Farz edin ki, çalıştığınız şirketin size sağladığı özel sağlık sigortası kapsamında bir psikoterapist buldunuz ve terapi seanslarına başladınız. İş yaşamınız ve özel hayatınızla ilgili çok özel konuları tartıştınız, hayatınızın en hassas ayrıntılarını paylaştınız, başka kimsenin bilmediği en mahrem bilgileri aktardınız. Fakat bir süre sonra şirketinizle mahkemelik oldunuz. Mahkemede bir de baktınız ki terapistinizle konuştuğunuz her şey aleyhinize delil olarak önünüze konulmuş!
Âdeta kabus senaryosu!
Böyle şey olur mu demeyin. Çünkü oldu! Yukarıda anlatılan olay geçtiğimiz aylarda aynen yaşandı. Tek bir farkla: Terapist yüz yüze görüşülen biri değil, danışanlarına dijital bir uygulama üzerinden destek sunan bir kişiydi.
Olay geçtiğimiz haftalarda basına yansıdı. ABD’de bir kadın işten çıkarılmasını izleyen aylarda, psikolojik destek almak için uzaktan terapi uygulaması Talkspace’i kullanmaya başladı. Aradan geçen iki yılın ardından, terapistiyle yaptığı bütün yazışmaların dökümünün eski işverenine karşı açtığı işten çıkarma davasında aleyhinde kanıt olarak mahkemeye sunulduğunu gördü. Kayıtların dışarı nasıl aktarıldığı hala belirsiz.
Şirketin elindeki devasa terapi veritabanı
Talkspace geçen yıl yatırımcılarına kendisini pazarlamaya çalışırken sahip olduğu verinin büyüklüğü de ortaya çıkmıştı. Şirket elinde 140 milyon yazışmalık bir terapi veritabanı olduğunu ve bunun “dünyadaki en büyük ruh sağlığı veritabanlarından biri” olduğunu açıkladı. Bu veritabanında Talkspace’ten 12 yıl boyunca hizmet alan binlerce kişinin en mahrem sırları bulunuyor.
Skandalı Türkiye’de haberleri fazla meşgul etmedi. Bunda şirketin Türkiye’de fazla bilinmemesinin de payı var. Her ne kadar 32 farklı dilde terapi desteği sunsa da en yaygın kullanıldığı ülke ABD. Ancak dijital hizmetlerin gündelik hayatın her alanını kuşattığı günümüzde olay özel hayatın gizliliğine yönelik tehdidin boyutlarını ülke fark etmeksizin çarpıcı biçimde gösteriyor.
Şirket, depolanan tüm bu verinin yakında hizmete sunulması beklenen bir terapi yapay zeka botunun eğitilmesinde kullanıldığını açıkladı. Yapay zekadan terapist olur mu sorusunu bir yana bırakırsak, herhangi bir amaçla danışanların mahrem bilgilerinin kayıt altına alınması hukuki ve etik olarak tartışmalı. Yüz yüze terapilerde, terapistler sadece küçük yardımcı notlar alabilirken, dijital uygulama danışan ve terapist arasındaki tüm yazışma ve video, ses kaydı gibi paylaşımları kayıt altına alabilir. Mahkemede yaşanan olay, bu verilerin kasıtlı olarak saklandığını ve yeri geldiğinde hizmet alıcıların aleyhine kullanılabileceğini ortaya çıkardı.
Olayın medyaya yansıması üzerine Talkspace’e terapist örgütlerinden de tepkiler geldi. Psikoterapi Eylem Ağı isimli bir grubun başkanı Linda Michaels yayınladığı açıklamada, yaşanan olayın basit bir veri ihlali ya da kötü niyetli bir kişinin işi olmadığını, bizzat Talkspace’in tüm yazışma, video görüşme ve konuşmaların kaydedilmesine olanak veren mimarisinden kaynaklandığını belirtti. Michaels, terapistlik mesleğinin güvene dayandığını ve bu yaşanan olayın geleneksel terapistler için sürpriz olmadığını dile getirdi. Michaels açıklamasında özel yaşama saygı ve gizliliğin her terapistin meslek etiğinde yer aldığını, çünkü kırılgan insanların hayatlarının kırılgan dönemlerinin söz konusu olduğunu belirtti.
Talkspace: Tartışmalı bir uygulama
2012 yılında hizmete giren Talkspace, klasik yüz yüze psikoterapiyi daha esnek hale getirmek ve daha fazla kişiye ulaştırmak amacıyla kuruldu. Birebir seanslar yerine asenkron, danışanın terapistle kendi zamanlamasına göre iletişim kurabileceği bir altyapı sundu. Danışanlar, uygulama üzerinden video, sesli görüşme ya da mesaj yoluyla terapistlere ulaşabiliyor. Şirket, kurduğu özel sağlık sigortası işbirlikleriyle geçen yıl itibariyle hizmetlerini öğrencilerden, ABD ordusu personeline ve yaşlılara kadar yaklaşık 200 milyon kişiye sundu. Bu yıl ise şirketin yapay zeka terapi botunun hizmete girmesi bekleniyor.
2022 yılında üç Amerikalı senatör şirkete gönderdikleri bir mektupta hasta verilerinin Google ve Facebook ile paylaşıldığına dair endişelerini dile getirmişti. İki yıl sonraki bir başka olayda ise bazı aileler Talkspace’i, çocuklarına ait özel bilgilerin teknoloji şirketleriyle paylaşmakla suçlamıştı.
Talkspace yönetimi verilen tamamen anonim olarak depolandığını savunurken uzmanlar sayısı her gün artan siber saldırılar karşısında bireysel ruh sağlığı verilerinin depolanmasının risklerine dikkat çekiyor.



Kaynak : 