Türkiye Bilişim-Telekom sektörünün 30 Milyar dolar’lık bir endüstri olarak ne kadar başarılı olduğunu bugünlerde hep duyuyoruz. Bu yorumu yapanlar da genelde Türkiye Bilişim Vakfı(TBV) gibi finansal destekçilerinin güdümünde örgütlenmiş kurumlar ya da bu durumdan memnun olan mutlu firma yöneticileridir.
Peki, ulusal üretimin bu 30 Milyar Dolar içerisindeki payı nedir?
İşte işin üzücü tarafı da bu sorunun yanıtında saklıdır. Bu rakamın içerisindeki ulusal üretimin oranı sadece %15’ler seviyesinde ve 30 Milyar Dolar’ın %85’ini ithal eden bir ülkeyiz. Bir başka deyişle, ülkemiz bilişim sektör vizyonu “AL-SAT” üzerine kurulmuş olup, bu şekilde yürümesi desteklenmektedir. Hatta 2023 yılında 160 Milyar Dolar olacakmışız! Aman ne ala! Bu büyüme, bu yapılanma ile olacaksa birileri daha fazla kazanacak demektir.
Elini kolunu sallayan her yabancı firma, ister fiziki isterse sanal ofis üzerinden ürünlerini satabilir. “Eee, ne olmuş” diyebilirsiniz. Ne olduğunu anlamak için başkalarının uygulamalarına bir göz atalım.
Gelişmiş ülkelerde ve hatta Hindistan gibi Bilişim sektöründe ulusal vizyonu olan ülkelerde durum oldukça farklı. Bu ülkelerde Bilişim konusunda belirli ölçeğin üzerinde ticaret yapan kuruluşların aynı zamanda ülkeye yatırım yapması beklenmekte.
Bazı ülkeler, bunu doğrudan belirli oranlarda bir harç ile belirlerken; bazı ülkeler ise bunu resmi olmayan biçimlerde yürütmekte. Örneğin; Avrupa Birliği, AB ülke firması olmayan ve ülkede ürün satan kuruluşların ülkeye yatırım miktarlarını düzenli olarak izleyip, belirli bir seviyenin üzerinde tutulmasını düzenlemeler ve politik yaptırımlarla kontrol altında tutmaktadır.
Bu durum, Türkiye gibi gelişmemiş ülkelerde faaliyet gösteren uluslar arası firmaların, merkez üslerinin neden Avrupa ülkelerinden birisinde olduğunu da açıklamaktadır. Üretim fabrikaları, AR-GE, yazılım geliştirme, eğitim merkezleri, demo merkezleri, vb…
Özellikle Avrupa ülkelerindeki insan kaynağı maliyetinin gelişmemiş ülkelere göre 4-10 misli daha fazla olduğu düşünüldüğünde bu tespit daha fazla anlam kazanmaktadır.
Hatta ülkemizde salt ürünlerini satmak üzere konumlanmış IBM ve benzeri bazı firmalar; Türkiye yerine AB ülkelerine vergi ödemek adına, faturalarını da AB ülkeleri üzerinden keserek taahhütlerini yerine getirmektedir.
Ülkemizdeki bilişim vizyonsuzluğunun seviyesini bir düşünün!
Şair Sunay Akın’ın “Ay Hırsızı” isimli kitabından aldığım bir sözle bitirelim yazımızı :
Bilim ve Sanat bir ülkenin 2 kanadı gibidir. Bu kanatları kullanmayanlar tavuğa dönüşür. Önüne konan yemi yerken, arkasından yumurtasının alındığının farkında bile olmazlar.



Kaynak : 