Intel’in, Kaliforniya merkezli ancak ABD yaptırım listelerinde yer alan Çin ve Güney Kore’de önemli operasyonları ve iştirakleri bulunan yarı iletken ekipman üreticisi ACM Research’ün çip üretim araçlarını test ettiği konusu geniş endişelere ve tartışmalara yol açtı.
Bu araçlar -özellikle “ıslak aşındırma” araçları- yarı iletken üretiminde silikon levhalardan malzeme temizlemek ve çıkarmak için kullanılıyormuş. Araçlar, Intel’in 2027’de üretime geçmesi planlanan yeni nesil 14A işleminde olası kullanım için değerlendirildi.
ACM Research, Inc., ABD’de (Fremont, Kaliforniya) kurulmuş ve halka açık bir şirkettir. 1998 yılında kurulmuş olup tek levha ıslak temizleme aşındırma ve temizleme araçlarında uzmanlaşmış durumda.
Ancak ACM’nin Ar-Ge ve üretiminin çoğu Çin’de bulunuyor ve denizaşırı birimlerinden ikisi (Şanghay ve Güney Kore’de) Çin’in yarı iletken ve askeri bağlantılı sektörleriyle ilişkili olduğu iddiasıyla ABD yaptırım ve ihracat kontrol listelerine eklendi. ACM iddiaları reddediyor ve ABD operasyonlarının ve ekibinin yaptırım uygulanan birimlerden tamamen ayrı olduğunu söylüyor.
Intel bu yıl ACM’nin ıslak aşındırma araçlarını test etti. Araçlar, 2027 için planlanan gelişmiş çipler için bir süreç olan 14A çip üretimine olası entegrasyonu açısından değerlendirildi. Ancak Intel’in ACM araçlarını üretimde gerçekten benimsediğine veya kullandığına dair hiçbir kanıt yok.
Ayrıca Intel’in ABD ihracat kontrolü veya yaptırım yasasını ihlal ettiğine dair de hiçbir gösterge yok. Intel, kamuoyuna tüm geçerli ABD düzenlemelerine uyduğunu açıkladı. Intel ayrıca, ACM’nin ABD operasyonlarının ayrı olduğunu ve test edilen herhangi bir aracın şu anda üretimde kullanılmadığını söylüyor.
Ancak test tek başına yasayı ihlal etmese de, çeşitli ulusal güvenlik ve politika sorunları gündeme geldi. Öncelikle ulusal güvenlik endişeleri var. Bazı eski ABD yetkilileri ve politika yapıcıları, Çin’in yaptırım uygulanan birimleriyle bağlantılı şirketlerden gelen aracların, teknoloji sızıntısı riski oluşturabileceği düşüncesinde. Çin, özellikle ACM’nin SMIC ve YMTC gibi çeşitli ABD izleme listelerinde yer alan Çinli firmalara da ekipman sattığı göz önüne alındığında, bu araçlardan dolaylı olarak öğrenerek veya bunları geliştirerek nihayetinde fayda sağlayabilir diye düşünülüyor.
Yabancı kuruluşlarla bağlantılı ekipmanların potansiyel tedarik zinciri zafiyetleri veya hatta manipülasyonu ve sabotajı konusunda endişeler var. Bu endişeler, daha geniş kapsamlı ABD-Çin teknolojik rekabetinin ve yarı iletken tedarik zincirlerinin güvenlikleştirilmesinin bir parçası. ABD hükümeti, Çin’in gelişmiş yarı iletken araçları edinme yeteneği üzerindeki ihracat kontrollerini sıkılaştırıyor. ACM’nin yurtdışı birimlerinden ikisi, 2024 yılında Çin’in askeri veya stratejik çip geliştirme faaliyetleriyle bağlantılı olduğu iddiasıyla açıkça yaptırıma tabi tutuldu.
Ancak Intel gibi bir ABD şirketinin, bu tür yaptırıma tabi birimlere sahip bir firmayla bağlantılı araçları değerlendirmesi mevcut güvenlik önlemlerinin yeterince güçlü veya açık olup olmadığı konusunda tartışmalara yol açıyor.
Bu olay aynı zamanda, yarı iletken tedarik zincirinin ne kadar küreselleşmiş olduğunu gösteriyor. Firma Amerikalı olsa bile Ar-Ge, mühendislik ve müşteriler aracılığıyla Çin ile derin bağlantıları olabilir. Bu durum, yerel inovasyonu veya rekabet gücünü bozmadan teknoloji kontrollerini uygulama çabalarını karmaşıklaştırıyor.
ABD’li çip üreticilerinin, dolaylı olarak bile olsa, yaptırım uygulanan Çinli kuruluşlarla bağlantılı herhangi bir ekipmanı kullanmasını yasaklayacak yeni bir yasa tasarısını şimdiden konuşuluyor.
Gelecekteki ABD yarı iletken politikası, özellikle devlet destekli fabrikalarda (Intel’in devlet destekli tesisleri gibi) aletlerin nereden geldiği, nasıl test edildiği veya kullanıldığı konusunda denetimi sıkılaştırabilir.
Intel sonunda yabancı bağlantılı aletleri seçerse, bu durum ABD’li yerli ve müttefik alet üreticilerinin (Applied Materials, Lam Research, vb.) kendilerini rekabetçi bir şekilde nasıl konumlandıracaklarını etkileyebilir. Hatta maliyet, performans ve ulusal güvenlik arasında denge kurulması konusunda tedarik zinciri çeşitlendirmesi üzerinde bir inceleme olabileceği düşünülüyor.
Bu olay daha büyük gerilimleri yansıtıyor: Pekin kendi yüksek teknoloji ekipman tabanını kurmak istiyor ve Washington, firmaları tamamen izole etmeden veya rekabeti boğmadan teknolojik üstünlüğünü korumaya çalışıyor.



Kaynak : 