İklimdeki değişiklikler, içinde bulunduğumuz yaz aylarında yaşadığımız dayanılmaz sıcaklık ve beraberindeki susuzluk, dikkatimizi “küresel ısınma” ve “çevre” konularına çekiyor. Yanı sıra, beslenmemizin getirdiği zararlardan bahsediliyor ama onun kadar, sektörümüzün hizmet ve servislerinin taşıdığı tehlikelerden de korkuluyor. Bu konuda pek çok yorumlar yapılıyor. Biz de bir bilene soralım dedik.
Bu konuda adı öne çıkan uzmanlardan birisi Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selim Şeker. Kendisine kafamıza takılan soruları sorduk. Bakın neler söyledi;
turk-internet.com; Cep telefonunun insan sağlığına etkileri konusundaki son bulgular nelerdir?
Prof. Dr. Selim Şeker; Bulunduğumuz her hangi bir ortamda, iyi bir tv alıcısı olsa alınan radyo sinyallerini gösterebilir. Yani demek istediğim, dünyada çok sayıda radyo, tv gibi elektromenyetik sinyal “serbest” halde bulunuyor.
Elektromanyetik alanlar standartların üzerine çıktığında, insanların biyoritmini etkiliyor ve sağlığını olumsuz etkiliyor. Yeni model cep telefonlarında da, radyasyon beyni bombardıman etmeye devam ediyor. Onun için arama yapılırken karşı tarafın telefonu çalana kadar cep telefonunun, başınızdan uzakta tutulmasında fayda var.
Çocuklarda ise durum daha da vahim. Çünkü çocukların kafatasları, yetişkinlere göre çok daha ince olduğu için onlar daha korumasız ve bu ışınların etkilerini daha yüksek miktarlarda absorbe ediyorlar. Tavsiyem, çocukların 17-18 yaşına kadar cep telefonlarından olabildiğince uzak tutulmaları.
turk-internet.com; Ben, cep telefonunu kullanmaya başlayalı yaklaşık 15 sene oldu. Şimdi ben kanser riski mi taşıyorum?
Prof. Dr. Selim Şeker; Bu sizin cep telefonunuzu ne sıklıkta, nasıl kullandığınızla da ilgili. Şimdi kanser olabilmek için 15 seneden fazla bir süre geçmesi gerekiyor. Az kullanırsanız çok fazla bir etkisi olmayabilir. Eğer telefonunuzu mütemadiyen kullanırsanız vücudunuza bu ışınlardan arınması için bir imkan sunmamış olursunuz. İşte risk de burada başlıyor. Cep telefonunu mümkün olduğunca kullanmamak çok daha iyi bir seçenek.
Tıp otoritelerinden ve Türkiye’nin sayılı beyin cerrahlarından Dr. Haluk Deda, “Önceki yıllarda cep telefonu kullanımının beyin tümörü oluşmasına etkisi şüpheyle karşılanırken son dönemdeki bilimsel verilerde ise cep telefonlarının beyin tümörü oluşturma riskinden bahsedilmeye başlandı. Mümkün olduğunca cep telefonuyla uzun süreli konuşmalara yapmaktan kaçınmalıyız.” diyor. Biz söyleyince inanmıyorlar ama ikimiz de aynı şeyi söylüyoruz.
Cep telefonu firmaları okulların yanına baz istasyonu kurmadıklarını söylüyorlar ama fotoğraflar söylenenleri boşa çıkartıyor. Bazı üniversite hocaları yine aynı şekilde çok büyük zararı olan yüksek gerilim taşıma hatlarının ‘zararı olmadığı’ yönünde beyanatlar veriyor. “Zararı vardır” diyen adamın beyanatı değiştirmek için araya adam koydukları bile görülebiliyor. Batıda taşıma hattın altından, taşıdığı güce bağlı olarak, değil insan, hayvanların geçmesine bile izin vermezler.
Boğaz’ı geçen yüksek gerilim taşıma hattının hemen altında Kanserden Korunma Derneği var. Tam bir güler misin, ağlar mısın durumu anlayacağınız. Bazı uyanık şahıslar ve şirketler, yüksek gerilim hattını şikayetler üzerine yerin altına alıyor, ama 50 cm altına alıyor. E bu çok daha tehlikeli bir durum. Bu toprağın altına alınan hattın çok iyi izole edilmesi ve toprağın 5-6 metre altına alınması gerekiyor.
Çamlıca’daki okullarda çocukları öğrenim gören velilerden hemen her gün telefonlar geliyor; “Bu istasyonların bir zararı var mı?” diye. Bakın, biz orayı ölçtük. İnsan sağlığına zararlı ışınımlar var. O kadar ki bazı elektronik göstergeleri olan araçların bu göstergeleri o bölgede çalışmıyormuş.
turk-internet.com; Peki wi-fi gibi diğer uygulamaların zararları nedir?
Prof. Dr. Selim Şeker; Onlar için ayrı ayrı ölçme yapmadık, ama ben kablosuzu ben tavsiye etmiyorum. Ortamdaki elektromanyetik kirliliği artırıyor. Onun yerine fiber optik kablo ile bağlanılmasını öneriyorum. Zararlı bir şey. Sanayi Toplumu da bir takım gelişmelere vesile oldu ama bakın ozon tabakası delik! İnsan ırkı, kendisini yok etmeye doğru gidiyor. Sanayi toplumu çevreyi mahvediyor, bilgi toplumu da insanı mahvetmeye doğru gidiyor.
turk-internet.com; Ya Bilgisayarlar?
Prof. Dr. Selim Şeker; Tüplü bilgisayar monitörleri büyük radyasyon kaynakları olarak zararlı. Bunların arkalarında mutlaka bir boşluk bulunması gerekiyor. Ofislerde karşılıklı oturma düzeniyle bilgisayar kullanan kişiler büyük ölçüde radyasyona maruz kalıyorlar. Oysa dediğim gibi mutlaka bilgisayarların arkasında bir boşluk olması gerekiyor bu radyasyonun yıkıcı etkisini en aza indirebilmek için. Baz istasyonlarıyla insanların doğrudan bir teması yok. Toprağa gidiyor ve ya havaya karışıyor. O nedenle onun radyasyon seviyesi çok düşük. Ama ofiste 8 saat çalışan bir kişi, her gün sürekli bu radyasyona maruz kalıyor.
LCD ekran monitörlerde ise bu oran çok daha düşük. Risk çok daha az.
Bu röportajın devamını okumak için Prof. Dr. Selim Şeker; Elektromanyetik Uyumluluk Çalışmaları Türkiye’de de Yapılıyor – 2 başlığını tıklayınız.



Kaynak : 