Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, da katıldığı New York’taki iklim zirvesi, tüm dünyanın geleceği açısından gündeme damgasını vurdu. Birleşmiş Milletler(BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon, zirvenin, küresel ısınmayla mücadele için önemli bir adım oluşturduğunu söyledi.
Tüm uluslarca kabul edilen küresel bir anlaşma yapılamaması ihtimaline rağmen BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, zirvenin, Aralık ayında, Kopenhag’da iklimle ilgili yapılacak ikinci buluşma için önemli bir uzlaşma zemini hazırladığına dikkati çekti.
Üretim kapasitesi sürekli artış gösteren Çin, 2020 yılına kadar, üretilen meta başına salınan karbon gazı miktarını 2005 yılı seviyesine düşürmeyi taahhüt ediyor, ancak batılılar Çin’den mevcut gaz salınımını belgelerle dünya kamuoyuna sunmasını istiyorlar. Çevre konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan eski başkan yardımcısı Al Gore, Çin’in çabalarını taktir edici olarak nitelendiriyor.
ABD, İngiltere, Almanya, Fransa gibi geçmişte fosil yakıtını en geniş ölçüde değerlendirmiş ülkelerin, şimdi kalkınmakta olan ülkeleri fosil enerji kaynaklarını terk etmeye çağırmaları yadırganıyor. Gelişmiş ülkelerin, fosil yakıtına alternatif olabilecek ucuz enerji kaynakları gösterememeleri gelişmekte olan ülkeler için ayrı bir handikapı ifade ediyor. Bu paradoksu en etkili bir biçimde yaşayan Çin’in lideri Hu Jintao’nun, gelişmiş ülkelerin bu konuda çok daha efektif bir çalışma gerçekleştirmeleri gerektiğini ifade etmesi dikkati çekiyor.
Geçmiş yönetimlerin, karbon salınımı konusunda yavaş hareket ettiklerini kabul eden ABD Başkanı Obama, çok daha fazla çalışacağına söz verirken, Japonya’nın yeni başbakanı Yukio Hatoyama, karbon emisyon seviyesini 2020’ye kadar yüzde 25 oranında azaltacaklarını ifade ediyor.
Karbon salınımında ABD ve Çin yüzde 20, Avrupa Birliği yüzde 14, Rusya ve Hindistan ise yüzde 5 oranında ön sırada yer alıyorlar.



Kaynak : 