Bu makale burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz, Huawei Ürünler Dosyası kapsamındadır
Bu makalenin ilk bölümünü buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Ağla İlgili Sorunlardan Gelir Fırsatları Yaratmak
P2P, bilgisayarlar arasında resim, müzik ve dosya paylaşmaya yarayan bir bağlantı şeklidir. Sabit genişbant hizmetler dünyasında P2P trafiği, toplam ağ trafiğinin %60’ını tek başına oluşturur.
P2P trafiği mobil genişbanta kaydığında, veri bazlı sabit fiyatlı ücretlendirme modelinin yetersizliği daha net olarak görülecektir. Çünkü, bu model, ağ kapasitesini artırmak için yapılacak pahalı yatırımlara kaynak yaratmaktan uzaktır.
Öte yandan, yoğun P2P trafiği, diğer katma değerli hizmetlerin servis kalitesinin düşmesine yol açabilir ve o hizmetleri kullanan müşterilerde memnuniyetsizlik yaratabilir. P2P tabanlı VoIP (İnternet üzerinden sesli iletişim kurulması) hizmetinin de operatörler tarafından sunulan normal ses hizmetlerini olumsuz etkilememesi gerekir. Birçok P2P protokolü, kendisini gizlemek için özel protokoller kullanır, dinamik port tanımlama ve hatta HTTP şifreleme ve yanıltma taktiklerinden yararlanır. Bu da P2P trafiğinin yönetilme sürecini iyice güçleştirir. Güvenlik duvarları ve ACL gibi geleneksel metotlarla P2P trafiğini kontrol ve idare etmek zor bir iştir.
Ancak, temel veri ağı (core data network) bu yüksek trafik kaynaklarını belirleyebilirse o zaman bu sorunu yeni bir gelir kaynağına dönüştürmenin anahtarı da bulunmuş olur. Yüksek bant genişliği tüketen hizmetleri kullananlara SMS veya web üzerinden özel bant genişliği tahsisatı satın alabileceklerine yönelik mesajlar gönderilebilir. Böylece ağ operatörleri, kapasite artırım imkanı bulur ve bu da normal müşterilerin yararına bir durum oluşturur. Burada, yoğun kullanım yapanların da yararı söz konusudur, çünkü, kendi önceliklerini belirleme şansına sahip olurlar. Mutlu olan bir başka kesim de düzenleyici konumundaki kurumlardır, çünkü, operatörler artık tek taraflı olarak ağ trafiğini engellemeye çalışmayacaklardır.
Başarı, Doğru “Çekirdek” Seçimiyle Geliyor
Liste hayli uzun: abonelerin ilgisini çeken yeni özellikler bulmak, gelir getiren yeni hizmetler yaratmak, daha geniş kitlelere ulaşmayı mümkün kılan ve abonelerin mutlu mesut bir şekilde kullandıkları ağı koruyan yeni iş modelleri üretmek, düzenleyici kurumlarla ilişkileri yürütmek… Bütün bu ihtiyaçları başarıyla karşılamak için gereken, paket çekirdek (packet core data network).
Operatörler, ham bant genişliğini (raw bandwidth) desteklemek için güçlü, esnek ve becerikli bir hava arayüzüne (air interface) ihtiyaç duyarlar. Bunun yanı sıra, güçlü bir de omurgaya (backbone) sahip olmaları gerekir. Başarının esas anahtarı ise veri paketi çekirdeğidir. Bu paket çekirdek ağı, muazzam boyutlardaki veri hacimlerini güvenli bir biçimde taşıyabilmelidir. Ayrıca, verileri gerçek zamanlı olarak ve akıllı bir şekilde analiz edebilmeli ve yönetebilmelidir. Veri paketi çekirdeğinin, akıllı IP’ye dair kavramları bünyesinde bulundurması şarttır.
Geleneksel paket çekirdek ana şebekesi, yeni mobil genişbant fırsatlarının getirdiği avantajlardan yararlanmak için gerekli veri değerlendirme ve yönetim becerisinden yoksundur. Yüksek bant genişlikli veri akışını kesintiye uğratmadan hizmet değerlendirmesi yapamadığı gibi, dinamik politika yönetimi olanağı da sunamaz. Ayrıca, paket çekirdek ana şebekesinin, yeni yönetim becerilerinin hızla geliştirilmesine imkan vermesi ve bu hızlı geliştirme sürecini omuzlayabilecek derinlik ve deneyime sahip bir organizasyonla desteklenmesi gerekir.
Yeni mobil genişbant ağlarının ihtiyaçlarını karşılamak için Huawei yüksek performanslı, yeni nesil Akıllı Paket Ağı (Intelligent Packet Network -IPS) sistemini sunuyor. Dağıtık bir yapı üzerine kurulu olan IPN sistemi, çok katmanlı bir işlemciyle (multi core processor) çalışıyor ve ağ performansı üzerindeki olumsuz etkisini en aza indiriyor. Paket işleme, veri yönlendirme ve hizmet tespiti gibi modüller, farklı işlemci çekirdeklerine dağıtılabiliyor. Farklı modüllerin ağ trafik modelleri esnek bir şekilde ayarlanıp yapılandırılabiliyor. Böylelikle, IPN bir yandan derinlemesine hizmet analizi yaparken bir yandan da sistem kapasitesi ve performansı üzerindeki olumsuz etkileri minimize ediyor. IPN, standart donanım bileşenleri ve bağlantı protokolleri kullanıyor. Bu da ekipman kurulumunu, bileşenlerin birbirlerine bağlanmasını ve hizmet yükseltme süreçlerini kolaylaştırıyor.
IPN, Huawei tarafından geliştirilen üst uç NE40E router platformunu esas alıyor ve dünyanın birçok ülkesinde, aralarında Deutsche Telekom’un da yer aldığı çok sayıda operatör tarafından kullanılıyor. Hızlı bir şekilde artan mobil genişbant kullanımının getirdiği fırsatları değerlendirmek isteyen operatörler, Huawei tarafından mükemmel bir şekilde tasarlanan ve Huawei’nin dünya çapındaki organizasyonu tarafından desteklenen IPN sisteminden yararlanıyor.
Bu makale, advertorial olarak
tarafından hazırlanmıştır.



Kaynak : 