Bugün görüştüğüm bir bilgisayar donanım firmasının sahibi, krizin “dış kaynaklı ve bizim yönetemeyeceğimiz kadar büyük” olduğunu belirterek, olayın Türkiye’de bu denli büyümesinde medyanın da ciddi ölçüde payının bulunduğunu söyledi.
Şimdi, iyi güzel, ama hiç kimse kalkıp medya kuruluşlarından, işsizlik oranının yüzde 12,3’e çıkmasını davul, zurna ve halayla vermesini beklememeli.
Yine bugün, vasıta beklerken karşılaştığım manzara ancak ‘felaket’ kelimesiyle özetlenebilecek türdendi. “2 kutu yara bandı 50 kuruş”, “3 paket ıslak mendil 1 lira”, “renkli kalemleri dahil boyama kitabı 1 lira” Evet, akıl alır gibi değil, korkunç bir devalüasyon ortamında, kar soğuğunda, yaş ortalaması 40 olan bu insanların hayatlarını devam ettirebilmek adına, ‘minicik’ kar marjıyla satmak için çabaladıkları şeylerden sadece bir kaçı bunlar.
Her şeyin bariz bir şekilde ortada olduğu bir ortamda, artık ‘mızrak çuvala sığamaz’ hale geldi.
Kasım ayından beri otomotiv başta olmak üzere, üretime dayalı bir çok şirket faaliyetine ara vermek durumunda kaldı. İşkur’a, iş bulmak umuduyla başvuruda bulunan işsiz sayısında bir önceki aya göre yüzde 400 oranında bir artış yaşandı. Kentlerdeki işsizlik oranının yüzde 13’ün üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Geçtiğimiz Kasım ayında tarım dışı işsizlik yüzde 15,4’e tırmandı. Genç nüfusun işsizlik oranı ise yüzde 23,9’a çıkarak tam anlamıyla bir işsizler ordusunun oluştuğu ortaya çıktı. Bu, bir başka değişle, her 4 gençten birinin işsiz olduğu ürkütücü bir tabloyu karşımıza çıkartıyor. Buna, iş bulma umudunu kaybetmiş insanlar da eklenince işsizlik oranı bir anda yüzde 18,6’ya yükseliyor.
Reel sayının 5 milyona ulaştığı tahmin ediliyor.
Bir diğer yanda ise, Tüketici Güven Endeksi, açıklanan işsizlik verileriyle tam bir tezat niteliği taşıyor. 100 puana yaklaştıkça artan, uzaklaşıldığında ise azalan güven endeksi, son verilerle, tüketicilerin güveninin arttığını gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu, Tüketici Güven Endeksinde yüzde 2,37 oranında bir artış görüldüğünü açıkladı. Araştırmanın, Ocak ayı sonuçlarına bakıldığında, Aralık ayına göre yüzde 2,37 oranında bir artış görülüyor. Geçen yılın Eylül ayında 80 puan olarak tespit edilen endeks, Kasım’da 68 puana kadar gerilemişti.
Ekonominin, can damarı sayılan ve tesislerin olmazsa olmazları arasında yer alan enerjide ise önemli gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün, enerji ağırlıklı Rusya gezisinin hemen ardından, yenilenebilir enerji kaynakları arasında yer alan rüzgar, su, güneş enerjisinden daha etkin yararlanılmasını sağlayacak çalışmalar hız kazanıyor. Bu çerçevede, Enerji Bakanlığı, özel sektörden elektrik satın almak için ihale açıyor. Bakanlıktan, yapılan açıklamalara göre, dört yıllık bir süreci kapsayacak olan ihaleyle, yatırımcılara daha uzun vadeli plan yapabilmelerinin kapısı aralanmış olacak. Alt ve üst sınır bulunmayacak ihaleyle tüketicilerin rahatlatılması hedefleniyor.
“Teğet geçti mi, geçmedi mi” tartışması biteli çok oldu aslına bakarsanız. İnsanlar, canlarını kurtarmanın telaşına düştüler. TÜİK’in, açıkladığı yüzde 12’lik işsizlik oranı pek çok şeyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Konu, valilik kanalıyla beyaz eşya dağıtılarak örtülemeyecek kadar vahim. Geçtiğimiz hafta bir konferans dolayısıyla gittiğimiz Şanlıurfa’da, insanların dile getirdikleri, aslına bakarsanız batıdaki insanların söylediklerinden çok farklı değil. Herkesin ortak temennisi, kaygan olmayan bir zeminde, insan onuruna yaraşır bir şekilde hayatı idame ettirebilmek.



Kaynak : 