DenizTemiz Derneği TURMEPA ile bugün başlayan Denizcilik Haftası ile Kabotaj Bayramını 3 gün boyunca çeşitli etkinliklerle kutluyor. Bugün, İDO’ya ait, geçtiğimiz aylarda denize indirilen ŞH-FATİH isimli şehir hatları vapuru, yaklaşık 1000 kişiye düzenlenen boğaz gezisinde ev sahipliği yaptı. Etkinlikler çerçevesinde yarın Yenikapı’daki bir Balıkçı Barınağı temizlenecek, bir sonraki gün ise Büyükada’ya bir yolculuk gerçekleştirilecek.
Deniztemiz Turmepa Genel Müdürü Levent Ballar, etkinlikle ilgili olarak turk-internet.com’a şu değerlendirmeleri yaptı;
Bugün itibariyle, 4 gün sürecek bir etkinlik programına giriyoruz. Bugün, aynı zamanda Kabotaj Bayramı. İstanbul’un, denize uzak çeşitli kesimlerinden gelen ve daha önce deniz ile pek bir bağları olmamış insanlara Boğaz’da bir gezi düzenliyoruz. Bunun öncesinde, 23 Nisan’da çocukları denizle buluşturmuştuk.
turk-internet.com; Bu etkinlik neden planlandı?
Levent Ballar; Bizim, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte ‘Sınırsız Mavi’ adında bir projemiz var. Bu proje kapsamında, İstanbul’da 150 bini aşkın denizi görmemiş çocuğun olduğunu tespit ettik. Bunu da, eğitim verdiğimiz öğrencilerin sitemiz üzerinden bize ulaştırdıkları geri bildirimlerle öğrendik.
Web sitemizde; “yüzdünüz mü?”, “denizi gördünüz mü?” ve benzeri basit soruları içeren formlar bulunuyor. Geçtiğimiz 23 Nisan’da, bu öğrencilerimizin 3000 kadarını deniz ile buluşturduk.
Bugünkü gezimize; Sultanbeyli, Sarıgazi, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Atışalanı gibi semtlerde yaşayan ve kırsal kesimlerden göç etmiş aileler katılıyor. İstanbul gibi her tarafı deniz olan bir şehirde denizi sadece televizyonlardan görüyor olmak gerçekten çok acı.
Bu da insanlarda bir deniz bilincinin olmadığını gösteriyor. Bizde deniz maalesef, zengin insanların keyfi bir lüks olarak algılanıyor. Halbuki değil. Deniz dediğiniz şey; oksijen, protein ve dolayısıyla hayat sağlayan bir şey. Deniz, aslında yaşamın olmazsa olmazı. Bizim amacımız, insanlara 1-2 saatlik ya da bir kaç günlük bir tekne turu yaptırmak değil, denizin önemine vurgu yapmak. Önce çocukları gördü. Şimdi de kendileri görsün istiyoruz.
Dolayısıyla, bu, Kabotaj Bayramı çerçevesinde ilk günün etkinliği. Yarın, Kumkapı’daki bir balıkçı barınağının temizliği yapılacak. Cuma günü Büyükada’da, bir sonraki gün ise Kınalı ve Burgaz adalarında bir takım etkinlikler düzenlenecek. Amacımız, denizin önemi konusunda bilinç uyandırmak.
turk-internet.com; Etkinlik dahilinde bu bilinci uyandırmak için neler yapacaksınız?
Levent Ballar; Gönüllü arkadaşlarımız aracılığıyla broşürler verilecek. Anlatılacak. Elbette, 1000 kişiyi 1 saatte eğitebilmeniz pek mümkün değil. Ama, buradaki 10 kişiyi kazansanız dahi bu bir kardır. Onlar da çevrelerini eğiterek belli bir halkanın oluşumu ve devinimi sağlanabilir.
Bu, çok uzun soluklu bir iştir. Biz, hiç bir zaman; “Marmara, Boğazlar kirlenmez” diyorken, bugün burada denize girilemez bir hal söz konusu. Amacımız, ekolojik dengeyi bu tür etkinliklerle daha bir rayına oturtmak. Karadeniz bitti; Marmara çok kötü durumda. Ege de bu hale dönmesin istiyoruz. Bütün çabamız bu. Bu, bilinçle olacak bir şey. Yoksa, 60 yaşındaki bir insanı eğitmeniz pek mümkün değil.
turk-internet.com; 23 Nisandaki etkinliklerinizin ardından ne gibi geri dönüşler aldınız?
Levent Ballar; Çok enteresan şeyler ortaya çıktı. O geziye katılan çocukların kimisi; “ne kadar maviymiş” derken kimisi de “ne kadar büyükmüş” yorumunu yaptı. Kimileri ağladı. Niye ağlıyorsun diye sorduğumuzdaysa; “keşke annem de görseydi, o da hiç denizi görmedi” dedi. Bunu söyleyen Batman’lı bir çocuktu. İstanbul’a gelmiş, hiç bir şekilde ne kendisi ne de ailesi denizi görmemiş. Bu arada, çocuklar arasında resim, müzik ve kompozisyon yarışması düzenledik. Orada, ne anladıklarını, ne gördüklerini sorduk. İnanılmaz geri dönüşler, cevaplar aldık. Biz, eminiz ki o 1000 çocuğun en az yarısı geri kazanıldı. Bu 500 çocuk için, artık denize hiç zarar vermeyen bireyler olarak topluma kazandırıldılar diyebiliriz. Bu da böyle olacak. Denizlerimizi koruyabilmek için ufak yaşta başlamak çok önemli.
Deniz, insan hayatında vazgeçilmez bir kaynak. En ucuz gıdayı da, soluduğumuz oksijenin yüzde 70’ini de; kanser ilaçlarının yüzde 65’ini ve turizm sektöründen elde edilen gelirin büyük bir bölümünü de aynı şekilde denizden elde ettiğimizi unutmayalım.



Kaynak : 