web analytics
Çarşamba, Haziran 24, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Teknolojiler Teknoloji

Bilim Kurgudan Bilim Gerçeğine: İnsanlığı Yakından İlgilendiren 3 Trend

Türk-İnternet Haber Merkezi-Türk-İnternet Haber Merkezi
14 Mayıs 2025
-Teknoloji
0
Bilim Kurgudan Bilim Gerçeğine: İnsanlığı Yakından İlgilendiren 3 Trend
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

İnterneti kullanırken akla gelmeyen bir gerçek: Bugün elimizden düşmeyen World Wide Web, 1989’da İsviçre’deki CERN laboratuvarında, bilim insanlarının bilgi paylaşımını kolaylaştırmak için geliştirdiği bir “yan ürün”dü. Tim Berners-Lee’nin bu buluşu, başlangıçta bilimsel bir ağ olarak tasarlanmış, ancak daha sonra tüm dünyayı değiştirerek derin teknoloji (deep tech) devriminin öncü örneklerinden biri olmuştu.

Temel bilimsel araştırmalardan doğan bu tür teknolojiler artık sadece bilim kurgu değil, hayatın tam merkezinde. Bu yıl 23 Mayıs’ta İstanbul’da düzenlenecek olan Hello Tomorrow Türkiye Summit 2025, tam da bu dönüşümün kalbine ışık tutuyor. Etkinlik, insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük küresel sorunlara bilim ve teknoloji temelli çözümler geliştiren girişimleri, araştırmacıları, yatırımcıları ve kurumları bir araya getiriyor.

Derin Teknoloji Nedir?

Boston Consulting Group ve Hello Tomorrow tarafından yapılan araştırmalara göre, derin teknoloji (deep tech), temel bilimsel keşiflere ve mühendislikte çığır açan yeniliklere dayanan, piyasadaki köklü dönüşümlere yol açan buluşları ifade eder. Geleneksel dijital uygulamalardan farklı olarak, derin teknoloji yalnızca var olan dijital araçları kullanmak yerine, yeni fiziksel prensipler, malzemeler veya biyolojik keşifler üzerine inşa edilir.

Derin teknoloji girişimleri, laboratuvarda geliştirilmiş çözümleri ticarileştirmek için uzun AR-GE süreçlerine ve yüksek sermaye yatırımlarına ihtiyaç duyar. Uygulamada başarıya ulaştıklarında ise sadece teknolojik bir ilerleme değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal yapılar üzerinde de dönüştürücü bir etki yaratırlar.

Üç Büyük Derin Teknoloji Devrimi

1. Biyoteknoloji: Canlı Malzemeler ve Yapay Organlar

ETH Zurich – Avrupa’nın en prestijli teknik üniversitelerinden biri olan İsviçre merkezli bu kurumda yürütülen araştırmalar, mikroorganizmalarla üretilen biyolojik yapıların damar cerrahisinde kullanılmasını mümkün kılıyor. Üniversitenin Gıda Biyoteknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alexander Mathys, geleneksel ete göre %95 daha az arazi, %75 daha az su kullanan protein çözümleri üzerinde çalışıyor.

GANÎ Cardiac Surgery’nin kurucusu Dr. Dilek Gürsoy, Avrupa’nın ilk kadın yapay kalp cerrahı olarak geliştirdiği yapay organ teknolojileriyle, organ nakli bekleyen hastalar için umut sunuyor.

RS Research – Prof. Rana Sanyal ve Sena Nomak tarafından kurulan RS Research ilaç geliştirme alanında küresel başarılara imza atıyor. Patentli ilaç taşıyıcı platformlarıyla hedefli kemoterapiye yönelik akıllı nanoilaçlar geliştiren şirket, derin teknolojinin gücünü kullanarak daha etkili ve daha güvenli tedavi olanağı sunuyor. 2021’de Hello Tomorrow Global Summit’te ilaç geliştirme kategorisinde dünya çapında ilk 7 şirket arasına giren RS Research, bugüne kadar 14 milyon doların üzerinde yatırım alarak Türkiye’de deep-tech alanındaki değerleme çıtasını yukarı taşıdı. Derin teknolojinin klinik başarıya dönüştüğü bu yolculuk, sadece bilimsel bir atılım değil, aynı zamanda yatırım dünyası için de gelecek vaadeden bir büyüme hikâyesi.

2. İleri Mühendislik: Sıfır Emisyonla Uçmak

Solar Impulse 2, 2015–2016 arasında fosil yakıt kullanmadan dünya çevresinde uçan ilk hava aracı oldu. Bu başarı, İsviçreli bilim insanı Bertrand Piccard ve mühendis André Borschberg tarafından ortaklaşa gerçekleştirildi. Uçuş rotası boyunca dönüşümlü pilotluk yapan ikili, havacılık ve enerji tarihinde bir ilki başardı.
Bugün André Borschberg’in kurucusu olduğu H55, hidrojenle ve elektrikle çalışan yeni nesil hava araçları geliştiriyor. Bu çalışmalar, havacılığın sıfır emisyon hedeflerine ulaşmasını mümkün kılabilecek teknolojileri temsil ediyor.

3. İşlemsel Güç: Yapay Zekâ ve Enerji Gerçeği

OpenAI’nin GPT-4 modeli yalnızca eğitimi sırasında 60 milyon kWh enerji tüketti – bu, yaklaşık 5.000 hanenin yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer. Bu durum, yapay zekâ modellerinin geleceği kadar enerji politikalarını da doğrudan etkiliyor.

ETH Zurich, 2023’te 43 yeni spin-off şirket doğurdu ve bu şirketler toplamda 425 milyon İsviçre frangı yatırım aldı. Bu rakamlar, derin teknolojilerin ticarileşmesinde araştırma kurumlarının oynadığı stratejik rolü ortaya koyuyor.

Küresel Katılımcılar, Yerel Etki

Etkinlikte, ETH Zurich, CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi), TU Delft (Hollanda Teknik Üniversitesi), Harvard Grid, Stanford Angels of the UK, Boğaziçi Üniversitesi (CT3) ve RS Research gibi öncü kurumlar yer alıyor.
Zirvenin öne çıkan konuşmacıları arasında ise güneş enerjisiyle dünyayı dolaşarak Guinnes Rekorlar Kitabı’na giren pilottan Avrupa’da yapay kalp nakli gerçekleştiren ilk kadın cerraha; mikro-teknolojilerin tedavide kullanılmasını anlatacak bilim insanından sürdürülebilir teknoloji uzmanına kadar çeşitli alanlarda öncü isimler yer alıyor:

• André Borschberg (H55, Kurucu) – Yalnızca güneş enerjisiyle dünyayı dolaşarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren vizyoner pilot. Solar Impulse 2 projesinin yaratıcısı ve bugün elektrikli havacılık alanında devrim yaratmaya devam eden bir öncü.

• Dr. Dilek Gürsoy (GANÎ Kalp Cerrahisi, Kurucu) – Avrupa’da yapay kalp nakli gerçekleştiren ilk kadın cerrah. GANÎ adlı şirketiyle geliştirdiği yapay organ teknolojileriyle, organ nakli bekleyen hastalar için umut sunuyor.

• Linn Kretzschmar (CERN Venture Connect) – CERN’in teknoloji transferi ve lisanslama departmanının uzman ismi. Parçacık fiziği laboratuvarlarında geliştirilen teknolojilerin girişimcilikle buluşmasını sağlayan ve CERN’in küresel pozitif etkisini maksimize eden bir lider.

• Hüseyin Gelis (Siemens Türkiye, President & CEO) – Enerji, sanayi ve altyapı alanlarındaki dönüştürücü teknolojilerin Türkiye’deki uygulamalarını yöneten, yenilikçi uygulamaların entegrasyonunda öncü rol oynayan endüstri lideri.

• Joana Cartocci (Robeauté, Kurucu Ortak) – Mikrorobotlarla nörolojide devrim yaratan girişimci. Görünmeyen mikro-teknolojilerin sağlık hizmetlerini tanıdan tedaviye nasıl dönüştürdüğünü aktaracak yenilikçi bir bilim insanı.

• Prof. Dr. Alexander Mathys (ETH Zurich) – Avrupa’nın en iyi araştırma enstitülerinden ve Nobel ödüllü mezun sayısında Avrupa’nın zirvesinde olan ETH Zürih’in sürdürülebilir gıda teknolojileri uzmanı. Geleneksel ete göre %95 daha az arazi, %75 daha az su kullanan protein çözümleri üzerinde çalışıyor.

• Paul Hayre (Harvard Grid, Executive Director) – Yapay zeka ve veri bilimini en zorlu toplumsal sorunlara uygulayan Harvard’ın inovasyon platformunun lideri. Akademik araştırmalardan pratik çözümlere geçişte köprü oluşturan bir vizyoner.

• Rani Saad (Apex Black, Founding Partner & Stanford Angels of the UK, Co-Founder/Co-President) – Derin teknoloji startuplarının küresel bağlantılarını ve finansmanını sağlayan yatırım ağının kurucusu. İngiltere ve ABD arasında teknoloji transferini hızlandıran bir ekosistemin mimarı.

• Andrew Gollach (SOSV, HAX Partner) – Donanım inovasyonu ve sürdürülebilir teknoloji yatırımlarına öncülük eden küresel risk sermayesi fonunun partneri. Fiziksel ürünlerin arkasındaki derin teknolojilerin ticarileştirilmesinde uzmanlaşmış deneyimli yatırımcı.

• Leyla Alaton (Alvimedica, President) – Medikal teknoloji alanında dünya çapında faaliyetler yürüten şirketin başkanı. Sağlık teknolojileri ve inovasyonun kesişiminde öncü bir iş insanı olarak Türkiye’de derin teknoloji ekosisteminin gelişimine katkı sağlıyor.

• Prof. Dr. Elvin Karana (TU Delft) – Avrupa’nın en iyi mühendislik ve teknoloji üniversitelerinden biri olan TU Delft’te Malzeme İnovasyon ve Tasarım Başkanı. Doğa ve teknolojiyi harmanlayarak gezegenin kaynaklarını koruyan yenilikçi tasarım yaklaşımlarını ve biyomalzemeleri geliştiriyor.

• Mert Fırat (Etki GSYF, Genel Partner & DasDas, Kurucu Ortak) – Sanat ve teknoloji yatırımlarını birleştiren vizyoner bir girişimci. Etki odaklı girişim sermayesi yaklaşımıyla sürdürülebilir teknolojilere yatırım yapan ve yaratıcı endüstrilerle teknoloji kesişimini destekleyen öncü bir isim.

• Arzu Kaprol (İnsan İnovasyon Tasarımcısı) – Moda ve tasarım öncüsü, insan merkezli inovasyon temsilcisi. Sürdürülebilir malzemelerin ve ileri teknolojilerin tasarım dünyasıyla buluşmasında öncülük eden, tasarım ve teknolojinin kesişiminde yenilikçi çözümler üreten yaratıcı bir lider.

Türkiye’den 30’un Üzerinde Deep Tech Girişimi

Hello Tomorrow Global Challenge’ta dünya genelinden 5.000 başvuru arasından seçilerek finale kalan 750 girişim arasında Türkiye’den 31 startup yer aldı. Bu girişimler, 22 Mayıs’taki Yatırımcı Günü’nde 50’ye yakın ulusal ve uluslararası yatırımcı ile özel oturumlarda buluşacak. 23 Mayıs’ta ise Pioneer Stage’te sahne alarak ileri bilişim, enerji, sağlık teknolojileri, biyomalzemeler, tarım teknolojileri ve inşaat altyapısı gibi alanlardaki çözümlerini sunacaklar.

Deep Tech Yatırımları Hızla Artıyor

Boston Consulting Group’un verilerine göre, derin teknoloji yatırımları son beş yılda dört kattan fazla artış gösterdi. 2016’da 15 milyar dolar olan toplam yatırım miktarı, 2020’de 60 milyar doları aştı. Erken aşama startup’lar için ortalama yatırım tutarı ise 2016-2019 arasında 36.000 dolardan 2 milyon dolara yükseldi.
McKinsey ve PwC analizlerine göre, 2030 itibarıyla derin teknoloji kaynaklı yeniliklerin dünya ekonomisine 10-15 trilyon dolar arasında katkı yapabileceği öngörülüyor. Bu rakamlar, derin teknolojinin önemini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

Hello Tomorrow Türkiye’nin Etkisi ve Küresel Ağı

Hello Tomorrow, derin teknoloji girişimlerini ticarileştirmeye ve küresel ölçekte eşleştirmeye yönelik geliştirdiği 25 milyon dolar değerindeki veri platformu sayesinde:

• 9.700’den fazla kanıtlanmış teknoloji çözümünü,
• 1.700’ü aşkın yatırımcı ve kurumsal fonla buluşturmakta,
• Üniversite temelli araştırmaları ticari ürüne dönüştürme süreçlerinde aktif rol oynamaktadır.
2016’da kurulan Hello Tomorrow Türkiye, bugüne kadar:
• 7.000’den fazla inovatörü,
• 500’den fazla startup’ı,
• 200’den fazla yatırımcı ve kurumu ekosistem içerisinde bir araya getirdi.

120’den fazla ülkeden yılda 4.500’den fazla teknoloji başvurusu alan bu platform sayesinde girişimciler 4 milyar doların üzerinde yatırım topladı. Paris merkezli Hello Tomorrow SAS lisanslı bu yapı, Türkiye’nin küresel deep tech sahnesindeki varlığını güçlendiren stratejik bir platform haline geldi.

Etiketler: Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN)BiyoteknolojiDerin TeknolojiETH ZurichGündemHello TomorrowWorld Wide Web

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Türk-İnternet Haber Merkezi

Türk-İnternet Haber Merkezi

Turk-internet.com Haber Merkezi Türk Internet Endüstrisi Portalı, turk-internet.com, 1 Eylül 2000’de resmi yayına geçerek, iş ve Internet dünyası profesyonelleriyle buluşmuştur. Editör icin [email protected] ya da [email protected].

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.