Türk Telekom’un geçen yıl satın aldığı firmalardan birisi Sebit’ti. Türk halkının Vitamin ile adını daha fazla duymaya başladığı bu şirket, eğitim konusunda ürünleri olan bir firma ve başka bir projesi de 6.Çerçeve programından fonlandı ve bugünlerde üretim aşamasında.
iClass’ın, 1998 yılından beri desteklenen 233 e-öğrenme projesi arasında uzunluk ve bütçe açısından en büyük 2’nci proje olduğuna dikkat çeken Türker, ürüne dönüştürme çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Bireyselleştirilmiş e-öğrenme konusunda Avrupa’daki geçmiş Ar-Ge deneyimlerini toparlayan ve kendi çoklu ortam içerik deneyimini masaya koyan bu dev projeyi bize 6’ncı Çerçeve Projeleri Teknik Yöneticisi Ali Türker anlattı.
Ali Türket projenin geldiği noktayı anlatmak için heyecan duyuyor. Ama çokça tartışılan, sürekli etkinliklerle anlatılan ve desteğini almak için istek duyulan çerçeve programlarından birini bitirme deneyimini yaşayan şirketin anlattıklarını kayda geçirmek bizim için de heyecan verici.
turk-internet.com; iClass projesi nedir? AB çerçeve programlarından aldığı destek konusunda bilgi verir misiniz?
Ali Türker; Avrupa Komisyonu’nun Araştırma ve Teknoloji Geliştirme Çerçeve Programları 1984’de çok basit bir tez ile başlamış : Üye ülkelerin kurum ve kuruluşları bir araya gelip Ar-Ge faaliyetlerinde ortak kazanımlar hedeflerse Dünya çapında daha etkin sonuçlar elde edilebilir diye düşünülmüş.
Bu tez uyarınca açık çağrı ile eksperlerden toplanan Ar-Ge hedefleri derlenip öncelikli alanlar belirleniyor ve uzun süreli en az 3 ülkeden partnerlerin katıldığı projeler fonlanıyor.
2002-2006 yılları arasında yapılan 6. Çerçeve Programı’nda, işte bu öncelikli alanlardan biri “teknoloji desteğinde bireyselleştirilmiş öğrenme” idi. SEBIT bu programın başında, bireyselleştirilmiş e-öğrenme konusunda Avrupa’daki geçmiş Ar-Ge deneyimlerini toparlayan ve kendi çoklu ortam içerik deneyimini masaya koyan dev bir proje teklifi verdi.
Aslında 7 alt projeden oluşan bu entegre proje için 11 ülkeden 22 partner bir araya gelmişti. Projenin yerli ortakları arasında ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü ile eğitim sektörümüzden RtB de vardı.
Çok uluslu firmalardan da Siemens’in yanı sıra Microsoft, Sun ve Intel ortaktı. Projenin kabulü ile 13 milyon avro’luk bütçenin 9 milyon avro’sunun fonlanması onaylandı. Böylece 1 Ocak 2004 başlayan proje 54 ay sürdü.
Komisyon’nun maddi desteği yanında seçtiği proje hakemleri kanalıyla önemli bir yönlendirici desteği olduğunu da belirtmem lazım. Bu Ar-Ge konuları o kadar güncel ki böyle uzun soluklu projelerde Dünya’daki hızla değişen eğilimler karşısında bir anda fuzuli kalmak olası. Açıkçası birçok entegre projenin kaderi bu olmuştur.
Bu tip uzun ve geniş çerçeve projelerinde başarı oranı onda birdir. 1998’den beri öncelikler arasında olan e-öğrenme alanında 233 çerçeve projesi açılmış. Bunların arasında bitebilenlerin en büyüğü iClass’dır. Bu açıdan, Komisyon’un bilgi kaynaklarını kullanabilmek, sürekli öncü kalmamızda bize yardımcı oldu.
turk-internet.com; Bu projede bundan sonra ne olacak ?
Ali Türker; iClass’ı yaz aylarındaki çok olumlu geçen son değerlendirme toplantısının ardından bitirmiş olduk. Şimdilerde muhasebeyi sonlandırıp, fikri hak anlaşmaları ile projeyi kapatmaktayız.
Çerçeve projelerinin son ürünleri rekabet öncesi prototiplerdir. iClass da zengin eğitim teknolojisi model ve metodolojileri yanında bunlara gövde kazandıran bir yazılım prototipi ile sonuçlandı.
Şu an SEBIT’in Vitamin ve Adaptive Curriculum içeriğini özünde bir kişisel öğrenim yönetim sistemi olan iClass’a ekleyip, daha dolu ve kullanışlı bir sistem, bir son ürün yapmaya çalışıyoruz.
Bir yandan da Avrupa ve Türkiye’deki eğitim bakanlıkları ile temasları sürdürüyoruz. Avrupa’dan 31 eğitim bakanlığının teknoloji paylaşımı için ortak kurduğu EUN partnerimizdi. Onlar da bu süreci destekliyor.
Fonlanma konusunda aslan payının SEBIT’de olduğunu söylemem gerek. İdari açından Komisyon’a yakın olduğu için koordinatör Siemens Belçika oldu ama teknik koordinasyonu SEBIT adına bizzat ben yürüttüm. Geliştirme eforunun ciddi kısmı da üstümüzdeydi. Bu yüzden bütçenin 2.6 milyon avro’sunu biz kullandık. Bu tutar hala daha sonraki çerçeve projeleri de dahil, ülke rekorumuzdur.
Ticari bir kurum olduğumuz için, komisyon bu masrafın yarısını fonladı. Yine de projeden en çok fon alan partner bizdik.
turk-internet.com; Bu proje hangi nedenle yapıldı? Amacına ulaştı mı? Nasıl uygulanacak?
Ali Türker; SEBIT’in ana hedefi, yeni nesil (2010 sonrası) Vitamin ürününün Ar-Ge maliyetini aşağı çekmekti. Proje kazanımları doğal olarak mevcut Vitamin ürününü de etkiledi. Ancak asıl değerlendirme için yeni nesli bekleyeceğiz.
Bu “yeni nesil”, mevcut Vitamin ile, “öğrenme için teknolojinin desteğini alma becerisini kazanmış öğrenciler” diye de algılanabilir. Zira iClass temelinde öğrencilerin kendi öğrenme sorumluluklarını üstlenmesi prensibi üzerine kurulmuştur.
Bunu büyük ölçüde başardığını, özellikle EUN liderliğinde, 15 ülkeden 600’e yakın kullanıcı ile yapılan değerlendirme ve pilot çalışmaları ile gösterdik.
Uygulamada ise yazılımın kullanımının yanı sıra tasarlanan dönüşüm metodolojisini de devreye almak gerek. Elbette bu zaman alacak bir süreç.
turk-internet.com; Projede kaç kişi çalıştı?
Ali Türker; İşleri organize ederken kullandığımız, projenin ePosta listesinde 550 kişinin adresi var. 54 ay uzun bir süre. Birçok araştırmacı çalışmalara dahil oldu. Çok sayıda master ve doktora tezi yazıldı. iClass’a atfen 25 hakemli dergi makalesi yayınlandı. Toplamda 155 bilimsel yayın, projenin bulgularını yayma amacıyla kaleme alınmıştır. Tabi araştırmacıların yanı sıra iş geliştirenlerden patent avukatlarına kadar çok sayıda insan rol aldı.
Proje son raporuna göre 1970 adam-ay kullanılmış. Bu da ayda 36,5 adam-ay eder. Bu eforun 580 adam-ayını SEBIT ortaya koydu.
SEBIT’in bütçe payı ile adam-ay payı arasındaki fark, Türkiye’deki işgücünün AB ölçeğinde ne kadar ekonomik olduğuna işaret eder.
SEBIT’in projeye geniş katılımı ile personelimizin eğitim teknolojileri alanında kazandığı uzmanlığın büyüklüğünü tahmin edersiniz.
Bence ayrıca kayda değer olan uluslararası Ar-Ge projesi yönetiminde öğrendiklerimizdir. Ar-Ge projeleri diğer projeler gibi keskin ve net planlanıp yapılamıyor. Zira araştırma riski açısından deneme yanılma payı büyük bırakılmalı.
Bu koşulda, her biri kendi araştırma hedeflerini tutkuyla kovalayan akademik kadro ile titiz tanımlar bekleyen profesyonel yazılım geliştiricileri nasıl aynı sayfada buluşturup, yol haritası vereceksiniz?
İşte bunun için birçok metodoloji ve araç eskittikten sonra işleyen yöntemler geliştirdik. Bence, başlangıçta büyüklüğü pek öngörülmeyen bir kazançtı bu.



Kaynak : 