‘Megapol’ İstanbul’da, geçtiğimiz ay yaşanan ve çok sayıda cana mal olan sel, kurumların, sahip oldukları verileri kaybetmelerine de neden oldu. Oysa, kurumlar hazırlıklı olsalardı felaketi çok daha hafif bir hasarla atlatabilirlerdi. Görüşlerine başvurduğumuz Microsoft Sunucu ve Araçları Ürün Müdürü Selma Karaca, olağanüstü durumlarda süreci yönetmenin önem kazandığını ifade ediyor.
turk-internet.com; Geçtiğimiz ay İstanbul’da yaşanan sel felaketi, can ve mal kaybının yanı sıra, şirketlerin çok değerli verilerine de mal oldu. Bu çerçevede, felaket kurtarma, veri depolama ve sunucu çözümlerinin yeniden gündeme geldiğini görüyoruz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Selma Karaca; Firmaların, teknik arızalara olduğu kadar doğal afetlere de hazırlıklı olması günümüzde bir zorunluluk halini almış durumda. Bu tür felaketlere hazırlıklı olabilmek için daha öncesinde felaket senaryosu oluşturulması ve bu planları canlı tutmak önemli. Bunu sağlayabilmek için bizim, ‘Microsoft Operations Framework'(MOF) dediğimiz bir kavram var.
Bununla, bir firmanın bütün çalışma şeklini ve operasyonlarını tanımlıyoruz ve ‘Sistem Merkezi’ “System Center” dediğimiz yönetim tarafındaki ürünlerle de bunların yapılabilmesini sağlıyoruz.
ITIL, MOF gibi uygulamalar kavramlar, firmaların bu tür süreçleri yönetmelerini kolaylaştırıyor. Bu süreçlere olan ilginin artmasını bekliyoruz. Çünkü, süreçlerinizi yönetmediğiniz zaman bir yerde tıkanıklık ortaya çıkar. Böyle bir durum ve sonuçlarını öngöremeyebilirsiniz.
Tüm bunları kolaylaştıracak sistem yönetimi, ilgili partilerin bu sistem sürecine entegre edilemeleri ve her hangi bir sıkıntı yaşanmadan önceden haberdar edilmesi kritik. Systems Center Operations Manager gibi yönetim ürünleri müşterilerin hem Microsoft hem de diğer platformları yönetmek için kullanmalarını bekliyoruz, çünkü bunlar sonuç itibariyle onların hayatlarını kolaylaştırmak ve sorunları yaşanmadan önce önlemek için var. Mevcut yapılardaki operasyon sürekliliğini sağlamak için onların çeşitli seviyelerdeki yedeklerinin oluşturulması önemli.
Lokasyon, yani fiziksel yedeklenmesiyle; verilerin bulunduğu yerde yedeklenmesiyle ve verilerin düzenli olarak aktarılmasıyla yedeklemeler gerçekleştirilebilir. Burada sunduğumuz çok farklı ürünlerimiz var. ‘Data Protection Manager’ dediğimiz ürünümüzle, Exchange, Windows Server, Share Point, SQL gibi kritik bilgilerin hem sanal ortamda hem de fiziksel ortamda yedeklenmesi söz konusu.
Hatta, bunları sıfırdan alıp başka bir yerde ayağa kaldırabilmek bile mümkün. Bu tür teknolojileri kullanmak önemli. Firmaların, teknolojiyi kendi işleyişlerine entegre etmeleri, bunu canlı tutmaları bu tür felaketlerin önüne geçebilmelerinde kendilerine yardımcı olacaktır.
turk-internet.com; Böyle bir felaketin yaşanmış olması satışlarınızı etkiledi mi?
Selma Karaca; Yedekleme tarafında, disaster recovery ürünlerimize ilgi arttı. Yazılımlar, sel felaketinden etkilenmedi ancak, verilerin depolandığı storage medyalarda bir takım sıkıntılar görüldü. Var olan yapıların daha çalışabilir bir hale getirilmesi, özellikle yedekleme ve felaket kurtarma senaryoları üzerinde daha çok çalışıldığını görüyoruz. Yani, mevcut teknolojilerin daha çok kullanıldığını görüyoruz. Bu taraftaki ürünlere bir ilgi artışı var. ‘Virtualization’, yani ortamlarınızın sanal birer örneğini oluşturabilmek de bu tür çözümler arasında yer alıyor.
turk-internet.com; Sunucu teknolojileriyle KOBİ’lere önemli çözümler getirilebiliyor. Bu perspektifte neler yaşanıyor? Kısaca bahsedebilir misiniz?
Selma Karaca; Windows Server Foundation, Microsoft’un Türkiye’de, pilot olarak başlattığı bir ürün. Bunu, işletim sisteminin KOBİ’ler için daha kolay adapte edilebilir bir sürümü şeklinde tanımlayabiliriz. Kullanıcı sayısından bakıldığında bunun belirli limitleri var. Amaç, bütün KOBİ’lerin temel ihtiyaçlarını karşılamak. KOBİ’lerin, en çok ihtiyaç duydukları uygulamalar arasında muhasebe programları öne çıkıyor. Bu muhasebe programları, ortak bir yerden paylaşımlı bir biçimde çalışıyor. Sunucunun, bu ortamda bulunması firmaların bu tür uygulamaları kolaylıkla firma içine yaymaları, bir merkezden, tek bir yerden bilgi giriş ve çıkışlarını yapmalarını sağlıyor. Bu bakımdan, donanım üreticileriyle ve paket çözümlerle birlikte çok ciddi dönüşler aldık. Şimdiye kadar, “sunucu pahalıdır, kullanımı zordur” gibi çeşitli önyargılar nedeniyle masaüstü bilgisayarlara yönelen işletmelerin Windows Server Foundation’ı başarıyla kullandıklarını görüyoruz. Sunucunun kolay kullanılabilir bir arayüzü olduğunu gören işletmeler, sağlanan bir takım finansal kolaylıklarla bu tarafa yöneliyorlar. Hatta, öyle ki; “bu ürün gerçekten lisanslı mı?” diyen OEM iş ortaklarımız bile olabiliyor. İşletmelerin, kriz döneminde bile teknolojiye yatırım yapmalarını kolaylaştıracak bir ürünle piyasaya çıktık. HP ve Datateknik ile birlikte gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımıza Fujitsu da katıldı. Bu ürünlerle, müşteri bilgilerinin tutulması, korunması ve belli kişilerin bu bilgilere erişimlerinin sağlanması KOBİ’ler için önemli bir adımı ifade ediyor. Bunun, özel fiyatı, maksimum 15 kişiye kadar olan özel bir işletim sisteminden kaynaklanıyor. Bu, işletim sistemi, 15 kişinin hem kullanıcı erişim lisansları, hem de donanımlarını 1000 doların altında bir fiyattan işletmelere sunuluyor. Bu ürün, 700-800 dolarlara mobil telefonların satın alındığı bir piyasayla kıyaslandığında çok uygun bir paket anlamına geliyor.



Kaynak : 