web analytics
Salı, Haziran 23, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa INTERNET İnternet Gelişimi & Sosyolojisi Toplum & Sosyoloji

Şiddetin Gölgesinde Büyüyen Nesil: “Sorun, Çocuğu Yetiştiren İklim”

turk-internet.com Pr Haberleri-turk-internet.com Pr Haberleri
19 Nisan 2026
-Toplum & Sosyoloji
0
Şiddetin Gölgesinde Büyüyen Nesil: “Sorun, Çocuğu Yetiştiren İklim”
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

İstanbul Okan Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla, okullarda yaşanan silahlı saldırı olaylarının gençlerin dijital dünyada anlam aradığı, otoritenin ya tamamen çöktüğü ya da yalnızca cezaya indirgendiği, şiddetin ise gündelik hayatın sıradan bir parçası haline geldiği bir toplumsal iklimin ürünü olduğunu belirtiyor.

Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla, şu tespitte bulunuyor:

“Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta kısa aralıklarla yaşanan iki olay artık münferit vakalarla açıklanamayacak bir toplumsal eşiğe gelindiğini gösteriyor. Bu tür gelişmeleri ‘istisna’ olarak görmek aslında kolektif sorumluluğun üzerini örtmenin en kolay yoludur.”

Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bugün çocuk ve ergen davranışları söz konusu olduğunda en hızlı üretilen açıklama ‘yeni nesil bozuldu’ oluyor. Bir çocuk okulda arkadaşına şiddet uyguladığında ilk refleks ‘internet mahvetti’, “oyunlar bozdu’ oluyor. Oysa aynı çocuğun evde saatlerce yalnız bırakılması, ebeveynlerin sürekli telefonla meşgul olması ya da çocuğun duygusal ihtiyaçlarının sistematik biçimde ihmal edilmesi neredeyse hiç konuşulmuyor. Çocuğun davranışı tartışılıyor ama o davranışı üreten ortam görmezden geliniyor.”

Ebeveynlikte ise daha sert bir tablonun karşımıza çıktığını anlatıyor:

“Çocuğu kuralsız büyüten, sınır koymayan, her isteğini anında karşılayan bir yaklaşım yaygınlaşıyor. Ardından aynı çocuk okulda kurallarla karşılaştığında kriz çıkardığında, suç hızla öğretmene ya da sisteme yöneltiliyor. Daha çarpıcı bir örnekle; çocuğu öğretmeni tarafından uyarıldığında okula gidip öğretmeni tehdit eden ebeveyn profili artık istisna değil. Bu, yalnızca bireysel bir sorun değil, otoriteyle kurulan ilişkinin toplumsal düzeyde bozulduğunu gösteriyor. Okul tarafında da tablo masum değil. Disiplin sorunu yaşayan bir öğrenci, çoğu zaman ‘sorunlu çocuk’ etiketiyle kenara itiliyor. Rehberlik mekanizmaları işletilmeden, neden-sonuç ilişkisi kurulmadan cezaya başvuruluyor. Örneğin, sürekli kavga eden bir öğrencinin aile içi şiddete maruz kalıp kalmadığı, ekonomik ya da psikolojik bir baskı altında olup olmadığı çoğu zaman araştırılmıyor. Sistem, anlamak yerine hızlıca tasnif ediyor ve dışlıyor.”

Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla en kritik soruyu hiç sormadığımızı vurgularken şöyle diyor:

“Çocukların nasıl bir dünyada yaşadığını gerçekten biliyor muyuz? Sürekli performans baskısı altında, başarıyla değer gören, sosyal medyada her an karşılaştırılan, görünür olmanın neredeyse var olmakla eşitlendiği bir dünyada büyüyorlar. Bir yandan yalnızlaşıyorlar, evde iletişimin zayıfladığı, okulda anlamanın yerini disiplinin aldığı, kamusal alanda ise şiddetin sıradanlaştığı bir ortamda yön bulmaya çalışıyorlar.”

Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla’ya göre, fail çocuğun bilgisayarında Elliot Rodger’a ait bir fotoğrafın bulunması ve bununla birlikte “incel” olarak adlandırılan çevrimiçi alt kültürlerle olası temas ihtimali, meselenin dijital ve ideolojik boyutunu daha da görünür kılıyor. Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla, şu ifadelere yer veriyor:

“Bu alt kültürler, daha geniş bir çevrimiçi ekosistemin, yani sıklıkla ‘manosphere’ olarak adlandırılan erkek odaklı dijital ağların bir parçasıdır. Bu ekosistem içinde yalnızlık ve reddedilme deneyimi çoğu zaman bireysel bir durum olmaktan çıkarılıp kolektif bir kimliğe dönüştürülür. Burada dikkat çeken unsurlardan biri, örtük bir “cinsel hiyerarşi” anlayışının kurulmasıdır. Bu hiyerarşik tasavvura göre toplum, arzu edilenler ve dışlananlar şeklinde keskin biçimde ayrılır. Kendini bu yapının alt basamaklarında konumlandıran bazı bireyler, yaşadıkları başarısızlığı kişisel değil, sistematik bir adaletsizlik olarak yorumlamaya başlar.

“Dijital platformlar yalnızca içerik sunmuyor aynı zamanda duyguları örgütlüyor, öfkeyi dolaşıma sokuyor”

Bu noktada öfkenin yönü de değişir. Kişisel yetersizlik duygusu, giderek dış dünyaya, özellikle kadınlara ve toplumsal düzene yönelen bir düşmanlığa dönüşür. Elliot Rodger gibi figürlerin bu çevrelerde sembolleşmesi de bu yüzden kritik. Şiddet, bir sapma değil bir tür mesaj ya da intikam pratiği olarak yeniden anlamlandırılır. ‘Manosphere’ içinde dolaşıma giren bu söylemler bazı gençler için hem bir aidiyet hissi hem de bir meşrulaştırma zemini sunar. Burada dijital medyanın rolünü de daha net görmek gerekiyor. Bu platformlar yalnızca içerik sunmuyor aynı zamanda duyguları örgütlüyor, öfkeyi dolaşıma sokuyor ve benzer kırılganlıkları taşıyan bireyleri bir araya getirerek kapalı yankı odaları oluşturuyor. ‘Incel’ ve ‘manosphere’ gibi yapılar bu ortamda görünürlük kazanıyor, normalde marjinal kalabilecek düşünceler tekrar tekrar dolaşıma girerek sıradanlaşıyor. Bu süreç, bireysel öfkenin kolektif bir dile, hatta bazı durumlarda eyleme dönüşmesini kolaylaştırıyor. Yani dijital alan, yalnızca bir yansıma değil; aynı zamanda bu tür eğilimleri yoğunlaştıran ve hızlandıran bir çarpan etkisi üretiyor.”

Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla, altı çizilmesi gereken noktayı da paylaşıyor:

“Bu tür ideolojik çerçeveler tek başına belirleyici değildir. Asıl mesele, bu söylemlerin hangi psikososyal zeminde karşılık bulduğudur. Yalnızlık, değersizlik, dışlanmışlık ve yoğun öfke duygularıyla baş edemeyen bir genç için bu tür anlatılar güçlü bir anlam çerçevesine dönüşebilir.

“Şiddeti yalnızca kınayan ama gündelik hayatında sürekli yeniden üreten bir ikiyüzlülükle karşı karşıyayız”

Toplum olarak şiddeti yalnızca kınayan ama gündelik hayatında sürekli yeniden üreten bir ikiyüzlülükle karşı karşıyayız. Trafikte en küçük tartışmada şiddete başvuran, sosyal medyada linç kültürünü besleyen, farklı olana tahammül göstermeyen bir yetişkin dünyası çocuklardan ‘sağlıklı davranış’ bekliyor. Oysa çocuklar söyleneni değil, gördüğünü öğreniyor.

Maraş’taki olay, tek bir çocuğun, tek bir ailenin ya da tek bir okulun sorunu değil. Bu, sorumluluğun sürekli ertelendiği, gençlerin dijital dünyada anlam aradığı, otoritenin ya tamamen çöktüğü ya da yalnızca cezaya indirgendiği, şiddetin ise gündelik hayatın sıradan bir parçası haline geldiği bir toplumsal iklimin ürünüdür. Bu iklim değişmeden benzer olayların önüne geçmek mümkün görünmüyor.”

Etiketler: AileÇocuklarGençlikİlker Çaylaİstanbul Okan ÜniversitesiOkul

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
turk-internet.com Pr Haberleri

turk-internet.com Pr Haberleri

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.