Amerika’da kurulu bir firma olan IdeLa Inc.’in Genel Müdürü Osman Duman CeBIT’te, ‘Telekomda Teknolojinin Geleceğinde Son Nokta’ başlığını taşıyan konuşmasında, son derece ufuk açıcı bir sunuş gerçekleştirdi.
Osman Duman, bilişim ve haberleşme teknolojilerinin geleceğinde 3 konunun önem kazanacağını belirterek, bu 3 konuyu “semantic”, “long tail etkisi” ve “kimlik yönetimi” şeklinde özetledi.
Duman, artık akıllı yani arananın ne olduğunu anlayarak bulacak web sitelerinin kullanılacağını, internet üzerinde uzun kuyruk etkisinin anlaşılması gerektiğini ve kimlik yönetiminde bugünkünden farklı bir yapıya geçileceğini ve hatta sadece kimlik yönetimi yapan işletmecilerin olacağını belirtiyor.
Osman Duman ile yaşanan ekonomik kriz ve telekomünikasyon endüstrisine etkileri merkezinde bir röportaj gerçekleştirdik.
turk-internet.com : Küresel sermaye nerelere daha çok yatırım yapıyor?
Osman Duman : Küresel sermayenin özellikle enerji, teknoloji sağlık gibi alanlara yatırım yaptığını görüyoruz.
turk-internet.com : Ekonomideki kırılmanın gündeme geldiği bu günlerde telekom hizmetleri sektöründe ne tür bir kırılma bekleyebiliriz?
Osman Duman : Zaman içinde oluşan farklı değer boyutları bir kırılmayı hazırlayacak. Bir yanda geleneksel telekom hizmetleri bir yanda internette yaratılan sonsuz erişim ve paylasim ortamı ve öteki yanda virütik özelliği olan sosyal ağlar var karşımızda. Bu,Internet, tüketim ekonomisine ve iletişime çok farklı bir dinamik getiriyor. Burada yaratılan davranış ve beklentiler geleneksel telekom sektöründen hizmetlerinden çok farklı. Örneğin, bir Facebook’a gittiğinizde bütün kontrol elinizde oluyor. Bir diğer yanda da size önemli hizmetler sunan fakat bunların çeşitliliğini kendi iş modeline uyması için kısıtlayan operatörlerinden bahsediyoruz.
Operatörlerin, internet ortamıyla karşılaştırıldığında müşteriyi çok sorgulatacak iş modelleri var. Burada bir bağımlılık söz konusu, ancak nereye kadar?. Internetin sağladığı bir takım avantajlar olsa da bireylerin telekom operatörlerinden çağrı ve erişim hizmetlerini satın almalarından başka alternatifleri yok gibi görünüyor. Zira, internet havadan da gelse nihayetinde onu sunacak bir operatör olacak. Sonucunda, biz kullanıcı olarak hem operatörlerin sunduğu hizmetleri, hem de internetin 2.0 paylaşımcı ve katılımcı özelliklerini bir arada istiyoruz.
Önümüzdeki 5 yıl kritik olacak. Bu süre zarfında operatörler kimlik yönetimini kendi verdikleri servislerden daha değişik, daha farklı bir şekilde kullanıcı faydasına göre konuşlandırmazlarsa o zaman ortaya Google benzeri alternatif operatörler çıkacak. İnsanların evrensel kimliklerini yöneten ve aldıkları hizmetlerin katmanını değiştirip onların hayatlarını daha da kolaylaştıran bir takım alternatif operatörlerin türeyebileceğini düşünüyorum.
turk-internet.com : Tamamen reklam modeline dayalı ücretsiz hizmetler olacak mı?
Osman Duman : Kitlelere hitap eden hizmet sunucu ortamlar urun pazarlaması için etkin birer reklam kanalı. Arama motorları halihazırda böyle hayata geçti. Bunların reklam geçmesi kullanıcıyı rahatsız edici değil. Telekom cihazlarının ses, mesaj veya görüntü olarak reklam geçebilir hale gelmesiyle burada da bu tur uygulamalar görebileceğiz. Bu genel anlamda bir pazarlama ve iş modeli denklemi. Dozunu rekabet gücünü artırmak ve risk almak isteyen şirketler ve kullanıcıların tepkisi belirleyecek.
turk-internet.com : Regülasyon ve rekabet konusunda neler söyleyeceksiniz?
Osman Duman : Amerika’da, 1997’de regülasyon oldu ve bu hızla globalleşti. Şebekeler alternatif operatörlere açıldı. Bu arada bir çok yeni operatör şirket ortaya cıktı. Öyle ki, evinize hattı getiren A operatörü varsa onu bırakıp B operatöründen hizmet alabiliyorsunuz. Ama, hat hala A’dan geliyor, fatura da B’den. Şu anda sistem böyle. Arkasından dotcom fırtınası olduktan sonra ufak şirketlere bir sürü yatırımlar yapılmıştı. Onlar iflas etti. Büyük firmalar pazarı ellerinde tuttu fakat birbirleriyle rekabet edebiliyorlar. Yani bir pazar paylaşımı söz konusu değil. O yüzden Amerika’da halen rekabetçi bir piyasa var.
Şu anda, “network neutrality” denilen yeni bir düzenleme bekleniyor. Skype ve benzeri kullanıcıdan-kullanıcıya çözümler yeterli teknolojisi olmasına rağmen şu anda operatörlere verilen engelleme yetkisiyle yaygınlaşamıyor. Yani operatörler, o internet protokolü kendi iş modeli dışında başkasına hizmet verecekse o trafiği engelleyebiliyor. İşte halen bunun tartışması devam ediyor; “Bu açılsın mı yoksa açılmasın mı?” Eğer açılırsa geleneksel operatörlerin çok zorlanacağını göreceğiz. Bunun bir hamlede yapılarak eko-sisteminin zor durumda bırakılmamasına çalışılıyor. Aksi halde, bugün bankalar çöküyorsa aynı şey telekom operatörlerinin de başlarına gelebilir.
turk-internet.com : “Net neutrality”i nasıl değerlendiriyorsunuz?
Osman Duman : İdeal olarak baktığınızda arzulanan bir cozum. Ancak global tüketici ekonomisinin başarılı olabilmesi için karlarıyla ayakta durabilen hizmet sektörlerine ve kurumlara ihtiyacımız var. İş kurmanın çok zor olduğu bir ortamda kimse iş yapmaya kalkmaz ve yeni değerler oluşmaz. Sırf ütopik bir şekilde en doğru şeyi yapalım diye gidersek yeni değerlerin, hizmetlerin ve yapı taslarının oluşmasını engellemiş oluruz.
turk-internet.com : Global kriz telekom sektörünü nasıl etkileyecek?
Osman Duman :
turk-internet.com : Long tail, semantik ve kimlik yönetiminin önemi nedir?
Osman Duman : Bu üçü, önümüzdeki dönemde belirleyici olacak. Yakınsama sureci icinde bu öğeleri anlayıp, doğru değerlendirip doğru karar veren ler başarılı olacak. İş modellerini değiştirecek kavramlar bunlar. Yeni yapılanmaya giderken ya da yeni iş modellerini belirlerken bu üç kavramın sürekli göz önüne getirilmesi gerekiyor.
turk-internet.com : Semantik bilişimde yeni gelişmeler oluyor mu sizce?
Osman Duman : Oluyor ve olmaya da devam edecek. Programlama dillerinin insan dilleri gibi semantik bir yapısı olduğu için çok ilerlemiş ve teorilerle geliştirilmiş teknolojiler var zaten. Önemli olan bunların iş modellerini destekleyecek bir yapılanmayla ortaya çıkması. Bu, bugüne kadar belki gerekmiyordu ama şimdi gerekiyor. Bilgi ve ilgi adalarını kullanıcının ihtiyacına göre birlestirecek ve bunun etrafında yeni davranışlar/etkileşimler yaratacak dinamik bir semantik yapı oluşturulması gerekiyor.



Kaynak : 