Microsoft, Avrupa’da yeni yayınlanan ülke bazlı mali açıklamalarına göre, İrlanda iştirakinin 2025 mali yılında 47 milyar dolar vergi öncesi kar elde ettiğini ve bunun şirketin küresel vergi öncesi kazançlarının %38,1’ini oluşturduğunu bildirdi. Rakamlar, büyük çokuluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri her AB üye ülkesi için temel mali verileri ayrı ayrı raporlamalarını gerektiren yeni Avrupa Birliği şeffaflık kuralları kapsamında ilk kez kamuoyuna açıklandı.
Bu açıklamalar, uzun zamandır şirketin Avrupa genel merkezi olarak hizmet veren Microsoft’un İrlanda operasyonlarının muazzam önemini gösteriyor. İrlanda, elverişli kurumlar vergisi ortamı, nitelikli iş gücü ve Avrupa Birliği üyeliği sayesinde dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin çoğunu kendine çekti. Microsoft’un yanı sıra Apple, Google, Meta ve Intel gibi şirketler de ülkede büyük Avrupa operasyonları kurdu.
Bu açıklamalar, söz konusu karları üreten Microsoft ürünlerinin öncelikle İrlanda’da satıldığı anlamına gelmiyor. Aksine, çokuluslu teknoloji şirketleri sıklıkla fikri mülkiyet sahipliğini, lisans anlaşmalarını ve Avrupa ticari faaliyetlerini tek bir yargı bölgesinde merkezileştiriyor. Sonuç olarak, birden fazla Avrupa pazarında elde edilen gelirler ve karlar, uluslararası vergi kuralları uyarınca nihayetinde İrlanda kuruluşları aracılığıyla kaydedilebiliyor ve vergi ödemekten kaçınılabiliyor.
Bu rakamların yayınlanması, 22 Haziran 2024 veya sonrasında başlayan mali yıllardan itibaren büyük çokuluslu işletmeler için geçerli hale gelen AB’nin Kamu Ülke Bazında Raporlama (Public CbCR) Direktifi’nin doğrudan bir sonucudur. Direktif, konsolide gelirleri 750 milyon Euro’yu aşan şirketlerin, AB üye devletleri ve bazı işbirliği yapmayan vergi yargı bölgelerinde ülke bazında gelirlerini, karlarını, ödenen vergileri, birikmiş kazançlarını ve çalışan sayılarını açıklamalarını gerektiriyor. İlk raporlar 2026 yılında yayınlanmaya başladı.
Avrupa Komisyonu, çokuluslu şirketlerin karlarını düşük vergili yargı bölgelerine kaydırırken, ekonomik faaliyetin gerçekte nerede gerçekleştiğine dair kamuoyuna çok az bilgi vermeleri yönündeki yıllarca süren eleştirilerin ardından bu kuralları uygulamaya koydu. Yasa koyucular, daha fazla şeffaflığın yatırımcıların, düzenleyicilerin, gazetecilerin ve vatandaşların vergilerin kârların elde edildiği yerde ödenip ödenmediğini daha iyi anlamalarına yardımcı olacağını savundu.
Bu girişim, agresif vergi planlamasını sınırlamayı amaçlayan on yılı aşkın bir AB çabasının ardından geldi. Bu çabalar arasında devlet yardımı düzenlemelerine yönelik soruşturmalar, OECD’nin Vergi Tabanı Aşındırma ve Kâr Kaydırma (BEPS) çerçevesinin uygulanması, küresel asgari kurumlar vergisi anlaşmasının benimsenmesi ve çokuluslu şirketler için yeni raporlama yükümlülükleri yer almaktadır.
İrlanda Neden Önemli?
İrlanda, sadece kurumlar vergisi oranı nedeniyle değil, birçok ABD teknoloji şirketinin Avrupa işletmelerini İrlanda iştirakleri etrafında yapılandırması nedeniyle de dünyanın en önemli teknoloji merkezlerinden biri haline geldi.
On yıllardır şirketler, fikri mülkiyet haklarını, lisanslama işletmelerini ve bölgesel merkezlerini İrlanda’ya yerleştirerek, Avrupa kârlarının önemli bir kısmının İrlanda kuruluşları üzerinden akmasına izin verdi. Uluslararası vergi reformları, daha önce kullanılan bazı agresif vergi yapılarını (örneğin artık yürürlükten kalkmış olan “Çifte İrlanda” düzenlemesi) azaltmış olsa da, İrlanda küresel teknoloji şirketleri için merkezi bir operasyonel ve finansal merkez olmaya devam etmektedir.
Microsoft’un yeni açıkladığı rakamlar, yalnızca Avrupa’daki iş hacminin büyüklüğünü değil, aynı zamanda İrlanda’nın teknoloji ekosisteminde kârların yoğunlaşmasının devam ettiğini de vurguluyor.
Vergi Şeffaflığında Yeni Bir Dönem
Bu açıklamanın önemi Microsoft’un kendisinin ötesine uzanıyor. İlk kez, kamuoyu çokuluslu şirketlerin gelirlerini nerede elde ettiklerini, kârlarını nerede bildirdiklerini, çalışanlarını nerede istihdam ettiklerini ve vergilerini nerede ödediklerini farklı yargı bölgelerinde doğrudan karşılaştırabiliyor. Düzenleyiciler, daha fazla şeffaflığın kâr kaydırmayı caydıracağını ve uluslararası kurumsal vergilendirmeye olan kamu güvenini güçlendireceğini umuyor.
Yatırımcılar ve analistler için, açıklamalar ayrıca dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden bazılarının iç coğrafi yapısına dair nadir bir pencere sunuyor; bu bilgi yakın zamana kadar yalnızca vergi makamlarının erişimine açıktı.
Önümüzdeki aylarda daha fazla şirket ülke bazında raporlarını yayınladıkça, verilerin kurumsal vergilendirme, dijital egemenlik ve düşük vergi bölgelerinin küresel teknoloji endüstrisindeki rolü hakkındaki tartışmaları yeniden şekillendirmesi bekleniyor.



Kaynak : 