Avrupa Birliği milletvekilleri, “yüksek riskli” yapay zekâ sistemlerine yönelik kısıtlamaların uygulanmasını Aralık 2027’ye kadar ertelemek ve aynı zamanda birçok endüstriyel yapay zekâ uygulamasını, birliğin dönüm noktası niteliğindeki Yapay Zekâ Yasası’nın (AI ACT) bazı bölümlerinden muaf tutmak konusunda siyasi bir anlaşmaya vardılar.
Bu uzlaşma, Yapay Zekâ Yasası’nın ilk kez yürürlüğe girmesinden bu yana Avrupa’nın yapay zekâ düzenleme çerçevesinde yapılan en önemli revizyonlardan birini oluşturuyor. AB içinde aşırı katı düzenlemelerin Avrupa’nın küresel yapay zekâ yarışındaki rekabet gücünü zayıflatabileceğine dair artan endişelerin de ifade olarak değerlendiriliyor.
Yüksek Riskli Yapay Zeka Yükümlülükleri Ertelendi
Anlaşmaya göre, başlangıçta daha erken yürürlüğe girmesi beklenen yüksek riskli yapay zeka sistemlerine ilişkin uyumluluk yükümlülükleri, 2027 yılının sonuna kadar ertelenecek. Bu ertelemenin amacı, şirketlere, düzenleyicilere, üreticilere ve üye devletlere, Yapay Zeka Yasası’nın getirdiği karmaşık uyumluluk gereksinimlerine uyum sağlamaları için daha fazla zaman tanımak olarak veriliyor.
Sektör grupları, özellikle üretim ve endüstriyel otomasyon alanlarındaki birçok şirketin, acil uygulamaya teknik veya finansal olarak hazır olmadığını savunmuştu.
Endüstriyel Yapay Zeka Önemli Muafiyet Aldı
Anlaşmanın en tartışmalı kısımlarından biri, birçok endüstriyel yapay zeka sisteminin Yapay Zeka Yasası’nın temel kısıtlamalarından muaf tutulması kararı. Muafiyetin özellikle endüstriyel otomasyon, tahminli bakım, fabrika optimizasyonu, robotik, enerji sistemleri ve belirli makine kontrol ortamları. kullanılan yapay zeka için geçerli olması bekleniyor.
Değişikliği destekleyenler, endüstriyel yapay zeka sistemlerinin genel olarak, biyometrik gözetim, işe alım, polis teşkilatı, eğitim, veya sosyal puanlama alanlarında kullanılan yapay zekaya göre daha düşük toplumsal riskler taşıdığını savunuyor.
Avrupa, düzenleme ve rekabet gücü arasında denge kuruyor
Bu hamle, Avrupa’da “endüstriyel rekabet gücüne zarar vermeden yapay zekayı nasıl düzenlenebilir?” konusunda artan edişeler uzantısında geldi. Avrupa politika yapıcıları giderek artan bir şekilde telekom operatörlerinden, çip üreticilerinden, üretim gruplarından ve startup ekosistemlerinden eleştiri alıyor.
ABD ve Çin’in yaygınlaştırmayı hızlandırırken Avrupa’nın gelişmekte olan teknolojileri aşırı düzenleme riski taşıdığı konusunda uyarıyorlar. Birkaç endüstri grubu, aşırı uyumluluk yüklerinin yapay zekanın benimsenmesini yavaşlatabileceğini iddia etmişti. Bununla birlikte maliyetlerin artırabileceği, yatırımlar üzerinde caydırıcılık oluşacağı ve inovasyonu Avrupa dışına itebileceği eleştirileri vardı.
AB’nin Yapay Zeka Yasası, dünyanın ilk büyük yapay zeka yasası olmaya devam ediyor
Gecikme ve muafiyetlere rağmen, AB Yapay Zeka Yasası, yapay zekayı düzenlemeye yönelik dünyanın en kapsamlı girişimi olmaya devam ediyor. Çerçeve, yapay zeka sistemlerini risk seviyelerine göre sınıflandırıyor:
- kabul edilemez risk,
- yüksek risk,
- sınırlı risk ve minimum risk.
Kanuna göre, yüksek riskli sistemler, şeffaflık, insan gözetimi, dokümantasyon, siber güvenlik ve risk yönetimi yükümlülükleri gibi konularda daha sıkı gereksinimlere tabi.
Küresel Yapay Zeka Yarışından Gelen Baskı
Revize edilmiş zaman çizelgesi, artan jeopolitik baskıyı da yansıtıyor. Küresel olarak yapay zeka altyapı yatırımları hızlanırken, Avrupalı liderler giderek daha fazla daha yavaş dağıtım, parçalı düzenleme ve uyumluluk karmaşıklığı konuları ile savaşıyor. Bunlar bölgeyi yabancı yapay zeka platformlarına ve altyapı sağlayıcılarına bağımlı hale getirebilir.
Tartışma, üretken yapay zeka, endüstriyel robotik, otonom sistemler ve yapay zeka destekli üretim alanlarındaki hızlı gelişmelerin ardından yoğunlaştı.
Düzenlemelerin Zayıfladığı Uyarısı da Yapılıyor
Buna karşılık sivil toplum grupları ve bazı dijital hak savunucuları, geniş endüstriyel muafiyetlerin boşluklar yaratabileceği konusunda uyararak uzlaşmayı eleştirdi. Eleştirmenler, endüstriyel ortamlarda kullanılan yapay zeka sistemlerinin hala işçi güvenliği, işçi hakları, çevre sistemleri ve kritik altyapı.etkileyebileceğini savunuyor.
Bazı milletvekilleri ayrıca, tekrarlanan gecikmelerin Avrupa’nın küresel yapay zeka yönetişimi lideri olarak güvenilirliğini zayıflatabileceği konusunda uyarıyor.
Ama anlaşma, AB’nin giderek iki rakip hedefi dengelemeye çalıştığını gösteriyor. Yaniyapay zeka risklerini düzenlemek ve endüstriyel yavaşlamayı önlemek. 2027’ye kadar ertelenmesi ve endüstriyel yapay zeka için muafiyet, Avrupa’nın ekonomik büyüme ve teknolojik egemenlik için stratejik olarak önemli görülen sektörlere çok hızlı bir şekilde katı yapay zeka kuralları uygulama konusunda daha temkinli hale geldiğini gösteriyor.



Kaynak : 