Bu röportajın ilk bölümünü Alpay Özbay; Bu Kadar Mağaza Metrekaresini Besleyecek, Hayatta Tutacak Talep Yok – 1 ve ikinci bölümünü Özbay : Sektörden Hep Gelecekteki Güzel Günler için Bugünün Riskinin Üstlenilmesi İstendi – 2 başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Koyuncu Elektronik Genel Müdürü Alpay Özbay ile kriz hakkındaki söyleşimize kaldığımız yerden devam ediyoruz.
turk-internet.com; Bilgisayar sektöründe kriz daha yeni başlıyor diyenler de var. Siz ne dersiniz?
Alpay Özbay; Ekonomik kriz açısından bilgisayar sektörünün, genel piyasadan farklı seyrettiğini düşünmüyorum. İnsanlar bizim ürünlerimizi severler ve kullanırlar. Firmalar bizim ürünlerimizle para kazanırlar. Genel koşullar ne ise bilgisayar sektörünün de bunu izleyeceğini tahmin ediyorum.
Ancak yapısal değişimler bilgisayar sektöründe ciddi sorunlar açacak ve önemli bir krizsel etki yaratacaktır. Ancak bu kriz olmasaydı da oluşacaktı. Biz kendimiz bu savaşı tercih ettik. Gereken değişimleri yapamadık ve şimdi sonuçları ile baş etmek zorundayız.
turk-internet.com; Krizden nasıl çıkmayı düşünüyorsunuz?
Alpay Özbay; İlk olarak gelir gider bütçelerimizi krize uygun bir biçimde kurguladık. Gelirlerimizin daima giderlerimizin üstünde olmasını sağlayacak tasarruf tedbirleri ve karlılık hedeflerini tespit ettik. Önemli bir avantajımızın rakiplerimizdeki iş kaybının belirli bir bölümünü kazanacağımız olduğuna inanıyoruz. Rakip firmaların iş hacmi oluşturma imkanlarının daralması, bu işlerin bazılarının bize döndüreceğini düşünüyoruz.
Bunun yanında bizimle çalışmalarını sürdüren iş ortaklarımızın karlılığının sağlanmasını birinci ödevimiz olarak görüyoruz. Gerek müşterilerimiz gerekse tedarikçilerimiz için daima kazandıran bir iş ortağı olmaya çalışıyoruz. Bildiğiniz gibi 2006 yılından itibaren biz müşteri adedimizi 1000 civarından 200 adede doğru geri çektik. Dağıtım kanalına, bölgesel katmanların olması gerektiğine ve müşterilerimizin kazanmaları gerektiğine inanıyoruz. Hizmet alt yapımıza 2007 yılında Koyuncu 2.0 adı verdiğimiz önemli yatırımlar yaptık. Bizimle çalışmaktan mutlu olacak, alım satımında kar edecek iş ortaklarımızın krizde bizimle birlikte olmaya devam edeceklerini ve birlikte bu zor günleri geçeceğimizi düşünüyorum.
turk-internet.com; Teknolojik ürünlerin ömürleri hızlı yeni ürün geliştirilmesi dolayısıyla çok kısa. Buna ne gibi bir çözümünüz var?
Alpay Özbay; Böyle bir çözümümüz yok. Aksine dürüst olmak gerekirse bildiğiniz gibi bizim sektör olarak işimizin temeli bu. Aynı ürün diyemeyiz ama çok benzer ürünü, aynı kişiye defalarca satmaktan geçer bizim işimiz. Daima daha hızlısını, daha büyüğünü satarız ama sonuçta hep aynı şeyi satarız. Bu nedenle bizim ürünlerde sürekli değişir, kodlar sayılar gigarhertzler, megabytelar artar ama ürün değişmez.
turk-internet.com; Eleman çıkarttınız mı?
Alpay Özbay; Biz yıl sonunda perfromans değerlendirme sonucunda ekonomik kriz nedeniyle değil tamamıyla performansları nedeniyle her yıl yaptığımız uygulamaları yaptık ve çok az sayıda (tam olarak 9 kişi) işten çıkarmak zorunda kaldık. Ancak dediğim gibi bunun ekonomik kriz ile bir ilgisi yok. Biz krizlerde dahi olsa sahip olduğumuz insan kaynaklarının kalite ve tecrübesinin sahip olduğumuz en değerli sermaye olduğuna inanıyoruz. Firmanın finansal sermayesi, kontratları, büyüklüğü hep insan kaynakları imkanlarından sonra gelmektedir. Sonuçta ne satarsanız kaça satarsanız satın, hep insanlarınızın yaptığı çalışmaların sonucunda başarı görebilirsiniz. Bu nedenle eleman çıkarmayı düşünmüyoruz aksine on kişiye yakın eleman almayı bütçeledik ve görüşmelerimizi sürdürüyoruz.
turk-internet.com; 2009 için ne gibi öngörü ve beklentileriniz var?
Alpay Özbay; 2009 yılı genel ekonomik durum itibarıyla parlak olmayacak gibi görünüyor. İyileşmenin ve talep canlanmasının 2010 ikinci çeyrekten itibaren geleceğini düşünüyorum. 2009 yaz aylarında biraz ekonomik krizi unuturuz ama Eylül gibi zor günlerin geleceği aşikar. ABD’nin son aylarda durumunun iyileşmeye başlayacağı ve bunun da birkaç ay içerisinde Avrupa’ya yayılacağını ve sonrasında dünyaya belirli bir finansal genişleme sağlayacağını düşünüyorum. Bu olmadan Türkiye’deki yapılan çalışmaların tam başarılı sonuç verme olasılığı görünmüyor.



Kaynak : 