Linux sağlayıcısı Red Hat, geçen hafta perşembe günü özel yönetilen sağlayıcı firma Qumranet’i 107 milyon dolar nakit para karşılığında satın alarak sanallaştırma pazarında ön saflara katıldı.
Bu alım Qumranet’in SolidICE sanal masa-üstü altyapısını (VDI) Red Hat markası altına taşıyor ve Linux sağlayıcısına firmanın işletim sistemindeki (OS) hali hazırdaki rolü sayesinde uçtan-uca sanallaştırma imkanı sağlıyor.
Red Hat’in idari başkan yardımcısı Paul Cormier söz konusu anlaşmanın tartışıldığı bir konferans görüşme sırasında “Bu alım Red Hat’in çığır açan sanallaştırma çözümleri sunumunu, sadece sanallaştırma odaklı olan sağlayıcıların ulaşamayacakları bir yere taşıyor,” diyordu. “Red Hat işletim sistemi (yazılım), uygulamalar, sanallaştırma yönetimi ve donanım da dahil olmak üzere altyapı sisteminin tüm bileşenlerini daha üst düzeyde esneklik, ölçeklendirilebilme, yönetilebilme, ve güvenlik sağlamak üzere birbirlerine bağlıyor.”
Her ne kadar Red Hat yöneticileri bunun endüstri lideri WMware veya Xen’in ana ticari sağlayıcısının sahibi Citrix ile bir hypervisor * pazarı savaşına girişmeyi simgelemediğini savunsalar da, söz konusu girişim Red Hat’in açık kaynak Xen hypervisorına azalan güvenini de simgeliyor.
Ayrıca söz konusu alım Red Hat’i uçtan-uca sanallaştırma alanında Microsoft’a kafa tutan sağlayıcılar arasında üst sıralara taşımayı amaçlıyor gibi gözüküyor.
Cormier “Sanallaştırma konuşlandırmakta olan modern IT organizasyonlarının da böylesi bir kapsama genişliğine ihtiyaçları vardır. İşte Red Hat de bu girişim ile kapsamlı bir sanallaştırma olanağı sunan iki ana işletim sistemi sağlayıcısı arasında yerini almış durumdadır,” diyor.
SolidICE aynı zamanda açık kaynak Kernel Virtual Machine (KVM) Linux sanallaştırma teknolojisinin yanı sıra Windows XP veya Windows 2000 sanal masa-üstünü de çalıştırmakta.
Microsoft sözcüleri bu makale yayına hazırlanırken konu hakkında herhangi bir açıklama yapmamışlardı.
Bare-metal** kulanımı
Red Hat yöneticileri sundukları yeni çözümü VMware veya Citrix’in sunduklarından çok daha etkili olarak tanımladılar. Yöneticiler her iki firmanın sunduğu çözümlerin de tek başlarına oldukça sınırlı olduklarını zira KVM gibi bir “bare-metal” hypervisor ** ile çalışmadıklarını belirtiyorlar.
Bir bare-metal hypervisor erişiminin diğer hypervisor uygulamalarına kıyasla oldukça muazzam bir avantajı var. Red Hat teknoloji müdürü (CTO) Brian Stevens bu tip hypervisorların aracı olmaksızın direkt donanım üzerinde çalışabildiklerini belirtiyor.
Stevens “KVM bir bare-metal hypervisordır. Linux’ta eklenti olarak işlem yürütmez. Gerçekleştirdiği şey aslında Linux kernelini bir bare-metal hypervisora dönüştürmektir,” diyor. “KVM’nin bir bare-metal hypervisor olmasının getirdiği en önemli avantaj, gerçekten de katı bir güvenlik yalıtımı sağlaması ve bare-metal hypervisor olmayan önceki ürünlerin sağlamayı başaramadıkları bir biçimde konuk uygulamalar için tam performans sunabilmesidir.”
Red Hat’in KVM teknolojisi ile buluşması ilk kez gerçekleşmiyor zira KVM 2007 yılında piyasaya sürülen Linux 2.6.20 versiyonundan beri Linux kernelinin ana parçalarından birisini oluşturuyor.
Red Hat şu ana dek Xen açık kaynak girişimini en uzun süreden beri destekleyen firmalar arasındaydı. Ana ticari sağlayıcı olan XenSource geçtiğimiz yıl Citrix firması tarafından 500 milyon dolar karşılığında satın alınan Xen, Red Hat Enterprise Linux 5 sürümünde de yer aldı ve şu ana dek Red Hat’in sanallaştırma stratejisinde anahtar parçalardan birini oluşturdu.
Ancak Red Hat, Xen’e ek olarak VMware’i de destekliyor. Stevens önlerindeki tüm sanallaştırma seçeneklerine rağmen Red Hat’in taraf tutmadığının altını çiziyor.
Stevens “Bir hypervisor savaşı söz konusu olduğunda elbette ki bizi kötülemek isteyen firmalar bizim taraf tuttuğumuz mesajını yaymaya çalışacaklardır,” diyor ve Red Hat’in bir yandan KVM ile bir atılım gerçekleştirirken öte yandan da Xen açık kaynak hypervisor girişimine destek vermeyi ve katkı sağlamayı sürdüreceğini sözlerine ekliyor.
Stevens “Red Hat’te bizim benimsediğimiz sanallaştırma modeli aslında açık kaynağın İşletim Sistemi aracılığı ile müşterilerine yenilikler ve ek güvenlik sunabildiği modeli takip etmektedir,” diyor. “Ancak açık kaynakta aynı gelişim modeli maalesef hypervisorları aynı ölçüde etkilemeyi başaramamıştır.”
Red Hat ayrıca Qumranet tarafından geliştirilen masaüstü sanallaştırma teknolojisini de geliştirmeye ve yaymaya çalışacaklarını açıkladı.
Stevens “Qumranet’in VDI teknolojisi bizim sanallaştırma sunumumuz için adeta doğal bir uzantı durumundadır,” diyor. “Bu teknoloji masaüstü sanallaştırmasının önündeki bir numaralı engelin yani zengin bir kullanıcı deneyimi engelinin üstesinden gelmektedir.”
Red Hat bu yılın başlarında KVM’nin yeterliliklerini arttırmak ve destek sunmak adına oVirt.org girişimini başlatmıştı. Stevens ilk oVirt.org sürümünün bu yılın sonunda piyasada olacağını ve KVM için yeni yönetilebilirlik özellikleri sunacağını belirtiyor. Red Hat Qumranet’in satın alımı ile birlikte sanallaştırma çözümlerinin pazara ulaşma süresini hızlandırmayı planlıyor.
Stevens “Bu alım ile birlikte açık kaynak çözümleri bir yandan masaüstünden sunucuya aktarım maliyetlerini azaltırken bir yandan da kurumsal müşterilerimizin talep ettikleri sağlamlık ve performans beklentilerini sunmaya başlayacaktır, ” diyor.
*- Hypervisor sanallaştırma teknolojisinde ana işletim sisteminin birden fazla misafir işletim sistemini çalıştırabilmesini sağlayan ara katmana verilen addır.
** – 1. Tip (veya yerli/ bare-metal) hypervisorlar belirli bir donanım platformu üzerinde işletim sistemi kontrol programı olarak direkt işlem göre yazılımlardır. Konuk bir işletim sistemi de bu sayede bir başka katmanda aynı donanım üzerinde işlem gerçekleştirebilmektedir.
Klasik bare-metal hypervisorlardan birisi IBM tarafından 1960’lı yıllarda üretilen ve IBM’in şimdiki z/VM sürümünün atası kabul edilen CP/CMS idi.
Son dönem örnekler arasında ise Oracle VM, VMware’in ESX Server’ı, LynuxWorks’den LynxSecure, L4 mikro-kerneller, Green Hills Software’in INTEGRITY Padded Cell’i, VirtualLogix’in VLX’i, TRANGO, IBM’in POWER Hypervisor’ı (PR/SM), Microsoft’un Hyper-V’si (2008 Haziranında piyasaya sürüldü), Xen, Citrix XenServer, Parallels Server (2008’de piyasaya sürüldü), ScaleMPnin vSMP Foundation’ı (2005’te piyasaya sürüldü) ve de Sun’ın Logical Domains Hypervisor’ı (2005’te piyasaya sürüldü) sayılabilir.
Bu sınıfın bir başka varyasyonu ise Hitachi’nin Virtage hypervisorunda olduğu gibi hypervisorı platformun aygıt yazılımında gömülü olarak sunmaktır. Tüm bir Linux kernelini bir hypervisora dönüştüren KVM de bare-metal sınıfındadır.



Kaynak : 