Panasas’ın PanFS, Sun’ın QFS, Quantum’un StorNext, IBM’in GPFS ve HP’nin File Services yazılımları gibi yüksek performanslı dosya sistemleri, veri depolama uygulamalarına yeni bir değer kazandırabilecek güçteler.
Örneğin eğlence endüstrisi için post prodüksiyon ve görsel efekt (VFX) hizmetleri sunan Hollywood merkezli bir firma olan DigitalFilm Tree’yi ele alalım. Firma son zamanlarda Showtime kanalının “Weeds,” CW’s “Everybody Hates Chris,” dizileri NBC’nin “Scrubs,” dizisinin yeni bölümü ve de Jet Li filmi “The Forbidden Kingdom” ın çekimlerindeki görsel efektler için operasyonlarını bir üst düzeye çıkarma gereksinimi duydu.
Söz konusu firma Apple, Xsan, HP StorageWorks dizilimleri ve QLogic anahtarları ile pek çok diğer sağlayıcıdan temin edilen teçhizatları bir araya toplayan bir depolama ortamı kullanıyor. Bu ortam ayrıca hem Mac hem de PC’ler ile başa çıkması gereken bir iş akışı oluşturduğundan değişik işletim sistemi ortamlarının kullanımını zorunlu kılıyor.
DigitalFilm Tree firmasının kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Ramy Katrib “TV şovlarındaki işimizin hızı, çizgisel olmayan bir iş akış şeması ve 100 TB’dan fazla verinin doğru bir biçimde yönetilmesini gerektiriyor,” diyor. “StorNext bize çalışan sayımızı ikiye katlamadan teslimatlarımızı hatırı sayılır oranda genişletme olanağı sağladı.”
Ancak NFS gibi sistem protokollerine yapılmakta olan güncellemeler ile birlikte – ki bunların arasında paralel NFS (pNFS) de yer alıyor, acaba NFS’nin piyasada var olan farklı müseccel dosya sistemlerinin yerini alıp alamayacağı sorusu gündeme geliyor. Bir falcı gibi kristal küremizi elimize alıp bu soruya bir yanıt vermeye çalışmadan önce isterseniz Sun ve NetApp gibi firmaların sunduğu diğer yüksek performanslı dosya sistemi çözümlerine bir göz atalım.
Sun Lustre
Sun Microsystems firması Lustre’yi “dünyadaki en ölçeklendirebilir paralel dosya sistemi” olarak nitelemekte. Bunun kanıtı olarak da sistemin en iyi 10 süper bilgisayar listesindeki 6, en iyi 100de is 40 süper bilgisayarı desteklemesini öne sürüyorlar.
Sun’ın Lustre grubunun başında bulunan Peter Bojanic “Yapışkan bir isim alanında petabyte’a varan boyutlarda ölçeklendirme yapan ve 25,000’den fazla müşteriye toplam 100 GB/sn veri sunabilen Lustre dosya sitemimiz mevcut, ” diyor. “Bu veri sisteminde yer alan dosyalar arasında büyük dosya I/O’ların (girdi-çıktı) da bulunduğu ve yüksek bant-genişliğinin olmazsa olmaz olduğu Livermore, Oak Ridge ve Sandia Ulusal Laboratuarları’nda yer alan HPC uygulamaları da mevcut.”
Söz konusu yüksek performanslı dosya sistemlerinin benimsenmesi iş akışlarında hem büyük hem de küçük dosyaların karışık biçimde yer almasını gerektiren petrol – gaz, zengin medya ve içerik dağıtım networklerinde de hızla artmakta. Lustre’nin farklı olmasını sağlayan bir diğer özelliği ise Linux tabanlı bir açık kaynak yazılımı olarak da sunuluyor olması. Bu yüzden Lustre’yi SGI, Dell, HP, Cray ve Terascala gibi diğer HPC sağlayıcıların ürünlerine entegre olmuş olarak görebiliyoruz.
Lustre nesne-tabanlı bir dosya kümeleme sistemi ancak T10 OSD-uyumlu değil ve sistemin altında yatan depolama tahsis yönetimi de blok bazlı. Bu sebeple de Lustre MetaData Server ve Lustre Object Storage Servers uygulamalarına ihtiyaç duyuyor. Dosya işlemleri MetaData Server’a uğramadan geçiyorlar ve kümede yer alan Object Servers ile paralel veri yollarını kullanıyorlar. Sunucular ise birinin devre dışı kalması halinde diğerine yönlendirilecek şekilde çiftli yapı olarak düzenleniyor. Lustre IP ve InfiniBand da dahil olmak üzere pek çok değişik networkte işlem görebiliyor.
NetApp WAFL
NetAp’in CIFS, NFS, HTTP, FTP, Fibre Channel ve iSCSI’ı bir araya getiren ve NetApp’in Data ONTAP işletim sisteminde çalışan WAFL (Write Anywhere File Layout – Her yerde Dosya Planı Yazın) adlı bir dosya sitemi mevcut. Söz konusu bu sitem yani WAFL NetApp’in RAID-6’yı yüksek performans için uyarladığı RAID-DP ile entegre durumda ve dolayısıyla da bir ya da iki disk sürücünün eksik olduğu noktalarda bile çalışmayı sürdürebiliyor.
Geçici olmayan bir hafıza (NVRAM) hızı arttırmak için sisteme eklenmiştir. Bu sayede diske yazma işleminden önce yapılabilecek modifikasyon taleplerine bir depolama erişim protokolü hızla yanıt verebilmektedir. WAFL ile gelen talepler NVRAM’e girdi (log) olarak işlenir ve dosya sistemindeki modifikasyonlar geçici bir hafızda saklanır. Geçici hafızada birkaç modifikasyon biriktikten sonra ise WAFL söz konusu modifikasyonları NetApp’in “bağdaşım noktası” terimi ile tanımlamış olduğu (temelde bir enstantane resmi) bir noktada toplar ve bu bağdaşım noktasını dosya sistemine atanmış RAID grubuna yazar.
NetApp’in kıdemli NFS teknik yöneticisi Michale Eisler “Bir donanım veya yazılım hatası oluşmadan önce eğer bağdaşım noktası diske yazılmadıysa, Data ONTAP işletim sistemi yeniden yüklendiği anda NVRAM log’unda yer alan içerik WAFL tarafından tekrar görüntülenir ve tespit edilen bağdaşım noktası diske yazılır,” diyor. “NetApp’in rakiplerinin çoğu da enstantane resim tekniğini kullanmaktadır ancak NetApp altta yatan bu enstantane tekniğini dosya sistem düzeyi yansıtımı, yedekleme entegrasyonu, klonlama, ikizleme, veri korunumu, networkte yer alan depolama cihazları arasında geçiş ve esnek volümler gibi özellikleri oluşturmak için kullanmaktadır.”
Esnek volümler (aynı zamanda FlexVols de deniyor) diğer esnek volümler ile tek bir depo havuzunu (veya yığınını) paylaşabilen volümlerdir. Bu volümler ihtiyaç doğrultusunda genişletilebilir veya daraltılabilirler ve yaratılan boş alan diğer FlexVols’ler tarafından kullanılmak üzere depolama havuzuna aktarılır.
Bu yazının devamını Dosya Sistemlerinin Geleceğinde Paralellik Yer Alıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 