İstanbul Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü, 8 Mart 2010 tarihinde meydana gelen Elazığ depremi ile ilgili bir rapor hazırladı. İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Zekai Celep, Prof. Dr. Ayfer Erken, Doç. Dr. Alper İlki ve Yrd. Doç. Dr. Beyza Taşkın tarafından hazırlanan raporda, deprem sonrası inşa edilecek konutların özelliklerine dikkat çekildi.
Merkez üssü Elazığ İlinin Kovancılar İlçesi olan depremin ardından yörede inceleme yapmak amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi, Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü’nden bir ekip 11 Mart 2010 tarihinde bölgeye ulaştı.
Ekip, ilk gün Kayalık, Yukarı Demirci, Okçular, Göçmezler ve Taban Özü Köyleri’nde; ikinci gün ise Kovancılar ve Palu İlçeleri ile Çakırkaş, Köklüce, Gökdere, Arındık, ve Beyhan Köyleri’nde incelemelerde bulundu. İTÜ Ekibi, Bölgedeki binaların özelliklerini ve tespit edilen hasarları yerinde inceleyerek bir rapor yayınladı.
Raporda, yapılan gözlemler ve değerlendirmelerim ışığında aşağıdaki genel sonuçlara yer verildi:
1. Depremin büyüklüğü 5.8 (veya 6.0) olarak bildirilmesine karşılık muhtemelen odak derinliğinin düşük olması sebebiyle hasar sınırlı bir bölgede kalmıştır. Binalarda Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Valilik ve yetkililer gerekli incelemeleri kısa zamanda yapmış, binaların deprem güvenliği konusunda gereken bilgilendirmeler ve hasar tespitleri yapılmıştır.
2. Köylerde can kaybına neden olan binaların hemen hemen tümü kil harç bağlayıcı kullanılarak oluşturulmuş taş yığma taşıyıcı duvarlara ve ağaç gövdelerinin yan yana getirilmesi suretiyle oluşturulan kat döşemesi ve çatıya sahip, çatı döşemesinin üzerinde genelde 30cm yüksekliğinde toprak dolgu bulunan binalardır. Diğer tür yapılardaki hasarlar daha sınırlı ve daha az can kaybına neden olacak şekilde oluşmuştur.
3. Yığma binalardan belirli ölçüde Deprem Yönetmeliği kurallarını sağlayanların hasar görmediği gözlenmiştir. Daha önceki depremlerdeki hasarlar da göz önüne alındığında yönetmelik kurallarına uygun yapılacak yığma binaların da yeterli deprem güvenliğine sahip olduğu açıktır.
4. Deprem ivmesinin merkez üssünde 0.17g civarında bulunduğu ilgili kayıtların incelenmesinden tahmin edilmektedir. Bu sebeple hasar gören binalar çok düşük yatay yük kapasitesi olanlardır. Muhakkak ki, hasar görmeyen binalardan yeterli deprem güvenliği olanlar mevcuttur. Ancak, deprem ivmesinin düşük olması sebebiyle, hasar görmeyen binaların hepsinin yeterli deprem güvenliğinin olduğunu kabul etmek uygun değildir.
Yapılan gözlemler ve değerlendirmelerden sonra İTÜ şu önlemleri önerdi :
- a. Genellikle kusurlu olan betonarme binaların deprem güvenlikleri, kusurlu yığma binalara göre daha yüksektir. Bu sebepten deprem bölgesinde yapılacak yenilemenin binaları betonarme inşa ederek yapılması önerilmektedir. Bu faaliyet sırasında mühendislik hizmeti görmeyen binaların genelde yetersiz deprem güvenliğinin olacağı unutulmamalıdır.
b. Deprem bölgesinde yenilemenin betonarme yanında kurallara uygun yığma binalar ile de yapılabileceği ve betonarme inşaatın tek çözüm olmadığı açıktır.
c. Deprem bölgesinde kısa zamanda yığma veya betonarme konut inşası söz konusu olacağı anlaşılmaktadır. Bu işlem faaliyet sırasında tipik projelerin geliştirilmesi beklenmektedir. Bu işlemde en zayıf halka inşaat sırasında yapılacak kontrol olacaktır. Bu adıma yeterli önem verilmesi ile proje hazırlanmasında öngörülen kalitenin sahada oluşması sağlanacaktır.
d. Yığma binaların yurdumuzda kullanılması kaçınılmazdır. Hatta iki katlı binaların yığma yapılması teşvik edilmelidir. Bilindiği gibi, yığma binaların yapımı konusunda Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın renkli resimlerle inşaat adımlarını açıklayan bilgi posterleri bulunmaktadır. Bunların çoğaltılarak kırsal bölgelerde yaygınlaştırılması önemlidir. Yığma bina inşaatının askerlik görevi sırasında genel açıklamalarla tanıtılması önerilir.
e. Yığma binaların yapım kuralları Deprem Yönetmeliği’nde verilmektedir. Bu kurallar incelendiğinde bunların önemli bir bölümünün boyut ve geometri ile ilgili konstrüktif kurallar olduğu görülür. Bunlar posterlerle kolayca verilebilir ve inşaat ustaları tarafından kolayca anlaşılabilir. Kuralların diğer bölümü ise, mühendislik hesapları gerektiren türdendir. Bunların inşaat ustalarına iletilmesi mümkün değildir. Bu sebeple Deprem Yönetmeliği’ndeki yığma yapım kurallarının gözden geçirilerek ustalar tarafından kolaylıkla anlaşılabilecek ve mühendislik hizmeti öngörülmeyecek şekilde yenilenmesi yerinde olacaktır. Bu kuralların dışına çıkılmasının ise mühendislik hesaplarına bağlanması önerilir.
f. Yığma camilerin inşaatında kullanılmak üzere tipik çizimlerin Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığının işbirliği ile hazırlanarak bunların uygulamasının devlet ve hayırseverler tarafından yapılanlarda da şart koşulması önerilir.
g. Her yapı türü gibi, kerpiç binalar da dâhil olmak üzere tüm yığma binalar belirli sınırlar içinde depreme dayanıklı olarak inşa edilebilir. Bilindiği gibi, kerpiç binalar ısı yalıtımı (kış ve yaz kullanımında) tercih edilen bir bina türüdür. Bu sebeple bu tür binaların zayıflıklarının, diğer özellikleri ve inşa kuralları ile birlikte yaygın biçimde tanıtılması yerinde olacaktır.



Kaynak : 