Röportajın devamını Erol Bilecik : 2008 Yılında Tek Haneli de Olsa Büyüme Ümit Ediyoruz – 1 ve Erol Bilecik : A’dan Z’ye Servis Sunan Bayilerimiz Tahsilat Sıkıntısı Yaşamadılar – 2 başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Küresel kriz sizi nasıl etkiledi? Buna karşılık ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Erol Bilecik : Bilişim sektöründe global krizin işlere dönük olarak en önemli göstergesi, döviz kurlarındaki hızlı artışlardan kaynaklanmaktadır. Döviz kurlarındaki sert hareketler, sektörün adeta kimyasına zarar vermektedir.
Zira, sektörün dinamiklerine baktığımızda, bilişim sektörü, servis ve yerli yazılım ürünlerimiz hariç, ürün akışı itibariyle tamamen ithalata dayalı bir sektördür. Tüketici fiyatları, o günkü dolar, Euro gibi yabancı para değerleriyle üretilmiş TL fiyatlarıyla düzenlenen bir yapıda çalışıyor. Bu nedenle, dolar veya Euro kurunun hızlı değişimi, tüketiciye yansıyan fiyatlamalarda ciddi dalgalanmalara neden oluyor.
Yabancı para kurlarının değerlerinin nasıl bir yol haritası izleyeceğinin net olarak belli olmadığı bu dönemde, tüketicilerin gelişmeleri izleyip kurların ne yönde değişeceğini beklemesi, dolayısıyla frene basıp tüketimi azaltması, beklenmedik bir durum değildir.
Günübirlik karar almaya yakın kesim olan bireysel müşteri gruplarında, tüketimin düştüğü yerler olduğunu gözlemliyoruz. BT ürünlerinin kurumsal çalışma verimliliğine olumlu etkileri belirgin olduğu için kurumsal müşteriler açısından bu doğrultuda yapılan projelerde iptaller pek yaşanmıyor. Ancak, uzun vadeli projelere yaklaşımın biraz daha ihtiyatlı olacağını izliyoruz. Yine de gerek bireysel gerekse kurumsal açıdan kur hareketindeki ani sıçramalar ortadan kalktığı ve belirgin bir istikrara gelindiği takdirde bilişim sektörünün alacağı yolda kırılganlıklar yaşanmayacağına inanıyoruz.
Tüm şirketlerde olduğu gibi kendi şirketlerimizde de krizde daha rahat hareket edebilmemizi sağlayacak muhtelif önlemlerimizi ve tedbirlerimizi hayata geçirdik. Tasarruf tedbirlerimizi uygulamaya geçerken, bunları yüksel moral ve motivasyon ile yapabilmenin rahatlığını da yaşamaktayız. Kısacası, geçmiş kriz dönemlerinde yaşadığımız tecrübelerimizin faydalarını bu dönemde fazlasıyla görüyoruz.
Index Grup şirketleri olarak, iş ortaklarımızın projelerini yapma kalitesine risk yönetimiyle yardımcı olabilmek amacıyla, özellikle hacimlerin çok büyüdüğü son 5 yıllık süreçte (TL satış trendi olmamasına rağmen) muhtelif projelerde kur riskine karşı korunma adına forward işlemini çok sık kullanan bir kuruluşuz. Doğal olarak, içinde bulunduğumuz bu dalgalı dönemde de uzmanlaştığımız bu konuları daha fazla hayata geçiriyoruz.
2009 ve sonrasında, ülkemizin ve tüm sektörlerin, 2008 son çeyreğinin büyüme verilerini daha dikkatle izlemesi gerekecektir. Eğer bir ülke ya da sektörün iki çeyrek art arda eksi değer açıklamasına ekonomik terim olarak duraklama (resesyon) diyorsak, bunun anlamı artık küçülmeye girilmiş olmasıdır. Fakat, gelişmekte olan ülkelerde büyüme hedeflerinin yüzde 2’nin altında bile kalmasının çok riskli bir çizgi olduğunu düşünüyoruz. Bu doğrultuda, Türkiye’de 2009 yılında yüzde 2-3 civarında maksimum büyüme olacağı yönündeki genel görüşleri bir miktar kaygıyla izliyoruz. Zira, nüfusu genç, tüketime ihtiyaç duyan ülkelerde büyüme oranı yüzde 2’ler civarındaysa veya yüzde 2’lerin altına düşüyorsa, bu sonuç, esasen ülkenin önemli ölçüde resesyona girmiş olabileceğinin işareti olur. Tüm dileğimiz, böyle bir tabloyla ülkemizin karşılaşmamasıdır.
2009 ilk çeyreği sonu itibariyle ekonominin önceki hararetinden uzaklaşacağını ve daha sakinleşeceğini bekleyebiliriz. Nisan ve Haziran döneminde biraz düzeltmeler yaşanırsa, yılın ikinci yarısında tekrar toparlanma görülebilir. Bu da bugünden itibaren 5-6 aylık bir sürecin sıkıntılı bir şekilde gelişeceğinin işareti demektir.
Bilişim sektöründeki çoğu önemli oyuncu gibi biz de 2009’daki öngörülerimizi ve planlarımızı değiştirdik. 2009 için normal şartlarda öngörülerimiz, BT sektörünün yüzde 10 büyüyeceği, bizim de her yıl planladığımız gibi hiç taviz vermeden pazardan en az yüzde 5 daha fazla büyüyeceğimiz şeklindeydi. Sektörün 2009 yılı için nasıl bir büyüme yüzdesine sahip olacağını bu hareketli günlerde kestirmek zor gibi görünse de 2009 yılının birinci ve ikinci yarılarının çok ayrı değerlendirmelerle bütçelenecek dönemler olacağını düşünüyoruz. İlk yarının sektörün bir önceki yılı ile paralel olacağını, bu konuda ihtiyatlı planlar yapılması gerektiğini, fakat ikinci yarıda kaydedilecek büyümeyle toplamda tek haneli de olsa bir büyüme oranına erişileceğini düşünüyoruz.
2009 yılında da mobilite hareketinin, başka bir deyişle insanların bilgiye ulaşma ihtiyaçlarının daha yoğun olduğunu ve ürünlerin buna yönelik bir yapı içine girdiğini memnuniyetle izleyeceğiz. Türkiye’ye özgü olarak ise hem mobilite kavramları gittikçe daha kaliteli noktalara oturmuş olacak, hem de 3G uygulamalarının hayata geçmesiyle verinin, sesin ve görüntünün aynı anda ve çok hızlı bir kalitede erişildiği uygulamalarla insan yaşamına katma değer olabilecek renkli bir yapı ortaya çıkacak. Özetle, 2009 yılı biraz daha dikkat edilmesi gereken bir dönem olmasına rağmen, bilişim sektörünün bu dönemi daha renkli geçirebileceğini düşünebiliriz.
Bu doğrultuda, Index Grup şirketleri olarak sektörün ortalama büyümesinden minimum yüzde 5 daha fazlasını gerçekleştirme hedefimiz, 2009 yılı için de aynen geçerli olacaktır. Bunun yanı sıra orta ve uzun vadeli katma değerini gördüğümüz ve fırsat olarak değerlendirdiğimiz yatırımları yapmaktan da kaçınmayacağız.



Kaynak : 