Yaklaşık bir haftadan beri bloggerlar ile gazeteciler arasında yaşanan tartışmalara farklı bir bakış açısı getirebilecek bir haberi okurlarımızın dikkatine sunmak istiyoruz.
Bloggerlar ile medya mensuplarını karşı karşıya getiren konuların başında, blog yazarlarının reklamveren ya da şirketlerle aralarında olan ilişkinin mahiyeti geliyor.
Bakın, Amerika’da bu işin suyu öylesine çıkmış durumda ki anti-rekabetçi uygulamaları elimine etmekle görevli bağımsız otorite FTC [1] bile, bu konuda bazı düzenlemelerin yapılması gerektiğine karar vermiş. Şimdi, bu kuruluş bloggerların da belli kurallara uymaları gereğinden hareketle bir takım düzenlemelerin oluşturulması için çalışmalar başlatmış durumda.
“Her kes aynı şeyi yapıyor!” demek, gerçekten bu işi gereği gibi yapanlara haksızlık olur. Bakın, ABD’de uzunca bir süreden beri blog olayını bir hobi olarak yapan ev hanımları, blog camiasını zan altında bırakabilecek olaylardan uzak durabilmek adına neler yapıyorlar.
Bilindiği gibi şirketler, yeni bir eğilimle reklam ve tanıtımlarını blog sitelerine kaydırmış durumdalar. Örneğin, bir çocuk bezi üreticisi X isimli firma, bugün bunun tanıtımında blog sayfalarından daha fazla yararlanıyor. X şirketi, böyle bir yazıya sitesinde yer verecek olan ev hanımı bloggerla temasa geçiyor, kendisine güzel bir takım hediyeler gönderiyor, ürünleriyle ilgili güzel makaleler de yayınlanınca değmesin bu şirket yöneticilerinin keyfine.
İşte, şu günlerde Amerika’da kopan kızılca kıyametin gerisinde de bu var. Bu işi layıkıyla yapanlar ve etik bir çizgi çekmek isteyenler “al gülüm, ver gülüm” taktiğini reddediyorlar. Reddetmekle kalmayıp, kabul eden bloggerlarla da aralarına bir mesafe koyuyorlar.
Sanıyorum, Türkiye’de de medya mensubu arkadaşların bloggerlardan beklentileri de tam burada ortaya çıkıyor; etik duruş.
Geçtiğimiz ay Newsweek’in yayınladığı; “Güvenilir anne mi yoksa satıcı mı?” başlıklı makalede işte bu konu, yani mecrada yaşanan kirlenme irdelenmişti. Bir kaç anne tarafından ürün incelemesi gerçekleştiren Cool Mom Picks isimli blogun başyazarı Liz Gumbinner, bir yıl öncesine kadar blogların ‘parlayan birer yıldız’ olduğunu, ancak Wal-Mart gibi büyük şirketlerin blogları reklam aracı olarak kullanmalarının oluşumu sorgulanır bir hale getirdiğine dikkat çekiyor.
Blog mecrasına yeni girenlerin, sayfalarını salt “bedava ürün” ya da “bedava gezi” elde etmek amacıyla kullandıklarını ifade eden Gumbinner, kendilerini bunlardan ayrıştırmak için son günlerde çalışmalarının bir bölümünü daha şeffaf bir ortam oluşturmaya harcadıklarını söylüyor.
Bu çerçevede, geçtiğimiz ay, Chicago’da 1500 kadın blogcuyu bir araya getiren BlogHer Konferansı’nda, blog sahiplerinin uymaları istenen ortak kurallar masaya yatırıldı. Konferans aracılığıyla duyurusu yapılan Blog with Integrity isimli web sitesinde, blog sahiplerinin kamuoyuna karşı daha dürüst olmaları vaktinin geldiği belirtiliyor.
Sitede, okurların, her şeyin önünde geldiğine dikkat çekiliyor ve bu nedenle kaleme alınan her yazıda bir sorumluluğun bulunduğu hatırlatılıyor. Siteye erişen blog yazarlarından, etik davranacaklarına dair şeref sözü vermeleri isteniyor.
Ben, hiç de karmaşık olmayan bu sistemin Türkiye’de de uygulanmasını öneriyorum.
[1] ABD Blog Alanını Düzenleniyor



Kaynak : 