde son derece yerinde bir yatırım olurdu.
Bu makalenin devamını vurayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.



Kaynak : 