Geçen hafta Trump yönetimindeki üst düzey yetkililer –Başkan Yardımcısı JD Vance ve Savunma Bakanı Peter Hegseth’in de dahil olduğu– Signal üzerindeki bir grup sohbetinde, Yemen’deki Husilere yönelik saldırı planlarını ilettiler. Muhtemelen bir yanlışlık sonucu, Signal görüşmesine, bir gazeteciyi yani The Atlantic yayın yönetmenini de davet ettiler. Bu da ona daha sonra yayınladığı bu son derece hassas tartışmalara erişim sağladı.
Atlantic haber sitesinde “Signal” mesajlaşma sisteminin küresel direniş ve güvenli iletişimdeki yükselen rolünü de anlatan bu röportaj yayınlandıktan sonra, Signal adeta patladı ve 30 günlük ortalama indirmeye kıyasla Signal indirmeleri ABD’de %45, Yemen’de %42 ve küresel olarak da %28 arttı. Skandaldan önce, Signal Yemen’deki sosyal medya uygulamaları arasında 50. sırada yer alıyordu, ancak Pazartesi günü 9. sıraya yükseldi.
Appfigures verileri, The Atlantic haberinin (26 Mart 2024’te yayınlandı) ardından Signal indirmelerinde önemli bir artış olduğunu ortaya koyuyor. İşte etkinin bir dökümü:
- Önemli İndirme Artışı Ölçümleri (bu Amerikalı hükümet yetkililerinin bile önemli bir konuda Signal’i tercih etmesiyle ilgili olabilir)
- Signal İndirmelerinde Küresel Artışlar oldu
- Amerika Birleşik Devletleri +%45 (günlük ortalamaya kıyasla) FTC davaları ve WhatsApp incelemesinin ardından Meta’ya ait uygulamalara olan güvensizlik artıyor.
- Yemen +%42 Yüksek gözetim endişeleri; vatandaşlar sansüre dayanıklı araçlar arıyor.
- Küresel +%28 Medya ifşalarının ardından özel mesajlaşmaya doğru daha geniş bir kaymayı yansıtıyor.
Özetle Signal’e yönelmenin nedeni olarak, insanlar gizliliğin farkına vardığı yorumu yapılıyor. Signal sansür ortasında önemli bir can simidi olarajk tanımlanıyor. İnsanlar WhatsApp, Telegram veya Meta’ya ait uygulamalar gibi ana akım platformlara karşı giderek daha şüpheci hale geliyor.
Kâr amacı gütmeyen modeli, açık kaynak kodu ve meta veri içermeyen politikası ile Signal, aktivistler, gazeticiler, protestocular ve gözetim kapitalizminden bıkmış herkes için önemli seçenek haline geliyor.
Savaş, sansür ve internet kesintileriyle karşı karşıya olan Yemen’de Signal şunları sunuyor:
- Güvenli, uçtan uca şifreli mesajlaşma
- Gözetim ve filtrelemeyi atlatma
- Uluslararası savunuculuk ve yerel direniş için bir kanal
Yani Signal sadece bir mesajlaşma uygulaması değil. Aynı zamanda hayatta kalma ve egemenlik aracı olarak sunuluyor. Buna karşılık Whatsapp şunları yapıyor;
- Meta veriyi açıkça topluyor (kiminle, ne zaman, ne kadar süreyle konuştuğunuz).
- Yedekleme güvenlik açıkları mevcut (iCloud/Google Drive sızıntıları).
- Facebook/Meta’nın aralarında veri paylaşım uygulamaları var.
- Gerektiğinde hükümetlere görüşmelerin içeriğini de verebildiği görülüyor (örneğin ABD’de Dobbs sonrası kürtaj arayanlar Meta’nın kayıtlarından kaçınıyor.)
Signal’in sistemi ise şöyle;
- Meta Veri Saklama Yok (WhatsApp’ın Aksine).
- Açık Kaynak (Denetlenebilir şifreleme ve WhatsApp’ın opak kodu).
- Kâr Amacı Gütmeyen Model (Reklam yok, veri satışı yok).
Signal’deki tüm iletişimler şifrelenir, yani yalnızca sohbetteki kişiler metinleri görebilir; Signal’de çalışan kişiler bile kullanıcıların ne hakkında konuştuğunu bilemez.



Kaynak : 