Ülkemizde teknolojik katma değer üretmesi mümkün olmayan bir “Yabancı BT Hizmet” firmasına teşvik taahhüdü veriliyor olması, ülkemiz bilişim sektörünün öngörüsüzlüğünün bir başka örneği olsa gerek.
1977 yılında Hindistan hükümetinin uluslar arası şirketlere getirdiği Hindistanlı çalıştırma zorunluluğu ile ülkeyi terk eden IBM’in eksikliğini gidermek üzere kurulmuş olan Wipro, 100,000’e yakın çalışanı, senelik 5.5 Milyar Dolar’lık geliri ile dünyanın en büyük BT servis şirketidir.
Wipro, BT sektörü için teknoloji üretmez, var olan teknolojilerin uygulanması için insan kaynağı tedarik eder. Wipro, danışmanlık ve uygulama geliştirme hizmetleri verir, dış kaynak tedarik eder, BT yatırımlarını olduğu gibi “outsource” eder.
Şubat ayında Hindistan ziyareti sırasında AR-GE yasasının sağladığı teşvik avantajlarını Wipro ile paylaşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, firmayı ülkemize yatırım yapmaya davet eder. Firmanın ülkemize gelmesi halinde, görüşmeyi organize eden Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek Ajansı’nın kendilerine her türlü yardım ve desteği sağlayacağı güvencesini de verir.
Teknolojik katma değer üretmesi mümkün olmayan bir BT hizmet firmasına teşvik taahhüdü veriliyor olması, ülkemiz bilişim sektörünün öngörüsüzlüğünün bir başka örneği olsa gerek.
Wipro, Türkiye bilişim sektörüne ne GETİRİR?
Wipro Hindistan’da çalışan bazı BT uzmanlarının bugünkü ortalama aylık kazançları:
– Sistem yöneticisi (1-4 yıl tecrübeli): $536
– Yazılım geliştirici ortalama aylığı(1-4 yıl tecrübeli): $563
– Uzman yazılım geliştirici ortalama aylığı (5-9 yıl tecrübeli): $803
Wipro’da çalışan gelirlerinin, ülkemizdeki gelirlerin ¼’ü olduğunu dikkate aldığımızda; .6 bilişim işsizi olan ülkemize ucuz insan kaynağı göçü ile daha fazla işsizlik getirir!
Diğer taraftan, IBM gibi BT projelerini ucuz yabancı dış kaynaklara yaptırma stratejisi yürüten firmaların işleri kolaylaşır ve hatta bir de devlet desteği almış olarak, ucuz istihdamı daha kolay yakalar hale gelirler.
Böylece daha fazla kar yapma imkânı da elde edilmiş olur! Ama ülkemiz ya da bilişim girişimcileri ya da bilişim çalışanları için değil. Faturalamasını bile yurtdışından yapan çok uluslu firmalar için.
Wipro, Türkiye bilişim sektöründen ne GÖTÜRÜR?
Bir önceki yazıdan hatırlayacağınız üzere; 30 Milyar Dolar’lık Türkiye BİT (Bilişim ve İletişim) sektör gelirlerinin %85’inin büyük kısmı yurtdışından AL-SAT yapılan donanım ve yazılım gelirleri olup, ulusal üretime katma değeri yoktur. Geriye kalan %15’lik pay’ın büyük kısmı ise hizmet gelirleri olup, ülke insan kaynağının üretimidir[1].
Wipro, ülkemize yatırım yapsa da yapmasa da, uluslar arası büyük firmaların ülkemizdeki yeni hedefi, bu %15’lik servis payından daha fazla kar elde etmektir. Bunun yöntemi de ucuz ve vasıfsız istihdamdır. Ülkemizdeki uluslar arası bilişim şirketlerinin hedefi, 30 milyar TL içinde, ülkemizin zavallı kazancı olan hizmet gelirlerini de AL-SAT şekline dönüştürmektir.
Bugün bu uluslararası firmaların önderliğinde yapılmaya çalışılmaktadır. Örn; Akbank’ın 50 Milyon Dolar’lık uygulama geliştirme işinin IBM tarafından Hindistan’da yapılması ya da Hindistan’ın başka devi Infosys firmasının, Türkiye’de ofis dahi açmadan, Akbank’ın tüm BT altyapısını “outsource” etmek üzere çalışıyor olması gibi. Wipro’nun gelmesi ile buradaki rekabet şekil değiştirip daha fazla çeşitlilik kazanacak.
Sonuç mu? VizyonSUZluğumuzun “kaybedenleri” genel olarak Ülkemiz, özel olarak da, bilişim sektörünün iyi niyetli girişimcileri ile ülkemiz okullarında okuyan, bir an önce iş hayatına atılmak isteyen, geleceğin bilişim çalışanları olacaktır.
[1] Türkiye Bilişim Sektörü VizyonSUZluğu – 1



Kaynak : 