web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa INTERNET İnternet Gelişimi & Sosyolojisi Toplum & Sosyoloji

Nazan Moroğlu: ‘İstanbul Sözleşmesi Şiddetin Önlenmesi İçin Bir Yol Haritasıdır’

turk-internet.com Haber Merkezi-turk-internet.com Haber Merkezi
24 Kasım 2025
-Toplum & Sosyoloji
0
Nazan Moroğlu, Cumhuriyet Tarihinin Dönüm Noktası Lozan’dan Bugüne Açıklaması Yaptı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin açıklamasında, şiddetin kadınların büyük çoğunluğunun yaşadığı bir insan hakları ihlali olduğunu vurgulayarak, İstanbul Sözleşmesi’nin bu mücadelenin en önemli yol haritalarından biri olduğunu ifade etti. Moroğlu şunları söyledi :

“Kadına yönelik şiddet, dünyada ve ülkemizde, kentli – köylü; eğitimli – eğitimsiz; varsıl – yoksul; genç – yaşlı; ev kadını – çalışan kadın farkı olmaksızın kadınların büyük çoğunluğunun yaşadıkları ortak sorundur.

Kadına yönelik şiddet, ister kamusal alanda ister özel yaşamda meydana gelsin, kadının fiziksel, ruhsal, sosyal, cinsel, ekonomik ve dijital açıdan zarar görmesine, acı çekmesine neden olan, onurunu zedeleyen, temel hak ve özgürlüklerini kullanmasını engelleyerek, özgüvenini, girişimcilik ruhunu yitirmesine ve kadınlara karşı ayrımcılığın sürmesine yol açan bir insan hakları ihlalidir.

Kadına yönelik ev içi şiddet, çocukları olumsuz etkilemekte, ailenin ve giderek toplum yapısının bozulmasına neden olmaktadır. Tanık oldukları aile içi şiddet olayları çocukların her açıdan olumsuz etkilenmesine, davranış bozukluğuna, okul başarısızlığına, şiddete eğilimli olmalarına yol açmaktadır.

Tarih boyunca süregelen erkek egemen zihniyetin 1900’lerin başında çıkarılan yasalarda ayrımcılık içeren kurallarla pekiştirilmesi, kadın erkek eşitsizliğine yol açmaktadır.

1970’lerden sonra kadın erkek eşitliği yolunda kabul edilen uluslararası Sözleşmelerin, özellikle 1979 yılında kabul edilen ve 1985’de Türkiye’nin onayladığı Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesinin itici gücüne rağmen gelişimin ağır işlemesinin nedeni araştırıldı. Ve kadın erkek eşitsizliğine yol açan bu sorunun adı konuldu. Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir, denildi.

Aslında kadın ile erkek arasındaki tarih boyunca var olan eşitsizliğe dayalı çok farklı nedenlerden kaynaklanan şiddet olayları olağan bir hareket gibi kabullenilmiş ve bir sorun olarak ele alınmamıştır. Günümüzde fiziksel şiddet olarak adlandırılan fiillere ise “ayıptır” “günahtır” denilmekle yetinilmiştir.

Bu nedenle, aile içi şiddet olayları genellikle gizli kalmakta, özel yaşam alanında şiddete maruz kalanlar bunu kabullenmekte ve çoğu kez de olağan karşılamakta, bu nedenle sessizlik çemberi kırılamamaktadır.

Kadına ve çocuğa yönelik şiddete yol açan etmenlere baktığımızda, başlıca:

– toplumsal nedenler: tarih boyunca süregelen erkek egemen zihniyetin 1900’lerin başında çıkarılan yasalarda ayrımcılık içeren kurallarla pekiştirilmesi ve demokrasinin temel ilkesi olarak kabul edilen kadın erkek eşitliği yolunda 1970’lerden sonra uluslar arası Sözleşmelerin itici gücüne rağmen gelişimin ağır işlemesi;

– biyolojik nedenler: erkeğin yaratışının şiddet kullanma eğilimini ortaya çıkarması,

– psikolojik nedenler,

– ekonomik nedenler,

– yoksulluk, kente göç,

– erken evlilikler,

– geleneksel kalıplar,

– namus – töre anlayışı,

– alkol ve uyuşturucu kullanımı,

– öğrenmeyle ilgili nedenler: şiddetin öğrenilen bir davranış biçimi olması, şiddete neden olmaktadır.

Aile İçi Şiddet Sadece Kadının Sorunu Mu?

Aslında kadın ile erkek arasındaki tarih boyunca var olan eşitsizliğe dayalı çok farklı nedenlerden kaynaklanan şiddet olayları, uzun yıllar “kocandır döver de sever de; kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin; kızını dövmeyen dizini döver, babanın vurduğu yerde gül biter” gibi özdeyişlerle olağan bir hareket gibi kabullenilmiş ve bir sorun olarak ele alınmamıştır.

Bu nedenle, aile içi şiddet olayları genellikle gizli kalmakta, özel yaşam alanında şiddete maruz kalanlar bunu kabullenmekte ve çoğu kez de olağan karşılamakta, bu nedenle sessizlik çemberi kırılamamaktadır.

Oysa aile içi şiddet sadece kadının sorunu değildir. Kadınlarla erkekler arasında eşit olmayan güç ilişkisinden kaynaklanan toplumsal bir sorun ve bir halk sağlığı problemidir. Şiddet sağlıklı bir toplum oluşmasının önündeki en önemli engellerden biridir.

Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Hakkında Yeni Yasa Neler Getiriyor

Kadına yönelik şiddetin ve aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla 1998 yılında çıkarılmış ve yaygın uygulaması olan 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanundaki eksiklerin giderilmesi amacıyla 8 Mart 2012 tarihinde çıkarılan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda, şiddete uğrayan ve şiddete uğrama tehlikesi bulunan, herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm kadınların, çocukların ve aile bireylerinin korunması amacıyla:

– Koruyucu ve önleyici karar verecek olan Aile Mahkemeleri yanında, gecikmesinde sakınca olan durumlarda polisin veya mülki amirin koruma kararı vermesinin ve mağdura barınma yeri temin etmesinin, geçici koruma altına almasının düzenlenmiş olması,– 7 gün 24 saat esasına göre çalışacak şiddet önleme ve izleme merkezlerinin kurulacak olması;

– Korunan kişinin çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere 4 aylık kreş imkanı sağlanması ve Bakanlık bütçesinden ödenmesi, mağdurun çalışması halinde 2 aylık kreş imkanı verilmesi,

– İhbar: Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin varlığı hâlinde herkesin bu durumu resmi makam veya mercilere ihbar edebilmesi,

– Koruyucu tedbir kararı verilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaması,

– Tedbir kararını ihlal eden hakkında, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsi verilmesi,

– Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin (ŞÖNİM’lerin) kurulması,

– Şiddet mağduruna ve şiddet uygulayana verilecek destek hizmetlerinin ayrıntılı olarak düzenlenmiş olması,

– Geçici maddi yardım, nafaka ve sağlık giderlerinin Bakanlığın bütçesinden karşılanacak olması,

– Başvurular, kararların icra ve infazı harca tabi olmaması 6284 sayılı yasa ile getirilen olumlu gelişmelerdir.

Kadına Yönelik Şiddete Yol Açan Nedenlerden Biri: Çocuk Yaşta Erken Evlilikler

Nedenler çok yönlü, çözüm ve önlemek için sadece hukuki destek yeterli değil, çok yönlü topyekun bir çalışmaya ihtiyaç var.

Ancak, sadece hukuk alanında önlemler getirilmekle şiddetin tam anlamıyla önlenebilmesi mümkün değildir. Şiddet konusunda farkındalığın geliştirilmesi, kurumlar arası koordinasyon ve toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin disiplinlerarası hizmet içi eğitim ile şiddetle mücadelede olumlu adımlar atılmasını sağlayacaktır.

İstanbul Sözleşmesinin Giriş bölümünde şiddetin nedenlerine ve yol açtığı olumsuzluklara değinilmiş ve

•Kadına yönelik şiddetin, erkekler ve kadınlar arasındaki eşitlikçi olmayan güç ilişkilerinden kaynaklanan tarihsel bir olgu olduğu ve bu güç ilişkisinin erkekler tarafından kadınlar üzerinde baskı kurulmasına ve kadınlara yönelik ayrımcılık yapılmasına yol açtığı ve kadınların ilerlemelerini engellediği,

•Kadınlara yönelik aile içi şiddet, cinsel istismar, tecavüz, zorla, erken evlendirme, “namus” cinayetleri ve bir insan hakları ihlali olan şiddetin kadın erkek eşitliğini sağlamanın önündeki en büyük engel olduğu,

•Çocukların aile içindeki şiddete tanık olmak da dâhil aile içi şiddet mağduru oldukları,

•kadın ve erkek arasında yasal ve fiili eşitliğin gerçekleşmesinin kadına yönelik şiddeti önlemede önemli bir unsur olduğu vurgulanmıştır.

VAZGEÇMİYORUZ

Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir

İstanbul Sözleşmesi şiddetin önlenmesi için bir yol haritasıdır

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, tam adıyla “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”dir.

11 Mayıs 2011 tarihinde Konseyin İstanbul’da yapılan bir toplantısında imzaya açılan Sözleşmeyi Türkiye, ilk imzalayan ve ilk onaylayan devlettir.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ uluslararası hukukta, şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın bir sonucu olduğunun vurgulandığı ilk Sözleşmedir.

Av. Nazan Moroğlu”

Etiketler: Cinsiyet Ayrımcılığı / EşitliğiGündemİstanbul SözleşmesiNazan Moroğlu

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
turk-internet.com Haber Merkezi

turk-internet.com Haber Merkezi

Turk-internet.com Haber Merkezi Türk Internet Endüstrisi Portalı, turk-internet.com, 1 Eylül 2000’de resmi yayına geçerek, iş ve Internet dünyası profesyonelleriyle buluşmuştur. Editör icin [email protected] ya da [email protected].

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • ABD, Çin ile Teknoloji Yarışı Yoğunlaşırken Büyük Bir Kuantum Teknolojisi Yatırım Hamlesi Başlattı
  • OSIRIS AI, Palantir’in Vizyonuna Meydan Okuyan Bir Rakip mi?
  • SpaceX ve OpenAI Halka Arza Hazırlanıyor, Ancak Piyasa Karışık Sinyaller Veriyor

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.