İş Zekası yazılımları ve hizmetleri alanında çözümler sunan SAS, 1976 yılından bu yana dünyanın bir çok ülkesindeki kurumsal müşterilerine performanslarını artırmalarında ve daha hızlı, daha doğru kararlar alabilmelerinde destek sağladığını açıklıyor. Dünya çapında 45 bini aşkın kurumsal müşterisi olduğu bildirilen şirket, iş zekası yazılımlarının etkin bir şekilde değerlendirilmesini temin amacıyla bunların eğitimini de destekliyor.
Şirketin, Türkiye’deki faaliyetleri ve eğitim konularında Satış Müdürü Erhan Karamehmetoğlu, Pazarlama ve İş Ortakları Müdürü Arzu Gökhan ve Müşteri Yöneticisi Melis Sinanoğlu’dan çeşitli bilgiler aldık.
turk-internet.com; Bize SAS hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?
Erhan Karamehmetoğlu; SAS, aslında Amerika merkezli bir yazılım şirketi. 1976 yılında kuruldu. Zaten, bizim bugünkü icra kurulu başkanımız aslında akedemik kökenlidir, doktordur. Amerika da tarım bakanlığında tarım bilgileri analizi için hava tahmini için ilk üniversitede küçük bir istatistik algoritması yazarak başlamış.Oradan başlayan süreç aslında bügünlere kadar devam etmiş.
SAS, 32 yılda, istatistik, analitik, matematik konularından başlayıp iş çözümlerine yönelmiş. Dolayısıyla aynı CEO ile devam ettiği için akademik çevreyle bağı hiç kesilmemiş. SAS’ın beni hala çok etkileyen bir kitaplığı var. İş dünyası için bestseller olan kitaplar çıkarıyor, akademik ruhundan hiç vazgeçmemiş onu hiç boş bırakmamış. Ne olmuş süreç içinde aslında hep iş zekası için uğraşmış, kurumsal zeka ile uğraşmış 76’dan beri.
Şimdi endüstri bazında çok özelleşmiş çözümleri var burdan başlayan. Operasyonel tarafla ilgilenmemiş şunu kastediyoruz: Bankanın bankacılık yapması için gününü daha efektif geçirmesi için gereken uygulamalar değil ya da üreticinin üretimini yapması için, sigortacının sigortacılılığını yapabilmesi için olan operasyonel sistem değil ama buradan gün içinde biriken verileri direkt kendi ortamına çekip burda işte analiz yapıp aslında son derece stratejik kararlar verilmesini sağlayan bir yapısı var aslında öyle bir teknolojisi var.
Akademik çevreyle ilişkisini çok değerli buluyorum. Çünkü birbirini tamamlayan ve geliştiren bir yapısı var. SAS, Ar-ge’siyle de dünya da çok önemli bir kurum.
turk-internet.com; Ne açıdan?
Erhan Karamehmetoğlu; Cirosuna göre Ar-ge’ye ayırdığı oran 1976’dan beri yüzde 24-25’in altına hiç düşmemiş. Bunun tabi şöyle bir önemi var akademik ruhu gerçekten kaybetmiyor.
Cironun çok büyük bir kısmı dörtte biri direkt Ar-ge’ye yatırılıyor. Nasıl oluyor? Bir pazardan besleniyor ve kendi Ar-ge’siyle bu pazarı besliyor. Karşılıklı etkileşim içinde devam eden bir yapı var.
SAS, yaklaşık 10 yıldır Türkiye’ de var. Bizim açımızdan ticari tarafta lokomotiv sektörler olan bankacılık, telekomünikasyon, sigortacılık ile akademik ortamla olan ilişkimiz 10 yıldır devam ediyor. Neler yapıyoruz? Çok genel olarak üniversitede ders veriyoruz.
turk-internet.com; Hangi üniversitelerde, ne tür dersler veriyorsunuz?
Melis Sinanoğlu; Yıldız Teknik, Mimar Sinan ve ODTÜ’de ders verildi daha önce. Yaz sömestirinde SaS sponsorluğunda ders verdik. Ankara’da, İstanbul’da kredili olarak ders verdik.
Daha çok istatistik öğrencilerine yönelik sonuç olarak analitik programlar daha çok piyasalarda istatistik, matematik mezunları tarafından kullanılıyor. Onun dışında, aslında bakarsınız iki tip vardı bir bizim verdiğimiz bir de SAS’ın bizzat katıldığı birde SAS’ın kullandığı aslında hocaların derslerinde saz kattığı zamanlar var.
Örnek vermek gerekirse, işletmede finansal konularda hocalar konuları kendi derslerine katabiliyorlar. Hani bunu biz direkt yapamasak da akademik program fırsatlar sağlıyor. Biz, materyal desteği sağlıyoruz.
Mimar Sinan’da, daha çok SAS’a giriş sertifika programı düzenliyoruz. Öğrenciler, sertifikalarını aldıklarında cvlerine koydukları zaman büyük bir avantaj elde ediyorlar. SAS’ın, analitikte pazar liderliği giderek artıyor. Dolayısıyla, piyasadan yeni mezun konusunda lisans kullananlar daha avantajlı duruma geçiyorlar. Şirkete girdikleri zaman işe alışmaları için analatik yetenekleri buna bağlı olarak gelişmiş olur.
Normalde, çalışanlar bunu almak için belli bir bedel ödüyorlar ve bir eğitim sürecinden geçiyorlar. Biz, bugüne kadar 150 öğrenciye eğitim ve sertifika diyebiliriz verdik. Bu programlar onlar için çok değerli. Mesela, benim bir müşterim aradı; “SAS bilen yetiştirmek üzere alacağımız birisini istiyoruz” dedi. Biz de bir havuz oluşturduk. Aslında dersler sırasında kendini ortaya çıkan, öne çıkanların cv’lerini alıyoruz. Müşterilerimizin izni ile de iş bulma olanakları tabi ki çok artıyor. Karşılıklı fayda. İş dünyasında, akademik öğrenciler açısından bu çok değerli bir çalışmadır. Bu öğrenciler için de bir dayanak oluyor. Aslında, SAS akademik programı tek bir cümlede özetlemek gerekirse nedir akademik dünya ile iş dünyası arasındaki bağlantıyı kurmak.
Söyleşinin devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kaynak : 