Geleceğin yeni nesil depolama birimi SSD (Solid State Disk – Katı Hal Diski), Türkiye’nin Teknoloji Sağlayıcısı Arena tarafından SanDisk ile ülkemize gelecek.
Notebook’ların yerini küçük boyutlarda Netbook’ların devralmasıyla birlikte, içinde hiçbir hareketli parça olmayan ve az enerji harcayan SSD’ler (Solid State Disk – Katı Hal Diski) taşınabilirliğe yeni bir boyut getirmeye başladı. Dünyanın önde gelen Flash bellek üreticilerinden SanDisk ile Arena Bilgisayar arasında imzalanan distribütörlük anlaşması ile yakın geleceğin bu önemli teknolojisi, Türkiye çapında 7 bini aşkın Arena bayisi ile tüketicilere ulaşacak.
Arena Bilgisayar Genel Müdürü İzi Kohen, şirket vizyonları gereği Türkiye’ye teknolojiyi dünyayla aynı zamanında sunmak için çalıştıklarını belirterek, SSD teknolojisinin öncülerinden olan SanDisk’in ürünleri ile geleceğe ışık tutacaklarını söyledi. Depolama ihtiyaçları için geleneksel sabit disklerin kullanımının süreceğini ancak işletim sistemlerinin SSD teknolojisi ile çok daha verimli sonuçlar verdiğini açıklayan Kohen, Arena Bilgisayar’ın yaygın dağıtım ağı sayesinde tüketicinin bu ürünlere 2009 yılında Türkiye’nin her yanında ulaşılabileceğini vurguladı.
2012 yılına kadar Flash bellek pazarının yüzde 40’ına hitap etmesi beklenen SSD’lerin, 2009’da pazarda hızla yer almaya başlaması öngörülüyor. IDC, Gartner ve iSuppli gibi araştırma şirketlerinin tahminlerine göre SSD pazarının büyüklüğü 2009’da 2.5 milyar doları, 2011 yılında 6 milyar doları aşacak.
Flash bellekte dünyanın en büyük üreticilerinden olan SanDisk, SSD teknolojisinin geliştirilmesinde de lider olarak biliniyor. SanDisk’in ürün portföyündeki bellekler, mobil telefon, dijital fotoğraf makineleri, dijital işitsel/görsel video oynatıcılarında yaygın olarak kullanılıyor. SanDisk’in yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları sonucunda SSD’ler, yüksek performans değerlerine rağmen düşük güç gereksinimi duyuyor. Ayrıca çalışırken dahi darbe ve benzeri sarsıntılara karşı son derece dayanıklı bir yapıya sahip. SSD teknolojisinin günden güne düşen gigabayt başına maliyet oranlarının yanı sıra, sağladığı veri güvenliği tartışılmaz boyutta. Çok küçük ve hafif olmalarının yanı sıra her geçen gün daha da küçülen donanım dünyasının aradığı hız ve enerji tasarrufu ihtiyacını karşılayan SSD’ler çevreye duyarlı bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor.
Teknolojisiyle geleneksel sabit disklere göre çok daha sağlam bir yapı sunan SSD’lerin önünde şimdilik sadece kapasite/fiyat sorunu bulunuyor. İşletim sistemlerinin en çok kullanılan parçalarından olan DLL dosyaları gibi sık kullanılan küçük boyutlardaki dosyalar, kullandıkları mekanik teknolojiler nedeniyle sabit disklerin sistemi yavaşlatmasına neden oluyor. Sabit disk üreticileri her ne kadar MB/saniye oranlarını geliştirseler de, IOPS (Input/Output operations Per Second – Giriş/Çıkış saniye başına işlem) değerlerini geliştirme konusuna yeterince önem vermiyorlar. SSD’lerin hızlı açılmaları, sabit disklere göre 2 katı okuma hızı sunmaları ve hareketli mekanik parçalarının bulunmaması, sabit disklere oranla çok daha uzun ömürlü olmaları, pazarın önünü açan kriterler arasında yer alıyor. Küçülen teknolojiye uygun biçimde 1.8 inç (yaklaşık 4,5 santimetre) boyutlarındaki bir SSD günümüzde 64GB’a kadar, yakın gelecekte ise katlarına ulaşacak şekilde kapasitelerini artırıyor.



Kaynak : 