web analytics
Cuma, Haziran 19, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa TELEKOM TEKNOLOJİK MEVZUAT - HUKUK Devlet & eDevlet

Kader Sevinç; Kendi İçine Kapanması Türkiye’yi AB Sürecinden Uzaklaştırıyor

CHP'nin AB'deki temsilcisi Kader Sevinç : "Onun dışında, Türkiye ile genişleme konusu gündemde geri plana düştü. Finansal kriz, iklim değişikliği ve enerji konuları ön plana çıktı. Türkiye, ne yazık ki Avrupa'nın gündem maddeleri içerisinde kendisine yer bulabilme çabasına girmedi. Bunun çabalarını sürdüremedi. Bütün bu çalışmalar, tek bir elden bir, iletişim ajansı kanalıyla yapılıp, ölçülemedi."

Murat Çehreli-Murat Çehreli
29 Haziran 2009
-Devlet & eDevlet
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Türkiye adına Avrupa Birliği’nde yaşanan gelişmeleri en yakından takip eden isimlerin başında hiç kuşkusuz CHP’nin AB’deki temsilcisi Kader Sevinç geliyor. Kader Sevinç’e, ekonomiden siyasete yaşanan değişiklikleri ve gelişmeleri soruyoruz. Sevinç, Türkiye’nin, AB ile kritik bir döneme girdiğine dikkati çekerek kendi yerini ve rolünü tanımlaması gerektiğini ifade ediyor;

turk-internet.com; AB sürecinde son durum hakkında kısa bir bilgi verebilirmisiniz?

Kader Sevinç; Bildiğiniz gibi, Türkiye AB ilişkileri 2005 yılının Ekim ayında başladı. Lüksemburg Zirvesi’yle birlikte müzakerelere başladık. O günden sonra, reformların hızına ve AB içerisindeki dengelere göre müzakereler devam ediyor. Kıbrıs’ta, yaşanan sorunu biliyoruz. Sekiz müzakere başladı, sonra donduruldu. Diğer başlıklarda Türkiye reform süreci çerçevesinde ilerlemeyi sürdürüyor.

Burada şöyle bir denge oluyor; her yeni AB dönem başkanlığında, her 6 ayda iki başlık açılıyordu. Türkiye, neden daha hızlı ilerlemiyoruz diye şikâyet ediyordu. AB eleştirisinde de; “Türkiye ancak bu kadarını yapabiliyor” deniliyor; şu reformlar yapılmadı diyordu.

Şu anki durumda daha vahim bir tablo ile karşı karşıyayız. O da şu anda Çek dönem başkanlığı var. Haziran ayının sonunda bitiyor. Bu dönem başkanlığı sırasında sadece 1 başlık var. O da vergilendirme başlığı.

Bunun dışında sosyal politikalar başlığı açılımı öngörülmüştü fakat açılamıyor çünkü Türkiye’de yapılması gereken reformlar, sendikalar yasası çıkmadı, bunlar yapılmadı. Sendikal hakların yerine getirilmesi ile ilgili AB’den birçok açıklama geldi. Fakat hükümet cephesinden bir açıklama duymadık.

Dolayısıyla bu ayın sonuna kadar bir açıklama yapılırsa çok iyi olacak.

Onun dışında, Türkiye ile genişleme konusu gündemde geri plana düştü. Finansal kriz, iklim değişikliği ve enerji konuları ön plana çıktı. Türkiye, ne yazık ki Avrupa’nın gündem maddeleri içerisinde kendisine yer bulabilme çabasına girmedi. Bunun çabalarını sürdüremedi. Bütün bu çalışmalar, tek bir elden bir, iletişim ajansı kanalıyla yapılıp, ölçülemedi.

Yapılan çalışmalar AB düzeyinde, AB standardına getirilemedi. Türkiye olarak kendi konularımızla Kıbrıs meselesi, Ermeni meselesi, azınlıklar meselesi gibi konularla kendi gündemimize kapandık. Bu durum bizi AB sürecinden uzaklaştırıyor.

Hâlbuki aday ülkeler, AB’nin adayı olduğu için onun üzerine fikir yürütüyorlar. Onun geleceğinde nasıl bir role sahip olacaklarını anlatmaya çalışıyorlar.

Türkiye ne yazık ki bu tartışmalara girmiyor. Girilen yerler çok az, çok sınırlı ve genele yansımıyor. Genellikle onlar sivil öncelik tarafından yapılıyor.

turk-internet.com; Sizce Türkiye’de sivil toplum kuruluşları AB konusunda yeterince çaba gösteriyor mu?

Kader Sevinç; Sivil toplum tabi açıkçası siyasete göre daha aktif, daha atılgan. Avrupa’da birçok platform var. O platformların bir çoğunu sivil toplum Örgütlerinin doldurmaya çalıştığını, gücü yettiğince çalıştığını, görüyoruz. En büyük şikâyet, bu konularda yeterli desteğin olmaması yönünde.

Kamudan almaları gereken destekler konusunda bir serzeniş duyuyoruz. AB tarafından da Sivil Toplum Örgütlerinin desteklenmesi, çok sesliliğin geliştirilmesi sürekli vurgulanıyor. Bu konular ön plana çıkıyor. Türkiye’nin, konuşması, sessiz kalmaması ve fikir üretmesi gereken konularda yeterince sesini çıkartmadığı gözleniyor.

Bu da Türkiye’nin tabi AB’nin gündeminde biraz daha geri plana düşmesine neden oluyor.

Avrupa Birliği gündeminde neler var, nelere odaklanmamız gerekir diye bakmak gerekirse; örneğin bir enerji konusunda AB oldukça aktif. Avrupa’nın bir parçası olarak Türkiye’nin, bu coğrafyadaki enerjinin geleceği açısından bu konulara bir çözüm yolu, bir yol haritası bulması gerekiyor.

Bu konu çok ön plana çıkan konulardan birisi. Tabi, enerji deyince sadece doğal gazın taşınması konusu değil, aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynakları da gündeme geliyor. Yani Türkiye, bu açıdan çok önemli avantajlara sahip bir ülke. Yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi açısından Avrupa Birliği içinde bir öncü olabilir. Çünkü, iklim değişikliği çok önemli bir konu. Yani, gündemde olan konularından biri. Her konunun iklim değişikliği ve çevre boyutu artık oluşmaya başladı.

Gelecek dönemde de pazarları temel anlamda şekillendiren, satın alma davranışlarına yansıyacak olan çevre boyutu olacak. Artık çevre duyarlılığı olmayan hiçbir ülke kendine pazarda yer bulamaz.

Bunun dışında, krizle birlikte, finansal piyasalar, araçlar, aktörler tekrar biçimleniyor ve sorgulanıyorlar. Hemen her gün, her düşünce kuruluşunda, Avrupa Parlamentosu ve komisyonlarda, konseyde sürekli bunların tartışılmakta olduğunu görüyoruz.

turk-internet.com; Avrupa’da, krizin ardından ticari kurumların daha bir kontrol altına alınmaları gibi bir durum söz konusu mu?

Kader Sevinç; Finansal krizle birlikte, önümüzdeki dönemde AB’nin piyasa üzerinde daha düzenleyici, nisbeten daha devlet odaklı bir yaklaşımın olacağı görülüyor. Devletçilik anlamında, ya da devlet odaklı, kısıtlı bir çerçevede olacak anlamında söylemek istemiyorum. Nisbeten, AB’nin, geçtiğimiz döneme göre bu eğilimler içinde olacağını görüyoruz.

Bu çerçevede, AB Parlamentosu seçimleri de finansal kriz nedeniyle mücadele anlamında, tekrar bir yenilenme anlamında belirleyici olacak. Hangi grubun ön plana çıkacağı konusuna baktığımızda ise genel öngörüler itibariyle sosyalist grubun nisbeten bir oy artışı yakalayacağını görüyoruz. Sosyalist-liberal eğilimlerin daha fazla zemin kazandığını; sosyal politikaların önem kazandığını görüyoruz.

Diğer taraftan, çok katı sosyal politika anlayışları olan ülkelerin de bir parça bunlardan vaz geçmesi ve daha rekabetçi anlayışın gelişmesi söz konusu. Avrupa Parlamentosu seçimlerine baktığımızda Muhafazakârlar yine en büyük grubu oluştururken, Sosyalistler ikinci grup olacaklar. Liberaller üçüncü, Yeşiller dördüncü grup ve sonraki diğer gruplarla birlikte 8 grubun oluşması bekleniyor.

Biliyorsunuz, Lizbon anlaşması İrlanda tarafından reddedilmişti. Bu, önemli yapısal, kurumsal reform sürecinde çöküntüye neden oldu. Avrupa Parlamentosu seçimi Lizbon anlaşmasına göre değil, eski anlayışa göre yapılmış olacak. Dolayısıyla parlamenter sayıları buna göre belirlenecek. Fakat önümüzdeki sonbahar İrlanda’nın tekrar oylama yapıp, kabul etmesi bekleniyor. Dolayısıyla, AB kendi içerisinde şu anda birtakım sorunlar ve açmazlar içerisinde.

Bunları, 1 yıllık bir süre zarfında aşması, bir yere varması gerekiyor. Bu bizim açımızdan da çok önemli. Bu süreci bizim de yakından izlememiz gerekiyor. Neden izlememiz gerekiyor? Çünkü biz aday ülkeyiz ve AB’nin üyesi olmak istiyoruz. Nasıl AB’nin üyesi olacağımızın farkına varmamız gerekiyor. Kendi yerimizi ve rolümüzü ona göre iyi tanımlamamız gerekiyor.

Benim Brüksel’den gözlemim, birkaç sivil girişim dışında Türkiye’nin bu yönde çok ciddi çabaları yok. Oysa ki, bu konunun yakından takip edilmesi lazım. Buna göre müzakere pozisyonlarımızı belirlememiz lazım gerekiyor. İlişkilerimizi ona göre biçimlememiz gereken bir döneme giriyoruz. Bu dönemi iyi izlemek ve takip etmek gerekiyor.

turk-internet.com; Türkiye’de yapılan son seçimler AB’nin bakışını nasıl etkiledi?

Kader Sevinç; Şu oldu, seçim sonuçları aslında memnuniyetle karşılandı. Brüksel’de, Türkiye’de hep tek seslilik olduğundan bahsediliyordu. Avrupalılar, çeşitlilik ve isteklerde farklılaşmanın mümkün olamadığından yakınıyorlardı. Konuştuğumuzda, diğer partilerin oranları artsın, dengeli olsun eğilimi vardı. O bakımdan yerel seçimlerde alınan sonuçlar AB açısından da memnuniyetle karşılandı.

Özellikle muhalefet partileri çok büyük önem kazandı. Bu ülkelerde muhalefet partileri bir muhatap olarak kabul ediliyor. O bakımdan Türkiye’nin muhalefetinin de güçlü olması AB sürecinin de işlemesi bakımından önemli. Böylece AB sürecinin de daha şekilde ilerlemesi mümkün oluyor.

turk-internet.com; Son dönemlerde basın ve yayın kuruluşlarına yönelik baskı ve boykotlar öne çıkıyor. AB’nin buna bakışı ne yönde?

Kader Sevinç; Seçim döneminde 3 defa medya boykotu ile karşı karşıya kaldık. Tabi seçim dönemiydi, normal zamandan farklı bir ortam vardı, ancak basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü AB’nin en hassasiyetle durduğu bir konulardan biri. Ayrılmaz parçalarından bir tanesi.

Üstelik, Türkiye aday ülke. Sürekli, bu konularla ilgili değerlendirmelere tabi tutuluyor. Yaşananlar, endişe verici bir gelişme olarak karşılandı. Genişlemeden Sorumlu Komiser Olli Rehn, bundan bir süre önce açıklamada bulundu. Türkiye’de yapılan bu medya boykotları, medyanın yaratma özgürlüğüyle ilgili birtakım girişimleri endişeyle karşılanıyor dedi.

Türkiye, bu konularla AB’nin gündemine geldiği sürece bu daha çok Türkiye karşıtlarının elini güçlendiriyor. Türkiye karşıtlarına, yıpratmak adına daha fazla zemin hazırlamış oluyorlar. O yüzden, belki Türkiye’de atılan adımlarda, siyasilerin de diğer kurumların da bunun sorumluluğunu taşıyarak hareket etmeleri gerekiyor.

turk-internet.com; AB’den sorumlu bakan değişti bildiğiniz gibi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Kader Sevinç; Doğrudan isim üzerine yorum yapmak istemem, ama AB’de ayrı bir baş müzakerecinin olması doğru bir şeydir. İyi karşılandı. Baş müzakerecilerin nasıl olduklarını doğru tanımlamak gerekiyor. Barışçıl yaklaşımcılarıyla tanınan, konularına hakim, konularını iyi bilen, Avrupa’yı iyi bilen, onların dilini iyi anlayabilecek ve kendini ona göre konumlayabilecek, ülkesini iyi tanıyan, AB sürecini anlamış ve en önemlisi siyasi irade üzerinde de ağırlığı olan bir isim olmalı.

Her zaman AB müzakerecileri mevcut iktidardan seçilmiyor, muhalefetin içinden ya da partilerüstü başka bir isim seçilebiliyor. AB’de, genellikle; diplomatik yetenekleri güçlü olan, bakış açısı gülü olan siyasiler diye tanımlıyorlar. Genel olarak AB’nin iyi bir baş müzakereci tanımı bu şekildedir.

Etiketler: Söyleşi - Röportaj

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Murat Çehreli

Murat Çehreli

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.