Bu röportajın ilk bölümünü İzi Kohen : Krizin Sonunda Şirketlerin Büyümeleri ya da Küçülmelerine Değil, Kar Rakamına Bakılmaya Başlanacak – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Türk Bilişim sektörünün can damarı dağıtıcı sektörü ve kanal. Arena Genel Müdürü İzi Kohen bize bu bölümdeki kriz değerlendirmelerini yapıyor :
Turk-internet.com : Bir önceki bölümde, krizden hırsı çok olan firmalar etkilendi dediniz. Türkiye’de hırsı daha çok olan firma nedir?
İzi Kohen : Çok risk alanlar. Stokları, müşteriye verdiği krediler, vadeler , eleman sayısı, bina yatırımları, bankalardan aldıkları kredilerle, ihtirası çok açılanlar, agresif hedefler koyan şirketler en çok etkilenenler olacaklar.
Turk-internet.com : Şimdiden kapatan firmalar duyduk. Infronic gibi, Ufotek gibi.
İzi Kohen : Infronic, Meteksan’ın Dell operasyonu için aldığı ama neden satın aldığını bilmediği bir şirket. İş modeline uygun değildi. Kapandı. Aynı işler şimdi kendi bünyesinde hareket ediyor. Ortakları vardı. Hisselerini satıp çıktılar.
Ufotek, herhalde nakit akışını iyi takip edemedi. Büyümeye ve geleceğe oynadı. Reklam verdi. Markasını yaygınlaştırmak için çok fazla taviz verdi. Umduğu gerçekleşmedi. Ne gerçekleşmedi dersen; pazar umduğu kadar büyümedi, hatta küçüldü.
Kendi sermayesi ile iş yapmayan (distribütorler), tedarikçilerden, yatırımcı ve financılardan gelen paralarla büyüyen ekonomilerde, nakit akış planlanamıyor, kendi kendine akıyor. Pazar büyüyorken sorun yok ama küçülürse nakit akışta hatalar ortaya çıkıyor. Nakit akışını iyi yönetemeyen batar..
Ben hep söylerim, şirkette 3 top vardır. Bunların 2 si lastiktir, 3cüsü ise cam. Lastik olanlar kar ve cirodur, bazen daha bile yükseğe çıkarlar. Üçüncüsü yani cam top nakit akıştır, bir kere yere düşürdünüz mü kırılır.
Bu dönemde ayakta kalmaya bakmak lazım. Bimeks’in Genel Müdürü ve finans profesörü, Vedat’ın lafıdır “Dönem kar zamanı değil, ar zamanıdır” …
Turk-internet.com : Bu krizin 2001’den farkı nedir?
İzi Kohen : 2001 de Şirketlerin önceliklerini şöyle tanımlardık.
1.Risk yönetimi
2.Nakit akış ya da işletme sermaye yönetimi
3.Kar
4.Ciro ve Pazar payı
Aldığımız her kararda, baktığımız 1.faktör risk yönetimi, ikincisi nakit akış, üçüncüsü karlılık ve dördüncüsü de ciro ve pazar payları idi.
Yatırım yaparken, hatta eleman alırken bile, stoğa mal koyarken, kur riski vs değerlendirirdik. Her ürün için ayrı değerlendirme sistemi bile vardı. Bir binayı almak mesela, boşuboşuna alma riskine bakılırdı, yatırımı yapmak yerine belki de kiralamak daha ucuz ya da pahalı. Sonuçta her konuda risk yönetimine bakardık. Bir malı sigortalamak mı, sigortalamamak mı daha uygun mesela.
Bu krizde ise önemli olan nakit akış. Bir yerden mal alıyor, bir yerden satıyoruz. 10 liraya aldığımız malı, 9 TL’ya satamayınca, ya da dolar arttığı zaman düşük kurdan tahsil edersen ya da şirket masrafları şirket karlarından büyükse.. bunun adı batmak oluyor. Demin bahsettiğim cam topu düşürmeyeceksin ve kırmayacaksın.
Bankalardan kredi almanın da sınırı olması lazım. Böyke bir kriz gelince bankalar geri istiyor ya da faiz öyle büyük oluyor ki, sen gelirinin üstünde faiz ödüyorsun. Ödemeler dengesi, en önemli şey. Krizde fırsata gerek yok, sen ödemeler dengesini tut yeter.
Bir de bu dönem “güven” unsurunu kaybetmemek lazım. Eğer bunları aksatırsan, müşteri gider rakibinle çalışmaya başlar. Kriz dönemlerinde firmalar en güvenilir yere mal vermeye başlar. Kar ve ciro da zaten sonradan geliyor.
Ekonomi iyi giderken, pazardan feragat etmeye başlıyorsun.. Demin saydığım faktörlerde yukardan aşağıya doğru, önce risk alabilirsin, sonra nakit akışından da fedakarlık edersin, işler daha da iyi olursa kardan ve en sonra da cirodan fedakarlık edersin..…
Ekonomi kötüleştikçe bu sefer aşağıdan başlıyorsun.. bu kadar ciro yapmayalım.. daha az kar edelim.. gibi
Bu krizden önce de arada sallantılar hep yaşıyorduk. Türkiye hep hep büyümüyor. AKP kapatma davasında benzer şeyler yaşandı. Aslında biz bu krize hazırlıklıydık. Kapatma davasından dolayı, biz zaten önlem almaya başlamıştık. 2001 krizinde öğrendiğimiz şeyleri, biz mart ayından itibaren zaten uygulamaya başladık.
Neler yapmıştık? Zaten okumaya başlamıştık. Ekimde dersimizi yeniden yaşamaya başlamıştık. Türkiye’de büyük bir şey olmadı. Bankalarımız da zaten aşılanmıştı.
Bu röportajın devamını İzi Kohen : Dünya’da Değerler Yeniden Yorumlanacak – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 