Makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak ve 2.bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Kanunun 9 maddesi ile 406 sayılı Kanunda yer alan, ruhsat ya da genel izin alınması için şart koşulan katı hükümler yumuşatılmış ve Avrupa Birliği uygulamalarına yaklaştırılmıştır. Bu Kanun ile her bir hizmet için ayrı yetkilendirme yapılması yükümlülüğü yürürlükten kaldırılmıştır. Zira her bir hizmet için ayrı yetkilendirme yapılması yükümlülüğü getiren mülga 406 sayılı Kanun ile Telekomünikasyon Kurumu tarafından hazırlanan Kablo Platform Hizmeti Yönetmeliği Danıştay tarafından iptal edilmiştir. 14.08.2007 tarih ve 26613 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sabit Telekomünikasyon Hizmeti Yönetmeliğinin ise yine aynı gerekçeler ile Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulması üzerine Elektronik Haberleşme Kanununun yayımlanmasını müteakiben 20.11.2008 tarih ve 27060 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sabit Telefon Hizmeti Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. Dolayısıyla birden fazla hizmeti tek bir yetkilendirmede yapabilmenin önündeki hukuki engeller de ortadan kaldırılmıştır.
Elektronik Haberleşme Kanununun 9’uncu maddesine göre yetkilendirme; bildirim veya kullanım hakkının verilmesi yoluyla iki şekilde yapılabilir. İşletmeciler, sunmak istedikleri elektronik haberleşme hizmeti ve/veya işletmek istedikleri elektronik haberleşme şebekesi veya altyapısı için; numara, frekans, uydu pozisyonu gibi kaynak tahsisine ihtiyaç duymuyorlar ise Kurumun belirlediği usul ve esaslara uygun bildirimle birlikte; kaynak tahsisine ihtiyaç duyuyorlar ise Kurumdan kullanım hakkı alınması kaydıyla yetkilendirilirler. Dolayısıyla bir telekomünikasyon hizmetinin sunulması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan kaynak tahsisine ihtiyaç duyuluyor ise kullanım hakkı söz konusudur, kaynak tahsisine ihtiyaç duyulmuyor ise bildirim usulü tek başına yeterli olacaktır.
406 sayılı Kanunda bildirim usulü, sadece internet servis sağlayıcılığını içeren Genel İzin hizmeti için öngörülmüşken; Elektronik Haberleşme Kanununda bildirim usulü, kaynak tahsisini ihtiva etmeyen her telekomünikasyon hizmeti için söz konusudur.
406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile 2813 sayılı Telsiz Kanununda işletmecilerin mali yükümlülükleri, yetkilendirme ücreti ve Kurum Masraflarına Katkı Payı olarak öngörülmüştü. Yetkilendirme ücreti, işletmecinin bir telekomünikasyon hizmeti sunmak için işletmeci, bir (1) yıllık sürenin bitiminde geçerli olan ve Kurumca belirlenmiş ücreti ihtiva etmekteydi. Kurum Masraflarına Katkı Payı ise, genel izin ile kayıtlanmış işletmeciler hariç olmak üzere telekomünikasyon hizmeti sunmak için yetkilendirilen işletmeciler tarafından her yıl net satışlarının on binde otuz beşi tutarında ödenen mali bedel olarak tanımlanmıştı. Elektronik Haberleşme Kanununda ise yetkilendirme ücreti; idari ücretler ve kullanım hakkı ücretleri olarak iki kısma ayrılmıştır. Elektronik Haberleşme Kanunun da idari ücret, işletmecilerden bir önceki yıl net satışlarının binde beşini geçmemek üzere alınan ücret olarak, kullanım hakkı ücreti ise kaynakların kullanım hakkının verilmesine ve söz konusu kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasının teminine yönelik olarak alınan ücretler olarak tanımlanmıştır.
Kanunun 9. madde hükmü 3G gibi ulusal çapta verilecek frekans bandı kullanımını ihtiva eden ve sınırlı sayıda işletmeci tarafından yürütülmesi gereken elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin ihalelerin, Bakanlıkça da yapılabilmesine de imkan tanımıştır. 60. madde de ise; bu yetkilendirmelerin iptalini gerektiren hallerde de Kurumun, Bakanlığın görüşünü alacağı düzenlenmiştir.
17.madde hükmüyle ise; Ortak anten, tesis ve sistemlerinin kurulması hususundaki Kurumun yetkisi düzenlenmiştir.
Kamu kurum ve kuruluşlarının kendilerine yapılan geçiş hakkı taleplerini değerlendirmeleri ve gerekli izinleri vermeleri için İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki başvuru süresi olan altmış günün yeterli olacağı düşünülmüştür. Kanunun 22. “geçiş hakkının kapsamı” ve 23. “geçiş hakkı talebinin kabulü” başlıklı maddelerinde bu konuya ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.
5809 sayılı Kanun’un 32. maddesinde; numara taşınabilirliğinin hayata geçirilmesine imkan verecek düzenlemeler ile Kurumca yürütülen işlemlere paralel olarak merkezi referans veri tabanının kurulup işletilmesine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
İşletmeciler için bir telekomünikasyon hizmetinin sağlanmasını teminen en önemli unsur numara tahsisidir. Elektronik Haberleşme Kanunu ile Kurum, Bakanlık politikası doğrultusunda ulusal numaralandırma planını hazırlamak ve plana uygun olarak numara tahsis işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilmiştir. Ayrıca Kurum abonelerin numarasını değiştirmeden, hizmet aldığı işletmeciyi değiştirmesini sağlayan ve daha önce Yönetmelik ile düzenlenen numara taşınabilirliği uygulamasını da yasal çerçeveye oturtmuştur.
Elektronik Haberleşme Kanununun “İnternet alan adları” başlıklı 35 nci maddesinde, “İnternet alan adlarının tahsisini yapacak kurum veya kuruluşun tespiti ile alan adı yönetimine ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.” denilerek alan adlarının tahsisi işlemini yapmak üzere Ulaştırma Bakanlığına yetki vermiştir. Mevcut durumda alan adlarını (nic.tr) vermeye yetkili Kurum Ortadoğu Teknik Üniversitesi’dir. Ulaştırma Bakanlığının yapacağı tespit üzerine internet alan adı tahsisini yapacak olan kurum veya kuruluş ya Ortadoğu Teknik Üniversitesi olarak kalacak ya da başka bir kurum veya kuruluşa internet alan adı tahsisi yetkisi verilecektir.
Makalenin devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kaynak : 