Atlantik’in, diğer yakasından gelen haberler yönetimin online reklam ve pazarlama konusundaki uygulamaları, önümüzdeki dönemlerde ciddi bir biçimde masaya yatırabileceğinin de sinyalini veriyor. Dün toplanan Amerikan Temsilciler Meclisi’nin, alt kanadı, genel adıyla reklamcıların, web-takip programlarını ne şekilde kullandıklarını görüştü.
Şu ana kadar, devletin sadece seyirci kaldığı ve nasıl değerlendirildiğine karışmadığı kullanıcı bilgilerinin, başta Google, Yahoo, Microsoft ve Facebook gibi teknoloji şirketlerince ne şekilde parasal değere dönüştürüldüğü irdeleniyor. Dile kolay, 25 trilyon dolarlık bir online reklam pastası söz konusu.
Kamuoyunun ilgisini sivil özgürlüklere çeken STK’lardan Electronic Privacy Information Center (EPIC)’ın, yöneticisi Marc Rotenberg, dün yapılan toplantının, online reklamcılıkta ‘kendi başına yönetim’ anlayışının bitişi anlamına gelebileceğini ifade etmesi dikkati çekiyor. Temsilciler Meclisi’nin, alt kanadında gerçekleştirilen toplantıya siyasilerin yanı sıra web şirketleriyle kişisel gizlilik konusunda faaliyet gösteren STK’ların temsilcileri de katılmıştı.
Geneli itibariyle siyasiler, şirketlerden, kullandıkları ‘davranışsal takip yazılımları’ hakkında vatandaşları açık ve anlaşılır bir şekilde bilgilendirmelerini istiyorlar. Kullanıcılarını bilgilendiren şirketlerin, yaptıkları işlem için izin almaları prosedürün bir diğer boyutunu teşkil ediyor. Konuyla ilgili araştırmalar gerçekleştiren Pace Üniversitesi’nden, Yrd. Doç. Dr. Catherine Dwyer, yeterince şeffaf olmayan prosedürün, kullanıcılar kadar yöntemi değerlendiren markayı da olumsuz etkileyebildiğine dikkati çekiyor.
Diğer taraftan, kötü örnekler dolayısıyla regülasyonun gelmesinden endişe duyan bazı şirketler, kullanıcılar lehine bir takım uygulamaları yürürlüğe koyuyorlar. Yahoo’nun, geçtiğimiz günlerde, kullanıcılara ilişkin bilgileri saklama süresini 13 aydan 90 güne çaktiğini duyurması buna örnek verilebilir. Regülasyona karşı olmadıklarını ifade eden Yahoo yetkililerinin, kanunların teknolojiyi yakalamada gecikmesinin önemli sorunlara neden olabileceğini belirtmeleriyse dikkati çekiyor.
Sonuç itibariyle, Washington’ın, IAB’nin verilerine göre sıkıntılı dönemde bile ekonomiye 300 trilyon dolar katkı sağlayan dijital reklamcılık ile vatandaşların kişisel gizlilik beklentileri arasındaki dengeyi koruyabilmek için ne yapılması gerektiğine karar vermesi gerekiyor.



Kaynak : 