Ülkemizde başarılı bir dükkan açıldığında, hemen diğerlerinin de taklide koştuğunu eleştirisel bir tarzda hep konuşuruz. Mesela başarılı dönerciyi görüp aynı yere dönerci açanlar, ya da başarılı bir kahve dükkanı açıldığında, arka arkaya açılan diğer kahve dükkanları gibi.
Ancak tüketici elektroniğinde iş tersine dönmüşe benziyor. Önce başarılı yerell markalar, Gold, Vatan Bilgisayar, Teknosa, Bimeks vardı, daha sonra Avrupa’nın yabancı markaları, yani Medya Markt, Electroworld vs ve en son ABD’den BestBuy ülkemizin şehirlerini parsellemeye başladılar.
Ancak bu yabancı mağazaların taktiği “kargaşa yaratarak” reklam yapmak ve tüketiciyi çekmek üzerine kurulu gibi. Yani bakıyorsunuz, belli miktardaki üründe açılış şerefine indirim ilan ediyorlar. İndirim peşinde koşturan halk ise gece saat bilmemkaçtan itibaren sıraya giriyor, açılışta “hurraaaa” içeri koşuyor, o “az sayıdaki” indirimli ürünler uğruna birbirleri ile çekişiyor ve hatta kavga ediyorlar.
BestBuy’ın açılışında olduğu gibi, polisleri önceden içeri alıp, TV’ları bitirmek ve bu yolla kargaşayı arttırmak da cabası.
ABD’nin, tüketici elektroniği perakendecisi Best Buy, Türkiye’deki ilk mağazasını İzmir Ege Park Balçova AVM’de açtı. Türkiye’ye, geleceği aylar hatta yıllar öncesinden duyurulan Best Buy’ın, uygulayacağı farklı bir yaklaşımla Avrupa’lı rakiplerinden ayrışacağı sanılıyordu. Ama, aynı “reklam yapma, kargaşa yap” mantığı örneklendi.
Best Buy’ın, Türkiye Ülke Başkanı Ruşen Kopmaz, rakiplerini; ‘Açılışı bekleyin, sabahın altısında saldırın’ dedikleri gerekçesiyle eleştiriyor. Ama, kendi şirketi de aynı şeyi yapıyor: Best Buy, günler öncesinden verdiği ilanlarla, sabahın erken saatlerinden itibaren büyük indirimler yapılacağını duyuruyor. Best Buy, süreci yönetebilse sorun değil, ama iddialara göre, gece yarısından itibaren kuyrukta bekleyenlerden önce orada görevli polisler içeriye alınıyor ve çok uygun fiyata satılan LCD televizyonlar kısa sürede tükeniyor. Alışverişe gelenler de buna tepki gösteriyorlar. Açılış günü yaşanan izdiham, yeni bir ayıp olarak hafızalarımızdaki yerini alıyor. Oysa, burada, önceki yaşananlardan dersler alınarak daha titiz davranılabilir, olası yanlışlıklar önlenebilirdi.
Tabii, ortalıkta dolaşan ve konuya farklı bir bakış açısı getiren yorumlar pek de temelsiz değil. Elektronik sektöründe, özellikle perakende mağazacılık yapan şirketlerin ilgi çekmek için bu tür stratejiler uyguladıkları, insanları geceden sıraya dizdikleri ve sonrasındaysa ortaya çıkan görüntüleri sıkılmadan izleyebildikleri görülüyor. “Reklamın iyisi-kötüsü olmaz!” özdeyişinden hareket eden şirketler, böylelikle para vererek reklam yaptırmak yerine bedavadan isimlerini hafızalara ‘kazıyorlar.’ Tabii, burada tüketicilere de büyük bir görev düşüyor. Bilinçli olmak ve yapılan her hangi bir yanlışlık varsa yasal platformlarda haklarını aramak. Yoksa, bugün Best Buy’ın yaptığını yarın bir başkası tekrarlayacaktır.
Best Buy Türkiye yöneticilerinin; “satışın sadece mağazada bitmediğini göstermek gerekiyor” şeklindeki ifadelerini hayata geçirip geçirmediklerini diğer medya kanalları gibi takip ediyor olacağız.
29 Aralık 2009 tarihli turk-internet.com Güncelleme : BestBuy firmasının halkla ilişkiler ajansı Leo Burnett PR, bu haber sonrasında arayarak İzmir açılışında sorun yaşanmadığını, başka bir firmanın aynı gün mağazasında uygulanan kampanyasında kargaşa yaşandığını belirtti. Bu firmanın Medya Markt olarak belirtilmesi nedeniyle, bu sefer Media Markt halkla ilişkiler ajansı Adres ile görüşüldü. Ancak ajans bu tür bir kargaşa olmadığı bilgisini verdi. Dolayısıyla bu kargaşanın nereden oluştuğu açıklıkla anlaşılamamış durumda.



Kaynak : 