Bildiğiniz gibi ABD’nin Çin’e yönelik olarak hem çip ihracatı politikası hem de yapay zekâya dair ihracat ve erişim kısıtlamaları bulunuyor. Şimdilerde bazı yumuşama sinyalleri gözüküyor ve bu kapsamda çip yasaklarının kaldırılıp, kaldırılmayacağı tartışılıyor. Ancak Trump’ın ikinci dönemine yönelik sinyaller incelendiğinde, çip kısıtlamalarının kaldırılması olası değil, ancak önceliklerin değişmesi ve bazı alanlarda gevşeme olabileceği düşünülüyor. Çünkü ABD’nin teknolojisi uzun yıllardan beri Çin ile içiçe geçmiş durumda.
ABD’de 2020-2024 arasındaki Biden yönetimi, özellikle Nvidia, AMD ve Intel’in yüksek kapasiteli AI çiplerinin Çin’e ihracatını 2022’den beri kısıtladı. TSMC, ASML gibi üreticilere de gelişmiş litografi sistemlerini Çin’e satma yasağı getirildi. Bunlarla amaçlanan ise, Çin’in askeri yapay zekâ kapasitesini sınırlamak idi.
Biden’dan önce Trump, ilk başkanlık döneminde teknolojik egemenlik ve Çin ile ticaret savaşını ilk başlatan isimdi. 2024 kampanyasında ise “ABD’de çip üretimini destekleme”, “Çin’e teknolojik taviz vermeme” gibi söylemleri öne çıkarmıştı. Bu nedenle çip kısıtlamaları konusunda geri adım değil, daha katı politikalar uygulama eğiliminde olabilir. Sadece ticaret lehine taviz verirse, çip yasağında bazı istisnalar getirebilir. Özellikle,Apple, Tesla gibi Çin’de üretim yapan Amerikan firmaları etkileniyor ise ya da Çin’le daha büyük bir “pazarlık” gündeme gelirse.
“Yapay Zeka Difüzyon Kuralı” Nedir?
“AI Diffusion Rule” (AI Difüzyon Kuralı), henüz resmi olarak uygulanmamış ama ABD Ticaret Bakanlığı’nın ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nin önerdiği bir ihracat denetimi konsepti. Yüksek riskli AI modellerinin (örneğin: LLM’ler (ChatGPT, Claude) ya da görüntü üreten modellerin (Stable Diffusion) veya simülasyon ve biyolojik tasarım modellerinin başta Çin, Rusya, İran olmak üzere başka ülkelere satılmasını, paylaşılmasını veya erişimini sınırlamayı hedefliyor. Ayrıca, bulut üzerinden erişim sağlayan Amerikan şirketlerinin, yabancı devletlere AI kapasitesi kiralamasını da sınırlamak istiyor.
Trump Bu Kuralı Uygulayacak mı?
Trump, Çin’e karşı stratejik üstünlük anlamında, kontrollü yapay zekâ ihracatını destekleyebilir. Bunu da difüzyon kuralının daha sadeleştirilmiş ve şirket dostu bir biçimde uygulaması olarak yapabilir. Trump yönetimi, bürokratik yavaşlığı ve “kuralları kural için uygulayan” yaklaşımı eleştirdiği için, “Çin dışında herkesle iş yapabilirsiniz” diyerek, belirli firmalara muafiyet tanıyan bir yaklaşım benimseyebilir.
ABD’nin Çin’e Olan Stratejik Bağımlılıkları
Ancak unutulmaması gereken husus, ABD ve Çin’in teknoloji üretiminde birbirine derinden bağlı olmasıdır. ABD teknolojisi Çin’in Nadir metal kapasitesine, OEM üretim kapasitesine ve ucuz işçi gücüne muhtaç. Bu nedenle 2019’daki ilk başkanlık emrine rağmen, bugüne kadar teknoloji ihracatını engelleyemedi. Trump en sonunda gümrük tarifeleri silahını çekti.

ABD ile Çin arasındaki teknoloji savaşı, sadece “yüksek teknoloji ürünleri” üzerinden değil, aynı zamanda ham madde, üretim altyapısı ve iş gücü bağımlılığı üzerinden de şekilleniyor. Yani evet, ABD teknoloji sektörü Çin’e karşı hem üstün hem bağımlı. Bu da çatışma ile iş birliği arasında karmaşık bir denge yaratıyor. Bunlara yakından bakalım;
- Nadir Toprak Elementleri (Rare Earths) :Çin, küresel nadir toprak elementlerinin %60’ından fazlasını üretip işliyor. Bunlar: çip üretimi, batarya, manyetik motorlar (EV’ler, dronlar, savunma sanayii) gibi alanlarda vazgeçilmez. ABD’de bu metallerin alternatifi yok; Avustralya ve Afrika’dan arz yavaş ve pahalı.
- OEM ve Üretim Kapasitesi :Apple, Tesla, HP gibi firmalar Çin’deki montaj altyapısına, tedarikçi zincirine, kalifiye mühendis iş gücüne bağımlı. Foxconn, Pegatron gibi devler alternatif ülkelerde (Hindistan, Vietnam) üretimi artırıyor ama Çin’in yerini henüz tutamıyor.
- Nitelikli ve Ucuz Mühendislik İş Gücü :Çin’de yılda 1 milyondan fazla mühendis mezun oluyor. Hem üretim hem Ar-Ge merkezleri için ABD’ye kıyasla daha ucuz ama yetkin bir kaynak.
Özetle, Trump’ın Çin’e çip kısıtlaması büyük olasılıkla devam eder, hatta daha da sertleşebilir.
Yapay Zeka Difüzyon Kuralı, sadeleştirilmiş versiyonuyla uygulanabilir. Çin’in AI kapasitesini bastırma hedefi sürer.
ABD bu dönemde, “stratejik bağımlılıkları çeşitlendirme” politikası güdüyor. CHIPS Act ile yerli üretim artırılıyor. ASML, TSMC, Intel destekleniyor. Üretimi Hindistan, Meksika, Vietnam’a kaydırma stratejileri sürüyor. Nadir Metal arıtma tesisleri ABD ve Kanada’da kuruluyor.
Ama bu dönüşüm yavaş ve pahalı. Çin’e karşı sert önlemler Amerikan şirketlerine kısa vadede zarar veriyor. Bu nedenle, ticari müzakereler, geçici lisanslar (örneğin Nvidia’nın kırpılmış çip satışı), sessiz tavizler (örneğin Apple’ın Çin içi üretim ayrıcalıkları) gerekli hale geliyor.
Sonuçta; ABD Çin ile teknoloji savaşını kazanmak istiyor, ama Çin’e olan bağımlılığı nedeniyle bu savaşı “tam kopuş” olmadan yönetmek zorunda. Bu nedenle, Çip ve yapay zekâda sert önlemler uygulanırken, Nadir metallerde ve üretimde ise kırılgan bir iş birliği süreci izleniyor.



Kaynak : 