5’nci Karadeniz ve Hazar Düzenleyici Konferansı, geçtiğimiz ay İstanbul’da gerçekleştirildi. Konferans esnasında konusunun uzmanı kişilerle görüşme ve bilgi alma şansına sahip olduk. Bu önemli isimlerden biri de halen Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Elektronik Bilgisayar Eğitimi Bölüm Başkanlığı görevini yürüten Prof.Dr.İnan Güler oldu.
Halen, Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Tıbbi Aygıtlar Bakım Onarım Merkezi(TABOM) yöneticiliğini yürüten Prof. Dr. İnan Güler, çoğunluğu yurtdışında olmak üzere 150’nin üzerinde makalesi yayınlanmış bir isim. 1997’de New York Academy of Science, 1998 yılında ise American Association for the Advancement of Science üyelikleri ile geçtiğimiz günlerde kurulan Teknoloji bilgilendirme Platformu (TBP)[1] kurucu üyeliği ünvanları da bulunan Güler’den, baz istasyonlarının halk sağlığı üzerine etkileri konusunda bilgiler aldık.
turk-internet.com: Öncelikle, okurlarımızı bilgilendirmek adına cep telefonlarının zararlarını kısaca anlatabilir misiniz?
Prof.Dr.İnan Güler: Cep telefonlarıyla baz istasyonlarını birbirinden farklı düşünmek mümkün değil. Vatandaşlarımız, bir cep telefonu alacaksa öncelikle kamerası var mı, kaç megapiksel gibi özelliklerinin yerine SAR değerleri dediğimiz, spesifik soğurma oranı dediğimiz elektromagnetik ışımanın vücuda nüfuz ettiğini belirten oranlara bakmalılar.
Bir cep telefonu, bir baz istasyonunu ne kadar iyi görüyorsa, yani, cep telefonunun ne denli iyi çektiği görülüyorsa cep telefonları o kadar zararsızdır. Eğer cep telefonları baz istasyonlarını göremiyorsa elektromagnetik ışıma yayar. İşte o zaman, cep telefonları, adeta insan vücuduna yakın bir baz istasyonu gibi olur. Cep telefonlarıyla baz istasyonlarını birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil.
Cep telefonları, baz istasyonlarını görmediğinde 2 Watt’a kadar güç çeker. Üçüncü nesil cep telefonları 900, 1800 ve 2100 megahertz bir güçle çalışıyor. Kısa sürelerde birşey olmaz ama, uzun sürelerde bu şekilde bir kullanım söz konusu ise belki bunun bir takım zararlarından bahsedilebilir.
Böyle bir şey oluyor mu? Olmuyor. Cep telefonları bir şekilde baz istasyonlarını görebiliyor.
turk-internet.com: Sizin görebildiğiniz kadarıyla bu konuda bir bilinçlilik var mı?
Prof.Dr.İnan Güler: Maalesef bir farkındalık yok. İşte bu yüzden Teknoloji Bilgilendirme Platformu adında bir oluşum gerçekleştirildi. Ben de üyeleri arasındayım.
Platform üyeleri arasında tıp fakültelerinden, mühendislik fakültelerinden, diğer temel bilim fakültelerinden öğretim üyeleri var. İşin sosyolojik ve hukuki boyutuyla ilgilenen biliminsanları var. Yine, sivil toplum kuruluşları bu platformda görev yapıyor. Platformun amacı, farkındalık yaratmak, vatandaşları daha da bilinçlendirmek. Bu manada, İzmir’de,Bursa’da, Antalya’da yapmış olduğumuz toplantılarda vatandaşlarımıza gerek cep telefonları, gerekse baz istasyonlarının ne zaman zararlı olabileceği hakkında bilgiler veriyoruz.
turk-internet.com: Tekrar baz istasyonlarına gelecekolursak bunların kurulumlarında, düzenlenmelerinde insan sağlığının korunduğunu söyleyebilir miyiz?
Prof. Dr. İnan Güler: Kesinlikle korunuyor. Her hangi bir baz istasyonu kurulurken öncelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu(BTK)’na müracaat ediliyor ve baz istasyonuyla ilgili plan ve projeler sunuluyor. Buradaki gerekli incelemeler yapıldıktan sonra gereken onay veriliyor ve daha sonrasında baz istasyonunun kurulumu gerçekleştiriliyor.
Baz istasyonunda kullanılacak antenin gücü, meskün mahalden olan uzaklığı, antenin yönü gibi bir takım parametrelere bakılıyor. Bu parametrelere göre baz istasyonunun kurulumuna izin veriliyor, ya da verilmiyor.
Tüm bunlara rağmen, baz istasyonu kurulmuş ve çevresine vatandaşlar yerleşmişler ve yine bir takım şikayetler söz konusuysa yine BTK inceliyor, gerekli ölçümleri yapıyor ve vatandaşın zararına her hangibir durum söz konusuysa bu durum ilgili firmaya bildirilerek baz istasyonunun oradan sökülmesi ya da değiştirilmesi isteniyor.
Bu bakımdan vatandaşlarımızın sağlığı şu an için müthiş korunmuş vaziyette. Öte yandan dünyada bununla ilgili yapmış olduğum incelemeler neticesinde, yapılan uluslararası projelerde, baz istasyonlarının ısıl olmayan hiç bir etkisinin insan vücuduna etkilerinin olmadığı tespit edilmiştir.
Ancak biliminsanı olarak buna teslim olmamamız gerekiyor. Olmamıştır, ama “olmayacak mıdır?” sorusunu hiç bir zaman göz ardı etmememiz gerekiyor.
turk-internet.com: Eklemek istediğiniz her hangi bir nokta var mı?
Prof. Dr. İnan Güler:
Mesela, artık giyilebilir tıbbi cihazlar var. Yani, vatandaşlar bu tür araçları artık bir çamaşır gibi giyecek, bu cihazlar cep telefonları gibi bilgi ve iletişim platformları üzerinden hastanelerle iletişime geçecek.
O nedenle, bu imkanlardan vatandaşları mahrum bırakmamak gerekiyor. Ayrıca, yine bu platformlar üzerinden yılın 365 günü 7/24 eğitimler verilebilecek. İstediğimiz taktirde, dünyanın en seçkin üniversitelerinden eğitimler alabileceğiz.
Yine dünyanın çok farklı coğrafyalarına bu platformlar üzerinden dersler verebiliyor olacağız. Çok yakın bir gelecekte uçakların birer baz istasyonu gibi davranabileceği konuşuluyor.
Hal böyleyken yanlış bilgilerle vatandaşların teknolojiden soğutulması doğru değil. Bunu özellikle hatırlatmak istiyorum. Vatandaşlarımız, Bilgi Teknolojileri Platformu’muza çeşitli şekillerde müracaatlarını yapabilirler. Biz de kendilerine her türlü bilgiyi sunabiliriz.



Kaynak : 