Global kriz hala sürüyor. Türkiye pazarına etkisi için de çeşitli yorumlar yapılıyor, ölçüm araçları aranıyor. Biz konuyu, bilişim sektörünün en büyük dağıtıcılarından Arena’nın Genel Müdürü İzi Kohen’e sorduk. Kohen farklı bakışı ile krizin içeriği konusunda ilginç tespitler yaptı ve sektörün durumunu anlattı.
turk-internet.com : Kriz bu sektörü nasıl etkiledi?
İzi Kohen : Olayların iyi tarafına bakıp, geliştirdiğin zaman daha iyi şeyler çıkar. Yangın var. Tamam ama iş yapacaksak, işimizi her koşulda iyiye taşımak zorundayız. Gidip eve oturalım, yangına rağmen ayakta kalalım. Böyle bir şey olmaz.
Krizi fırsata çevirmek lafı var ya. İcat yapmaya gerek yok. Bunun yolu krizi en az zararla ve yok olmadan atlatmaktır. Tabi kullanabilecek olanlar var, olmayanlar var. Ama krizin çözümü nedir: “Ateşi indirmek ve peynir ekmekle bu krizi atlatmak”.
Krizden sonra tekrar iyi günler gelecek. Telaşa ve paniğe gerek yok. Sadece zamanında önlem almak lazım.
Turk-internet.com : Kriz kanalı ve dağıtım sektörünü nasıl etkiledi?
İzi Kohen : Hatırlarsan daha önceki bir konuşmamızda, bu sektörün en büyük düşmanının ABD’deki ve dünyadaki yani “gelişmiş borsalar” olduğunu söylemiştim. Başta Intel ve Microsoft olmak üzere, şirketlerin birbirleri ile yaptığı rekabet, ciro ve sürekli büyüme beklentisi. Sürekli büyümenin teşvik edilmesi ve küçülmenin de cezalandırılması..
Düzenin değişmesi lazım. Arz değerlendirmesinin makul bir yere gelmesi lazım.
Bu söylediklerim AVM (alışveriş merkezleri) için de geçerli. Herkes pahalı dekorasyonlar, birbirinden güzel dükkanlar yaptılar binlerce euro kiralar ödüyorlar. Sanki sonsuz bir talep varmış gibi. Ama bunun bir sınırı var.
Sadece İstanbul’a bakalım, bir sürü alışveriş merkezi var. Ama halkın nüfusu bu kadar büyümüyor ki. Zaten halk mevcut alışveriş merkezlerine gidiyor. Zaten bu AVM’ler orta direğe hitap ediyor ve tam tersine bu “orta direk” azalıyor. Edirne’den Galeria’ya, Akmerkeze halk zaten geliyor. Şimdi siz kalkıp Edirne’nin ortasına da Akmerkez açarsın ama talep değişmiyor ki, üstelik Edirne’deki dükkan 10.000 dolar.. Akmerkez’e 20.000 $ ödersin. Mekan masrafı artar ama eriştiğin talep artmaz. Muhakkak artar ama öyle muhteşem bir artış olmaz.
Turk-internet.com : Krizin dünyayı değiştireceği yorumu var. Buna sen de katılıyorsun..
İzi Kohen : Bu kriz bütün dünya için iyi olacak. Bence Türkiye de taklit edecek.
Bu krizin asıl anlamı bence değerin yeniden tanımlanmasıdır. Bakın son zamanlarda çılgınca bir şey var. Hergün bir tane tablo üreten adamların tablolarına 10.000 – 20.000 $ paralar ödeniyor. Sonra o resimler alınıp bodrumlara depolanıyorlar. Bu resimler bu kadar eder mi? Neden bodrumlara tablo depoluyorlar?
Değer yargıları artık değişiyor. Neden adamın birinin çizdiklerine bu kadar para vereyim. İşte boyası, tuvali, adamın bir günlük çalışması filan filan, fazlasıyla ödeyeyim ama bin katı, yüz katı ödemeyeyim.
Aynen böyle şirketlerin başarı kriterleri de yeniden tanımlanacak. Her çeyrek büyümeleri ya da küçülmememeleri değil, alt satırdaki kar rakamı önemli olacak.
İnsanlar hep buna yani şimdi olduğu gibi büyümeye odaklandıkları zaman durum böyle oluyor. Her çeyrek bunu gerçekleştiremeyebilirsin. Beceremezsen karşılaştığın ceza o kadar büyük ki, CEO’ların aldığı primler o kadar büyük ki, stock options filan.
Ya gaza sonuna kadar da basmalısın diye bakılıyor ama gaza böyle basarsan da motora zarar verir.. Ya da zeka oyunu yada bir şeyi başka bir şeyi gibi göstererek yapabilirsin..
CEO’lara stock optionların gider olarak yazılması gerektiği Enron rezaletleri ile birlikte ortaya çıktı. Bu kardan düşmüyor. Doğaya aykırı. Aynı değeri 10 kere satmışlar oluyor.
Türev Pazar 60 trilyon dolarmış. Yüzlerce kez satmışlar. Binlerce kez satmışlar. Bu nedenle de evin değeri 1 $ düşünce, pazar 3000 kere düşüyor. Her şeyi gayrımenkulle değerlendirmişler. Onun değeri düşünce de hepsi düşüyor.
Tüm bunlar hırsın bedeli. En çok bedeli de en çok hırsı olan ödeyecek. Yani hırsına göre ödeyeceksin. Uçağa, jetlere binenler binmemeyecekler. Somon yiyemeyecek..
Turk-internet.com : Türkiye’de durum bu değil ama
İzi Kohen : Türkiye’de şirketlerin performansının borsalardaki performansları üzerine etkisi o kadar yok. Tuzları daha kuru. Türkiye’de olacaklar daha mülayım.
Bizim başımızda daha büyük belalar var ama boyutları küçük. Türkiye’de de krizden hırsı çok olan firmalar daha çok etkilendi.
Bu röportajın devamını İzi Kohen : Bu Krizde Önemli Olan Nakit Akışı Korumak – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 