Bu röportajın ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
turk-internet.com; Finansmanı nasıl sağlıyorsunuz?
Saime Oğuzhan; Biz Kentim gazetesini aldığımız reklamlarla finanse ediyoruz. Bir ara Şişli Belediyesi sponsor olmuştu Ama o sponsorluk kısa sürdü.
Aslında 5378 sayılı özürlüler yasası, yerel yönetimlere, bu alanda birtakım sorumluluklar getiriyor. Biz buna dayanarak, belediyelerimize gidip, işte ilçenizdeki görme engelli, yurttaşları için size gazete talebinde bulunuyoruz. Şuana kadar Şişli Belediyesi’nin dışında, bize bu alanda yeşil ışık yakan olmadı ama tabi belediyelerin bir kısmı değişti, bu girişimlerimize devam edeceğiz.
Bizim kendi imkânlarımızla bunu gerçekleştirmemiz gerçekten zor. Şu ana kadar biz yaptık bunu ama bundan sonrası için tabi ciddi anlamda desteğe ihtiyacımız var. Sayın Aydın Doğan geldiler ve ilgilendiler. Doğan Grubu’nun da bu anlamda ihtiyaca cevap verebilecek bir takım çalışmalara adım atar diye umut ediyoruz.
Yani biz elimizden geldiği kadar, 7 kişilik bir ekiple bu işi yürütüyoruz. Sağ olsun, cemiyet başkanımız da bize bu konuda destek oluyor.
turk-internet.com; Tirajınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Saime Oğuzhan; Tirajımız 1000 adetti, bunun yaklaşık 80 tanesi abonemiz. Başka abone olacaklarını söyleyenler de var. Şu an tirajımız 700 civarında. Sponsorumuzla devam ediyorduk, Kasım ayında bitmişti. Bir süre ara verdik, tekrar çıkardık. Çünkü çok fazla talep var, gazetenin çıkması için, birçok ilden buraya gelip, bize destek olmak isteyen, görme engelli arkadaşlarımız oldu. Onların bu desteğiyle bu sayımızı çıkardık. Bir kısmı bu etkinlikte dağıtıldı. Görme engelli birçok dostumuz buraya geldi.
turk-internet.com; Yayıncı olarak siz neler hissediyorsunuz?
Saime Oğuzhan; Son derece huzur verici bir iş yaptığımızı düşünüyorum. Çünkü bunun manevi boyutu apayrı bir şey. Yani sonuçta okumak da yemek, içmek kadar nerdeyse önemli bir konudur. Bir anda eline aldıkları o parmak uçları ile gördükleri, algıladıkları, yüz ifadelerine o adar yansıyor ki, “a evet bende okuyorum” hissini siz onların mimiklerinden görüyorsunuz. Bu okuma yazma seferberliği dedik çünkü gerçekten Türkiye’de körler çok ihmal edilmiş. Çünkü binlerce görme engelli evinden dışarıya çıkamıyor, özellikle Anadolu’da. Yani sokakta yürüyemeyeceğini zannediyor aileler.
turk-internet.com; Peki sizce başka neler yapılması?
Saime Oğuzhan; Rehabilitasyon merkezleri ülkemizde çok az. İki tane büyük şehirde var, hâlbuki diğer illerde de muhakkak açılmalı.14 tane körler okulu var, bu okullara öğrencilerin yetersiz olduğu, bu yüzden bu okulların kapanma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu söyleniliyor ama bunun böyle olmadığını biz çok iyi görüyoruz. Çünkü hem gelen telefonlar ve mailler, şunu gösteriyor. Özellikle, Anadolu’da, Karadeniz’de çok fazla görme engelli var ve okuma yazma öğrenmek istiyorlar.
Bunu gazeteyi çıkarttığımız günden beri gelen telefonlardan ve maillerden algılıyoruz. Biz de, İstanbul’da başlattığımız çalışmalarla önümüzdeki dönemlerde devletin bu konuya el atmasına ön ayak olmak istiyoruz. Geçen yıl, böyle bir girişimimiz oldu, o dönemin Bakanı Sayın Nimet Çubukçu hanımefendi ile görüşmüştük. Kendisine durumu iletmiştik. Kültür Bakanlığı müsteşarı ile görüşmüştük. Özellikle bu gazetelerin Kütüphaneye girmesi konusunda çalışmalar yapılması gerekiyor. En azından alım gücü olmayan insanlarımız kütüphanelerden bunlara ulaşabilir.
Kütüphane müdürleri bizi arayıp talep etmişlerdi. İstanbul’da abone olan İstanbul’da 2 tane kütüphanemiz olmuştu. Tabi onların aboneliği kültür Bakanlığına bağlıdır. Daha doğrusu Bakanlık nezdinde işte yılda bir açılan bu alımlarla ilgili ihaleye katılmamız gerektiğin söylemişti ama bu konu bir ihale olacak bir durum değil çünkü Türkiye’de bunu 2’nci çıkaran bir firma olmadığı için, biz kendilerine geçen yıl sunmuştuk. Süreyi geçirdiğimizi söyledikleri için önümüzdeki yıl yeniden başvuracağız. Ayrıca, Türkiye’de Üniversite genelinde okuyan 300’ün üstünde görme engelli gencimiz var. Bu yılki rakamı tam olarak bilemiyorum ama 2007 yılında 300 civarındaydı, hiç görmeyen ve ya Braille alfabesini bilen gençlerdi. Bu yıl onunla ilgili herhangi bir istatistik gelmedi bize. O insanlara gönderebiliriz. Yani tabi ki gönderebilmek için öncelikli olarak gazeteyi basmak lazım.
turk-internet.com; Görme engellilere internetin ne gibi bir katkısı var?
Saime Oğuzhan; İnternette programlar var. Jaws programı sayesinde görme engelliler internetten dinleyebiliyorlar. Ama dinlemek ayrı bir şey yani insanın kendisinin okuması ayrı, dinlemesi ayrı bir duygudur
Birçok internet sitesi görme engelli tarafından dinlenebiliyor. Bizim de kendi internet sitemizde şuan çalışması devam ediyor, halen hazırlık aşamasındayız. İnternet sitemizde gazetemizin içeriği ile ilgili haberler var. Bu gazetedeki haberlerin birebir aynısı sitede de var.
İnterneti kullanmasını bilen görme engeli birçok kişi geliyor, okuyor tabi. Okuyabilmeleri için parmak uçlarını kullanmaları gerekiyor. Orada ise şöyle bir sıkıntı var. Braille alfabesi, unutulma tehlikesi ile karşı karşıya. Bu durum teknolojinin getirdiği bir şeydir. Oysa Braille alfabesi artık AB normlarında, yaşantımızın birçok alanına giriyor. Örneğin asansör kapılarında Braille alfabesiyle işaretler var, bazı Üniversiteler kendi öğrencilerine yönelik, hatta dışarıdan gelen görme engelli öğrencilere yönelik kendi restoranlarında yemek listesi menülerini hazırlamışlar. Örneğin Ankara’da Bilkent Üniversitesi hazırlamış, özellikle körlerin yoğun olarak gittiği restoranlar buna yönelik çalışmalara girmek üzereler. Yine büyük alışveriş merkezleri, kendi fiyat listelerine Braille baskı olarak gerçekleştirmek üzereler.
Dolayısıyla gazetenin buradaki misyonu, Braille alfabesinin unutulmamasına yönelik. Bir de bu teknoloji henüz tüm körler arasında yayılmış değil. Dolayısıyla herkes internete girip haberlerini takip edemiyorlar, bu konudan yoksunlar. Bu oldukça masraflı bir sistem. Şuan en güzeli kabartma yazının unutulmaması. “siz bunu neden sesli bir ortamda yapmıyorsunuz” dendi. Bizim üstlendiğimiz misyon, kabartma yazının körler okulundan mezun olduktan sonra unutulmamasıdır. Hem haber alma haklarını sağlamak, hem de kabartma yazının unutulmaması noktasında bir adım atmaktı, bunu başardık.



Kaynak : 