İnsanoğlunun, web ile tanıştığı ilk günlerde en çok tekrarlanan söz; “bilgi erişilebilir olmalı” idi. Şimdi, aynı şey müzik için; “müzik paylaşılabilir olmalı” şeklinde ifade ediliyor. Gittiğimiz istikametin bu yönde olduğunu söyleyebiliriz.
P2P ağ teknolojisiyle arkadaşların birbirleriyle müzik değişimi yapmalarının, çeşitli hukuki baş ağrısıyla sonuçlandığını duyduk. Ancak, şimdi aynı müzik şirketlerinin, sosyal ağlar üzerinde kullanıcılara aynı müzik parçalarını ‘bedava’ dinlemeleri için para bile harcadıklarına tanıklık etmeye başladık. İngiltere merkezli, müzik
paylaşım ağı Last fm, bu şekilde kullanıcıların ücretsiz müzik dinleyebildiği platformlardan sadece biri.
Kullanıcıların, arkadaşlarına o anda ne yaptıklarını ifade eden kısa cümlelerin yanına ne dinlediklerini de eklemeleri giderek bir moda halini alıyor. Skype kullanıcıları, adlarının hemen yanıbaşına iTunes ile hangi şarkıyı dinlediklerini gösteren bir eklenti yapıştırabiliyorlar. Kullanıcıların, müzik konusunda yorumlarını birbirleriyle paylaştıkları Blip.fm, bu furyada ortaya çıkan son ağlardan bir diğeri. Twitter’ın, “Şu anda ne yapıyorsun?” sorusunu, Blip fm; “şu anda ne dinliyorsun?” biçiminde sorarak diğer üyelerin de görebilmesini sağlıyor. Üyeler, sadece ne dinlediklerini paylaşmakla kalmıyorlar, aynı zamanda sanal bir DJ olabiliyorlar ve dinledikleri parçalar hakkında yorumlar yazabiliyorlar. Benzer müziklerden hoşlanan diğer DJ’ler ile tanışabilme olanağına da sahip olan üyeler tüm bunlardan ücretsiz faydalanabiliyorlar. TinySong.com, hızlı bir şekilde müziğe erişebilmenin bir diğer adresi. Sadece istediğiniz parçanın ismini yazıyorsunuz ve bir kaç saniye içerisinde dinlemeye başlıyorsunuz. Ücretsiz yararlanılabilen portal aracılığıyla arkadaşlarınıza dinlediğiniz parçanın linkini saniyeler içerisinde gönderebiliyorsunuz.
Kullanıcıların, kendi bilgisayarlarındaki müzik ve resimleri düzenleyerek müzikli e-kart gönderebildikleri Postcard.fm, farklı bir konseptin yaratıcısı olarak karşımıza çıkan örneklerden bir diğerini teşkil ediyor. Müzik paylaşımı, sadece sanal ortamda gelişen ve gerçekleşen bir akım olmanın ötesinde, günlük hayatta da karşımıza
çıkabiliyor. Bazı gece klüpleri ile barlar, ‘müşteri DJ’lere kendi parçalarını çalabilme olanağını tanıyorlar.
Jook tarafından geliştirilen farklı bir yaklaşım da, müzikseverleri bir araya getiriyor. Jook’un, kulaklık üreticilerine sunduğu teknoloji, kamusal alanda müzik dinleyen bir kişinin bunu çevredeki insanlarla paylaşabilmesine olanak sağlıyor. Apple’ın iPod’u ya da Microsoft’un Zune’una sahip olsalar dahi kullanıcılar, bağımsız bir platform
olması dolayısıyla Jook’un bu yeniliğinden faydalanabiliyorlar.



Kaynak : 