AB, dijital reklamlardaki hakimiyetini kötüye kullandığı gerekçesiyle Google’a 2,95 milyar euro (3,5 milyar $) para cezası verdi ve ön kararının Google’ın reklam teknolojisi iş kolunun bir kısmını elden çıkarması gerektiği yönünde olduğunu belirtti. Bu, AB’nin bugüne kadarki en büyük ikinci antitröst cezası oldu.
Google’ın, reklam teknolojisindeki hakim konumunu, üçüncü taraf siteler ve uygulamalarda kendi hizmetlerini (reklam borsası (AdX) ve yayıncı araçları gibi) kayırarak ve rakiplerini fiilen devre dışı bırakarak kötüye kullandığı tespit edildi.
AB, Google’a bu “kendini tercih etme” uygulamalarını ve içsel çıkar çatışmalarını ele almak için çözüm önerileri sunması için 60 gün süre verdi. Google bu düzenlemelere uymazsa, Komisyon, reklam teknolojisi işinin bazı kısımlarının zorunlu olarak elden çıkarılması da dahil olmak üzere daha güçlü çözümler uygulayabilir.
Karar, AB’nin rekabet yaptırımları konusundaki kararlı duruşunu gösteriyor ve kalıcı tekelci uygulamaları engellemek için sadece para cezalarının değil, yapısal değişikliklerin de gerekli olabileceğini gösteriyor. Bu, Google’ın on yıldan kısa bir süre içinde AB’den aldığı dördüncü büyük para cezası; Alışveriş, Android ve AdSense davalarıyla ilgili cezalar da cabası.
Aynı gün, ABD yetkilileri Google’ın reklam teknolojisi operasyonlarını bölmeye yönelik paralel bir antitröst girişimini açıkladı. Karar anında siyasi yankı uyandırdı. Donald Trump, para cezasını ayrımcı olarak nitelendirerek, 301. Madde ticaret soruşturması aracılığıyla misilleme niteliğinde tarifeler getirilebileceğine işaret etti.
Bu hamle, özellikle teknoloji politikası ve tarife müzakereleri konusunda ABD-AB ticaret görüşmelerini zorlaştırabilir. Google ise karara şiddetle karşı çıktı ve haksız olduğunu söyledi. Google, reklam teknolojisi hizmetlerinin rekabetçi kalmaya devam ettiğini ve kararın Avrupa işletmelerine zarar verebileceğini savunarak karara itiraz etmeyi planlıyor. Önceki davaların aksine, bu durum yalnızca mali cezalara değil, gerçek bölünme önlemlerine de yol açabilir.
AB’de Google’a Karşı Açılan Önemli Antitröst Davaları
- Google Alışveriş (2017) : 2,42 milyar euro ceza verildi. Nedeni, Google’un, arama sonuçlarında kendi karşılaştırmalı alışveriş hizmetini öne çıkararak hakimiyetini kötüye kullandı ve rakiplerini alt sıralara düşürmesi olarak verildi. Google’ı AB’de Alışveriş sonuçlarının görüntülenme biçimini değiştirmeye zorladı. Google temyize gitti; dava halen yargı incelemesinde.
- Android (2018) : 4,34 milyar euro (AB’nin bugüne kadarki en büyük antitröst cezası) ceza verildi. Nedeni, Google’un, Google Arama’nın hakimiyetini pekiştirmek için Android cihaz üreticilerine ve operatörlerine yasa dışı kısıtlamalar getirmesiydi. Chrome ve Arama’nın önceden yüklenmesini zorunlu kıldı. Çatallı Android sürümlerinin kullanımı engellendi. Ama ceza sonucunda Google lisanslama modelini değiştirdi; Avrupa’daki cihaz üreticileri artık Google uygulamaları için ödeme yapmak zorunda. Google cezaya itiraz etti, ancak AB Genel Mahkemesi 2022’de para cezasını büyük ölçüde onadı (biraz düşürülerek 4,125 milyar avroya indirildi).
- AdSense (2019) : 1,49 milyar euro ceza kesildi. Nedeni, Google’un, üçüncü taraf web sitelerinin rakiplerinin arama reklamlarını göstermesini kısıtlayarak hakimiyetini kötüye kullanmasıydı. Google, yayıncılar için münhasırlık koşullarını gevşetti. Ama dava temyiz aşamasında.
- Reklam Teknolojisi (2025) : 2,95 milyar euro ceza kesildi. Nedeni, Google, reklam teknolojisi alanında kendi reklam borsasını (AdX) ve yayıncı araçlarını tercih etmesi. AB, para cezalarının tek başına yeterli olmadığını söylüyor → yapısal çözümler (olası elden çıkarma) artık masada. AB, Google’ın iş kollarının bölünmesini ilk kez açıkça önerdi.
Özetle, şimdiye kadarki toplam cezalar: ≈ 11,2 milyar €
Tüm davalar, Google’un rakipleri dışlamak için her bir alanda (Arama, Android, Reklamlar) hakimiyet kurmasıyla ilgili. Daha önceki para cezaları davranışsal düzeltmeler gerektiriyordu; bugünkü karar yapısal ayrışmaya işaret ediyor.AB kararları, ABD Adalet Bakanlığı’nın Google Ads’e karşı devam eden antitröst davasıyla giderek örtüşüyor. Ancak Donald Trump’ın hükümetinin yaklaşımını göreceğiz.
Küresel düzenleyici momentumu yükseliyor. Büyük Teknoloji hakimiyetini sınırlama yönünde başka yerlerde (örneğin ABD) benzer eğilimleri güçlendiriyor. Ancak devam eden ticaret müzakereleri sırasında, transatlantik ilişkilerde gerginliği artırması muhtemel.



Kaynak : 