Makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Türkiye Haber-İş Sendikası (Türkiye Posta, Telgraf, Telefon, Radyo ve Televizyon işçileri ve hizmetleri) Haberleşme iş kolunda faaliyet göstermektedir.
Haberleşme işkolunda bulunan Türk Telekom ile PTT’de örgütlü bulunan Türkiye Haber-İş Sendikası sektörün rekabete açılması yönünde atılan adımlar sonucu dağıtılan lisanslar ile haberleşme sektörün de yeni kurulan şirketlerde de örgütlenme çalışmalarını sürdürmektedir. Bu şirketlerin başında sermayesinin tamamı Türk Telekom’a ait olan ve düne kadar Türk Telekom tarafından yapılan bilinmeyen numaralar ve çağrı hizmetlerini veren Assistt A.Ş. gelmektedir.
Bu şirkette gerçekleştirilen çalışmalar sonucu 468 işçi sendikaya üye olmuştur. Bunun üzerine Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye müracaat edilerek, görünürde alt işveren olarak faaliyet gösteren Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. işçisi toplam 468 üye Türk Telekom A.Ş.’ye bildirmiş ve bu işçilerin başlangıçtan itibaren Türk Telekom A.Ş.’nin işçileri olduğundan bahisle bu işçilerin VII. Dönem Toplu İş Sözleşmesinden yararlandırılmaları talep edilmiştir.
Ancak Türk Telekom A.Ş. her iki şirketin tüzel kişiliklerinin farklı olduğu, Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan personelin Şirketleri ile hiçbir bağlantısının olmadığının belirterek Sendikamızın taleplerini reddetmiştir.
Türkiye Haber-iş Sendikası bu arada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğüne müracaat ederek görünürde Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. tarafından işletilen bu işyerinde çalışan işçilerin başlangıçtan itibaren Türk Telekom A.Ş.’nin işçisi sayılması gerektiği yolunda bir tespitin yapılmasını istemiştir.
Bu müracaat üzerine, Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanlığına gönderilen yazıda açıkça Assistt Şirketinin “HABERLEŞME İŞİNİ YAPTIĞI, İŞYERİNDE FİİLİ OLARAK YAPILAN İŞİN TÜRK TELEKOM A.Ş. TARAFINDAN YAPILAN ASIL İŞİN UZANTISI KAPSAMINDA OLDUĞU, İŞ YAPILIRKEN KULLANILAN BİNA VE DİĞER EKİPMANLARIN TÜRK TELEKOM A.Ş.’YE AİT OLDUĞU” belirtilmiştir.
Türk Telekom’un bu tutumu karşısında üyelerinin haklarını yasal zeminlerde aramaktan başka çaresi kalmayan Türkiye Haber-İş Sendikası üyeleri adına konuyu mahkemeye taşımıştır. Bu süreç de söz konusu iş yerinde üye sayımız hızla artarak yaklaşık 800 kişiye ulaşmıştır.
Yukarıda görüldüğü üzere, köklü bir endüstriyel ilişkiler geleneğine sahip olan Türk Telekom’da dahi bu gün sendikal örgütlenme önünde engel oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Örgütlenme çalışmalarının yürütüldüğü bir diğer şirkette AVEA’dır. Burada üyelik çalışmaları başlatılmış olup, kısa sürede ciddi bir sayıya ulaşacağımız düşünülmektedir. Bunun dışında özellikle mobil telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren TURKCELL ve VODAFONE çalışanları ile kablo TV hizmeti veren TÜRKSAT A.Ş çalışanlarını sendikal örgütlenmeye dahil etmek için çalışmalar devam etmektedir.
Buradan özellikle bu şirketlerde çalışanlara seslenmek istiyorum. Bireysel olarak işveren karşısında gücünüz “işine gelirse” mesajını alıncaya kadardır. Bireysel sözleşmeler ile verilen haklar, karın maksimum seviyede tutulması pahasına sürekli törpülenerek eriyecektir. İşi yaparken sizlerle, sizler ile ilgili kararlar alırken sizleri yok kabul eden bir yaklaşımı peşinen kabul etmek durumunda kalacaksınız. Her şeyden önemlisi de sizden kaynaklanmayan nedenler ile her zaman iş ilişkiniz sona erdirilerek, emekli olma hakkınız haksız yere gasp edilecektir. Oysa sendikal örgütlenmenin gücü birlikte olmanın yani sinerjinin ve dayanışmanın gücüdür. Unutulmamalıdır ki; bu günün dünyasında Hakkınızı alabilmek için haklı olmanız yetmemektedir. Hakkınızı elde edebilmek için mücadele edecek bir güce, örgütlü bir sendikal yapıya ve güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç vardır.
Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir işveren, hiçbir işyerinde çalışanların sendikal örgütlenme içinde olmasını istemez. Ve hatta daha da ileriye giderek sendikal örgütlenmeyi engellemek için kanunların tüm boşluklarından yararlanmak isterler. İşverenlerin tüm bu engellemelerine rağmen çalışanlar kendilerinin anayasal bir hak olan sendikal örgütlenme hakkını büyük bir inanç ve kararlılıkla talep etmeli, sendikal örgütlenmeyi gerçekleştirmek için büyük bir azim ve kararlılıkla mücadele etmelidirler.
Türkiye Haber-İş Sendikası, haberleşme sektörü çalışanlarının sendikal örgütlenme mücadelesinde sonuna kadar ve tüm imkânlarıyla yanlarında olacaktır.
Ne mutlu geleceğini alın teri, emek ve dayanışma ile kurabilenlere…
Çalışanların en büyük gücü sendikal birlik ve beraberliğidir.



Kaynak : 