Bu söyleşinin ilk bölümünü Arıak : Telekom Sektörünün 2009 Cirosu 24 Milyar TL Civarı – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Söyleşiye dün kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Turk-internet.com: Danıştay’ın aldığı yeni kararlar nedir?
Yusuf Ata Arıak: İki tane karar var. Bir tanesi BTK’ya diyor ki: “siz şehir içinde Hesaplı Hat abonelerini şehir içi uygulamasının dışında tutamazsınız, buralara da alternatif işletmeciler hizmet vermelidir. Ayrıca Standart Hattın da 2009 sonuna kadar kapalı kalmasını, sonra açılacak olmasını da yanlış buluyorum, bu her ikisi de doğru değildir, bu uygulamayı durdurun” diyor. Yani Türk Telekom abonelerinin %90’ı civarındaki abonelere de şehir içi hizmetini alternatif işletmecilerin vermesine imkan sağlamalı.
Turk-internet.com: Bu %90’ı açalım biraz? Bu kitle Standart Hat ve Hesaplı Hat müşterisi mi?
Yusuf Ata Arıak: Şu anda Türk Telekom’un 16.7 milyon civarında abonesi var. Demek ki 15 milyon civarında bir kitleye tekabül ediyor.
Danıştay kararı sayesinde, bunlara da alternatif işletmecilerin şehir içi hizmeti verebilmesi imkanı gelmiş oluyor. Tabi henüz bu karar kesinleşmedi ama sıradan bir yürütmeyi durdurma gibi görünmüyor bu, çünkü gerekçeler sıralanmış bunun rekabeti nasıl bozduğuyla ilgili.
Dolayısıyla nihai kararın da bu yönde olacağını umuyoruz. Birinci konu bu. İkinci danıştay yürütmeyi durdurması ise numara konusunda oldu. Sabit alternatif işletmecilerin numara verebilmesi için Telekomünikasyon Kurumu’ndan gidip numara alması gerekiyor.
Telekomünikasyon Kurumu bu numaraları vermek için alan kodlarına Türk Telekom’un kullandıklarına birer ilave yapılarak verileceğini söyledi; yani ‘212’ yerine ‘213’, ‘312’ Ankara yerine ‘313’ olacak. Bu hem gereksiz –çünkü yeteri kadar numara var, numarada bir sıkıntı yok- ikincisi; rekabeti çok engelleyici bir şey.
Turk-internet.com: Bu farklı önkodlar rekabeti ne açıdan engelliyor?
Yusuf Ata Arıak: Şimdi bir apartmanda iki daire var diyelim. Bir tanesi Türk Telekom abonesi ‘212’li. Bir tanesi ‘213’lü, alternatif işletmecinin. Alternatif işletmecinin abonesi 7 yerine 10 numara çevirecek, niye? Diğeri 7 numara çevirirken o 10 numara çevirecek. Bunun gibi bir çok caydırıcı sebebi var.
Bunun psikolojik etkisi var: “acaba şehirler arası ücretten mi fiyatlandırılıyorum?” gibi. Çevirmesinin zorluğu var. İlaveten, çok alışılmış sabit telefon kodları olan bir memleketteyiz. Bunun değiştirilmesi, 82 vilayetin tamamında yeni numaralar kullanması pek çok bakımdan güçlük yaratıyor.
Buna ihtiyaç yok çünkü 7 numara demek tam 10 milyon tane numara var demek onun arkasında, olabilir demek. Şimdi, Ankara’da herhalde 1 milyon Türk Telekom abonesi var. Geriye kalıyor 9 milyon numara. Bunların bir kısmı özel hizmetler için kullanılır ama en azından 5 milyon tane kullanılmayan numara var. Bunlar dururken yeni 10 milyon numara üretmenin hiçbir anlamı yok. Bunu söyledik, bu maalesef BTK tarafından alınmış yanlış bir karar oldu.
Danıştay bu konudaki yürütmeyi de durdurdu. Umuyoruz ki nihai karar da öyle çıkacaktır. Bu iki karar, şehir içi haberleşmenin rekbete açılması açısından da, vatandaşı yeni işletmecilere güvenebilmesi, onlara gidebilmesi açısından da ve numaranın taşınabilmesi açısından da çok önemli kararlardır.
Onun için 2009, uygulanmayan şehir içi sabit numara taşıma bakımından olumsuz geçti ama son zamanlarda çıkan bu kararlar sevindirici kararlar oldu.
2009’da bir başka konu da B tipi hizmet dediğimiz; ‘10 nokta nokta’ çevirilerek, herhangi bir abonelik anlaşması şu bu yapmadan, günü gününe, hangi işletmeci üzerinden iş yapıyor, konuşmak istiyorsa vatandaş, ona imkan sağlayan hizmet.
Yani abone kimin abonesi olursa olsun, bazı telefonları ararken, seçmelerini yaparak; bugün bu işletmeci olabilir, yarın başka işletmeci olabilir… Tüketici açısından çok büyük kolaylık sağlayan bir hizmet.
Bununla ilgili gene bir başka BTK kararı oldu. O da bu işi biraz güçleştiriyor. Bunun da kaldırılması lazım.
Bu şu: vatandaşın -Türk Telekom’a abone olduğunu düşünelim- başka bir işletmecinin bu ‘10 nokta nokta’sını kulandığı zaman, o kullanımla ilgili para Türk Telekom’un faturası içinde ödeniyor, Türk Telekom’da o müşteriden aldığı parayı işletmeciye götürüp veriyor. Halbuki şimdi buna bir sınırlama getiriyor BTK kararı.
Bir noktadan sonra bu işletmeciler kendilerini kullanan müşterilere ayrı fatura kesmek zorunda kalacak.
Turk-internet.com: O nokta nedir?
Yusuf Ata Arıak: Daha doğrusu bunun değişebilir bir miktar olmasına kapıyı açıyor. Böyle olunca şu çıkıyor karşımıza: siz ‘10 nokta nokta’ hizmetini veren bir işletmeci olarak yatırım yapmışsınız, reklam yapmışsınız ama sizin öyle müşterileriniz var ki bugün var yarın yok. Siz onları tanımıyorsunuz bile sonuçta.
Bunlara fatura çıkartmak, 1-2 TL için 3 TL için fatura çıkarmak asla kabul edilebilir bir şey değil. Türk Telekom’un zaten yaptığı iş bedelsiz bir iş değil, onun karşılığını firmadan alıyor.
Dolayısıyla şimdi mesela ‘10 milyon lira’ diye yıllık bir sınır konduğu zaman bu küçük, yapılamaz bir iş haline geliyor, cazibesi kayboluyor ve tüketici açısından da son derece olumsuz bir durum. Bu karar da iyi değil, bunun da değiştirilmesi gerektiğini söylüyoruz.
2009 genel olarak bu bahsettiğimiz fiyat savaşlarıyla geçti. O fiyat savaşlarının içinde yeterli unsurlara, yeterli aletlere sahip olmadığı için alternatif işletmeciler de olumsuz olarak etkilendiler.
Bu söyleşinin devamını Arıak : 2010 Yılında MVNO, Wimax, Altyapı Hizmet Ayrımı gibi Pek Çok Düzenleme Bekliyoruz – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 