turk-internet.com Notu : Bu makale, turk-internet.com’un geleneksel olarak yılsonunda sayfalarını “yıllık değerlendirme” yapmaları için kendi kalemlerine açtığı ve burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz CEO’lar Dosyası kapsamında yayınlanmaktadır.
Telekomünikasyon sektöründe yaklaşık 5 yıldır süren serbestleşme süreci açısından değerlendirirsek, 2008’in son derece önemli gelişmelere sahne olduğunu söyleyebiliriz. Bunların başında şehir içi telefon hizmetlerinin rekabete açılmasını sağlayacak yönetmeliğin yayınlanması geliyor.
Bu adımla sektörümüzün büyüme potansiyellerini gerçekleştirmesinin önündeki önemli engellerden biri ortadan kaldırılmış oluyor. Artık alternatif operatörler de numara verebilecek ve tüketicilere hizmet sunabilecekler. Gerçek rekabet başlayacak. Böylece kullanıcıların önünde daha fazla seçenek olmasıyla birlikte, hizmet kalitesi artarken,fiyatların düşmesi söz konusu olabilecek.
Bu konunun sektörümüz açısından önemini yeterince vurgulayabilmek açısından pazar hacmi yönünden bir örnek vermek isterim. Şehir içi görüşmelerin hacmi dakika olarak baktığımızda şehirlerarası aramaların 5-6 katı düzeyine ulaşmaktadır. Bu nedenle, şehir içi trafik taşıma ve numara verme hakkı dediğimiz zaman yaklaşık 4 milyar dolarlık bir pazarın rekabete açılmasından bahsettiğimizi unutmamalıyız.
Geride bıraktığımız yılın bir başka önemli gelişmesi hiç kuşkusuz 3 G ihalesi ve yetkilendirmesi oldu. Mobil operatörlerin yeni yatırımlara girişmesi hem mobil hem de sabit erişim tarafında rekabete yeni bir boyut getirecektir.
Sektörümüzde tabloyu değiştirmeye aday diğer önemli gelişmeler arasında ise MVNO (Sanal Mobil Operatörlük) yetkilendirmesi, MVNE (mobile virtual network enabler), VoIP (IP tabanlı ses), WiMax teknolojilerinin yaygınlaşması, alternatif fiber altyapı işletmeciliği sayılabilir.
Bunlar 2009 içinde Türkiye telekomünikasyon sektörüne ciddi bir ivme ve dinamizm kazandıracaktır.
Burada özellikle MVNO üzerinde durmak istiyorum. Bu konudaki açılımlar pazar dinamiklerinin değişmesi açısından önem taşıyor. Mobil operatörler çalışma koşulları hakkında net açıklamalar yaptıktan sonra operatör seçimi konusu gündeme gelecek. Dünyaya baktığımızda uç örnekler dışında mobil pazarın %2-4 kadarlık kısmının MVNO’lara kaydığını görüyoruz. Türkiye pazarı için de benzer bir trend beklenebilir.
Bunlara ek olarak, Yerel Ağın Paylaşıma Açılması (YAPA) ve Veri Akış Erişimi (VAE) üzerinden sunulan geniş bant İnternet servisleri ile yeni iş modelleri gelişecek ve rekabet artacaktır.
Sektör olarak yaşadığımız bir talihsizlik böylesine önemli gelişmelerin dünyanın ve Türkiye’nin ekonomik yavaşlama içine girdikleri bir döneme denk gelmiş olmalarıdır. Ancak hemen vurgulamak isterim ki, ben karamsar değilim. Sektörümüzün her şeye rağmen dinamizmini ve büyümesini güçlü bir şekilde sürdüreceğine inanıyorum.
Telekomünikasyon sektörü diğer sektörlere nazaran daha şanslı bir konumda. Bu sektör, müşterilerin temel iletişim ihtiyaçlarını karşıladığı için ekonominin temel taşlarından birini oluşturuyor.
Alternatif telekom sektörü özelinde değerlendirirsek, müşterilerimizin özellikle iletişim giderlerini azaltmaya en çok ihtiyaç duyduğu dönemde tam da bu amaca hizmet ediyor olacağız. En önemli gelir kalemlerimiz, müşterilerimize tasarruf olarak geri dönecek nitelikte olduğu için, 2009 yılı içerisinde de büyümemiz devam edecek.
2009’a baktığımızda önümüzdeki tablo böyle görünüyor. Sektördeki tüm kuruluşların kendilerini bu tablonun gereklerine göre hazırlamaları gerekiyor. Borusan Telekom olarak bizim yaptığımız budur.
2008 yılında teknolojik altyapımıza çok ciddi yatırımlar yaptık. Altyapımızın çeşitliliğinin arttırılmasına yönelik fiber, Yerel Ağın Paylaşıma Açılması (YAPA) ve Veri Akış Erişimi (VAE) yatırımlarımıza ağırlık verdik. Yeni oluşturduğumuz fiber altyapımız üzerinden büyük ölçekli kurumsal müşterilerimize hizmet vermeye başladık. VAE yöntemi ile de müşterilerimize erişim hizmetleri sunuyoruz.
2009 yılında kendi fiber altyapımız üzerinden daha büyük ölçekte hizmet sunmak ve bu yönde müşteri sayımızı artırmak, YAPA ve VAE yatırımlarımız sayesinde genişbant erişim yöntemi ile öncelikle küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) ve sonrasında bireysel pazara ulaşmak, bu segmentlerdeki müşterilerimizin de ses ve data hizmetlerimizden faydalanmalarını sağlamak bizim için önemli bir açılım olacak.
Borusan Telekom olarak zengin bir ürün ve hizmet portföyüne sahibiz. Ayrıca müşterilerimize kriz döneminde ek avantajlar sağlayabilmek için özel tasarruf paketleri oluşturduk. Bu paketlerden faydalanmak isteyen müşterilerimiz, iletişim giderlerinde daha da yüksek oranlarda indirimler elde edebilecekler.
2009 için en büyük dileğimiz sektörümüzde başlatılan açılımların gecikmeden tamamlanması ve adil rekabet ortamının hızlı bir şekilde tesis edilmesidir. Bunlar gerçekleştiği takdirde telekom sektörü hızla büyürken, Türkiye’nin krizden az hasarla ve güçlü bir şekilde çıkmasına katkıda bulunan lokomotif sektörlerden de biri olacaktır.



Kaynak : 