BTK’nın kısa bir süre önce kamuoyunu görüşüne açtığı yönetmelikle ilgili olarak CHP Bursa milletvekili Hasan Öztürk bir soru önergesi verdi. Kamuoyunun görüşüne açılan yönetmelik ile mesajlaşma uygulamaları BTK denetimi altına giriyor. BTK “Şebekeler Üstü Hizmet” ifadesi ile tanımladığı bu platformlara erişim engeli getirebilecek.
Taslak yönetmelikte herhangi bir değişiklik yapılmazsa BTK, 1 Ocak 2026’dan itibaren herhangi bir mahkeme kararı olmadan güvenlik, kamu düzeni ve kamu sağlığı gibi gerekçelerle sosyal medya platformlarına ve WhatsApp gibi mesajlaşma platformlarına erişimini engelleyebilecek. Böylece İnternet üzerinden yazılı, sesli veya görsel olarak kişiler arası iletişim kurulan platformlar bu tanıma dahil ediliyor. WhatsApp, Telegram, Discord, Signal gibi doğrudan mesajlaşma odaklı uygulamaların yanı sıra Instagram, X, TikTok ve Facebook gibi mesajlaşma özelliği bulunan tüm sosyal medya platformları “Şebekeler Üstü Hizmet Hizmet Sağlayıcı” olarak kabul edilecek ve yeni yükümlülüklere tabi olacak.
Önergede Öztürk, “yargısal denetimden bağımsız keyfi müdahalelerin önünü açmakta ve tebligat hukukunu yok sayarak, kişisel verilerin izinsiz toplanması, haberleşmenin gizliliğinin ihlali ve yurttaşın savunma hakkının çiğnenmesi anlamına geldiği”ni söylediği düzenleme ile ilgili olarak Whatsapp ve Telegram üzerinde yeni baskılar getirilip, halkın haberleşmesinin gizliliğinin ihlal edildiğine dair sorular var. “Açık fişleme değil mi?” diye soran Öztürk’ün önergesini aşağıda aynen sunuyoruz;
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu tarafından Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Hasan ÖZTÜRK Bursa MilletvekiliBilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yayımladığı “Şebekeler Üstü Hizmet Sunumuna İlişkin Yönetmelik Taslağı”, demokratik hukuk devleti ilkelerini ve Anayasal hakları açık biçimde tehdit eden düzenlemeler içermektedir. Düzenleme yargısal denetimden bağımsız keyfi müdahalelerin önünü açmakta ve tebligat hukukunu yok sayarak, kişisel verilerin izinsiz toplanması, haberleşmenin gizliliğinin ihlali ve yurttaşın savunma hakkının çiğnenmesi anlamına gelmektedir.
Bu çerçevede;
“Kurumca yapılabilecek ilave düzenlemeler” ifadesiyle ne kastedilmektedir? Bu düzenlemeler Resmî Gazete’de yayımlanacak mıdır, yoksa kamuoyu bilgisi dışında mı uygulamaya konulacaktır?
(3) (c) fıkrasında geçen “diğer iletişim araçları” ifadesiyle WhatsApp, Telegram gibi kişisel mesajlaşma uygulamaları mı kastedilmektedir? Bu mecralar üzerinden yapılacak idari bildirimler, resmi tebligat yerine mi geçecektir?Vatandaşın WhatsApp ya da e-posta bildirimini aldığı nasıl tespit edilecektir? “Okundu” bilgisi mi esas alınacaktır?
Bu tür bildirimlerin, özellikle yurt dışında olan bireyler ve kurumlar nezdinde geçersiz sayılması halinde ortaya çıkacak hukuki boşluk ve mağduriyet nasıl giderilecektir?
Yönetmeliğin amacı kişisel mesajlaşma uygulamalarında yapılan yazışmaların talep edilmesi midir?
Bakanlığınız bu düzenlemelerle ifade özgürlüğünü ve haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiğinin farkında mıdır? İfade özgürlüğü ve haberleşmenin gizliliği ilkeleri rafa mı kaldırılmıştır?
Bu yönetmelikle birlikte Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası iletişim platformlarının ülkeden çekilme riski hesaplanmış mıdır?
BTK’nın, idari bildirim adı altında özel IP adreslerini, alan adlarını ve kullanıcı bilgilerini toplaması yasal mıdır? Bu açık bir fişleme değil midir?



Kaynak : 