web analytics
Pazartesi, Haziran 29, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa INTERNET İnternet Gelişimi & Sosyolojisi Toplum & Sosyoloji

Ahmet Atalık: GDO’lardan Korunabilmenin Tek Yolu Onları Sınırlarımızdan İçeri Sokmamak

Gerek ham gerekse işlenmiş ürünler içinde yer alan GDO'lu materyalleri tadarak, bakarak, koklayarak, elleyerek anlamak mümkün değildir. GDO'lar her gıda laboratuarında dahi saptanamazlar. Ancak ileri analiz yöntemleri ile saptanabiliyorlar. Bazen vatandaş bizlere soya ve mısır yemesek GDO’lardan korunabilir miyiz diye sorar. Korunamazlar. Mısır ve soya binin üzerinde gıda maddesinin içerisinde kullanılırlar. Dolayısıyla birinden kaçsanız öbüründe GDO'ya yakalanabilirsiniz. GDO'lardan korunabilmenin tek yolu onları sınırlarımızdan içeri sokmamaktır.

Murat Çehreli-Murat Çehreli
28 Mayıs 2010
-Toplum & Sosyoloji
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Zaman zaman genetiği değiştirilmiş organizmalarla ilgili haberlere rastlıyor, karamsarlığa kapılıyoruz. Ama, ertesi sabah her şeyi unutup yaşamımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. İşte bu açıdan aşağıda röportajını paylaşacağım, Ziraat Mühendisleri Odası(ZMO) İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık’ın verdiği bilgiler büyük önem taşıyor. İnternetten, forward ile gelen bilgilere değil uzmanının görüşlerine yer vermek istiyoruz.

Bilim geçmişe göre oldukça ileri bir düzeyde olduğunu belirten Ahmet Atalık, GDO’lara uzanan süreci şu şekilde tanımlıyor:


    Öyle ki artık hücrelerimizin içinde bulunan ve kalıtımsal özellikleri taşıyan, yaşamsal şifrelerimizin bulunduğu genlerimize kadar laboratuar ortamında müdahale edilebiliyor. İşte bu şekilde genetik yapısına müdahale edilmiş canlılara GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) diyoruz.

    Günümüzde daha çok bitkilere bir bakterinin geni aktarılmak suretiyle bu bitkiler salgıladıkları zehirle haşerelere karşı dirençli oluyorlar ve yine aktarılan bakteri geni vasıtasıyla ürettirilen bir protein vasıtasıyla tarım ilaçlarından etkilenmiyorlar.

    Ancak bu noktada bir sorun var. Bu zehre ve proteine karşı direnç sağlayan haşere ve yabancı otlarla mücadele edebilmek amacıyla GDO’lu tohumla tarımsal üretim yapılan ülkelerde tarım ilacı kullanımı artmış durumda.

    Olay bununla da sınırlı kalmıyor. Direnç kazanmış istenmeyen bu canlıları yok etmek uğruna birçok ülkede yasaklanmış ve kullanımdan kaldırılmış doğa ve insan sağlığı açısından son derece zehirli tarım ilaçları tekrar kullanıma çıkarılmış durumda.

    GDO’lu tohumları üreten birkaç firma aynı zamanda dünyanın en önde gelen tarım ilacı üreticileri. Bu tohumlarla tarım yapan ülkeler ve çiftçileri hem tohumda hem de bu tohumlarla kullanılan tarım ilacında birkaç firmaya bağımlı kalıyorlar.

    Zira GDO’lu tohum üretme teknolojisi devletlerin değil, biyoteknoloji şirketlerinin elinde. Gen kaçışı dolayısıyla GDO’lu bitkiler doğada yabani akrabalarının da genetik yapısını değiştirebiliyorlar. Bu da biyo-çeşitliliğin sona ermesi demek ki ülkemiz biyo-çeşitlilik açısından çok zengin bir ülke. Dünya nüfusu ve açlık gittikçe artıyor.

    GDO’lar bu açlığı bitirme açısından ortaya atıldı. Oysa ABD üniversitelerinin yaptığı denemelerde GDO’lu tohumlardan daha az verim alındığı ve açlığa çare olamayacakları görülüyor.

    Şunu da hatırlatmakta yarar var, açlığın nedeni tarımsal üretim yetersizliği değil, dünya tarım ürünleri ticaretine çokuluslu şirketlerin hakim olmasıdır. Yine yapılan araştırmalar GDO’lu gıdalarla beslenen farelerde kan şekeri yüksekliği, sinir ve bağışıklık sistemi tahribatı, organ hasarları ve sonraki nesillerde üreme yeteneklerinin son bulması gibi önemli sorunlar yaşadıklarını ortaya koyuyor.


turk-internet.com: Vatandaşlar, GDO’lu ürünleri nasıl tanıyabilir? Bunlardan nasıl uzak durabilirler?

Ahmet Atalık: Dünyada en çok yetiştirilen ve küresel ölçekte ticarete konu olan tarımsal ürünler soya, mısır, kanola (kolza) ve pamuktur. Gıda anlamında baktığımızda bizler bu ürünlerden en fazla soya ve mısırı tüketiyoruz. Gerek ham gerekse işlenmiş ürünler içinde yer alan GDO’lu materyalleri tadarak, bakarak, koklayarak, elleyerek anlamak mümkün değildir.

GDO’lar her gıda laboratuarında dahi saptanamazlar. Ancak ileri analiz yöntemleri ile saptanabiliyorlar. Bazen vatandaş bizlere soya ve mısır yemesek GDO’lardan korunabilir miyiz diye sorar. Korunamazlar. Mısır ve soya binin üzerinde gıda maddesinin içerisinde kullanılırlar. Dolayısıyla birinden kaçsanız öbüründe GDO’ya yakalanabilirsiniz. GDO’lardan korunabilmenin tek yolu onları sınırlarımızdan içeri sokmamaktır.

turk-internet.com: Türkiye’de vatandaşlar GDO’lu ürünler konusunda yeterince bilinçli mi?

Ahmet Atalık: Yakın zamana kadar çok az bir vatandaş kitlemiz GDO’lar ve zararlarından haberdardı. Ancak 2009 yılının Ekim ayında ülkemizde ilk GDO mevzuatı olan bir yönetmelik yayımlanınca basın yayın organlarında GDO’lar geniş bir çerçevede tartışıldı. Şimdi halkımız en azından GDO’nun adını ve zararlı bir şey olduğunu biliyor.

turk-internet.com: Vatandaşların daha bilinçli olabilmeleri için ne gibi çalışmalar yürütülüyor? Siz, bu çerçevede neler yapıyorsunuz?

Ahmet Atalık: Küresel ölçekte GDO’ların ticareti ve bu amaçla ekimi 1996 yılından itibaren yayılmaya başladı. Ülkemizde ilk kez Ziraat Mühendisleri Odası 1998 yılında ülkemize GDO’ların girdiğini beyan etti.

Tarım Bakanlığı ise her zamanki umursamazlığı ile söylemlerin siyasi ve ideolojik olduğu açıklamalarında bulundu. Gerçekleri inkar etti, ta ki 2003 yılında Arjantin’den kalkan soya yüklü gemi Brezilya açıklarında Greenpeace aktivistlerince durduruluncaya kadar. Ürün analiz ettirildi ve GDO’lu çıktı.

Bu işgal yaşanmasa bu gemi Mersin limanımıza gelecekti. Bu olaydan sonra Bakanlık ülkemize GDO girişini inkar edemedi. Halkımızı GDO’lar konusunda bilinçlendirmek amacıyla 2004 yılında GDO’ya Hayır Platformu kuruldu. GDO konusunda uluslararası mücadele yürüten kurumlarla ilişkiler kuruldu. Platformdaki kurumlar ve arkadaşlarımız vasıtasıyla gerek yazılı materyaller gerekse konferans panel gibi etkinlikler vasıtasıyla ülkemizdeki insanlara ulaşılmaya çalışıldı. O tarihlerde 16 ilde canavar domates kampanyası yürütülerek GDO’ları istemediğimize dair 100 bin imza toplanarak TBMM’ye iletildi. Günümüzde de platformumuz canavar mısır balonu ile ülkemizin birçok yerinde bilinçlendirme çalışmalarını yürütmektedir.

turk-internet.com: Bu çerçevede, interneti, sosyal ağları ne şekilde değerlendiriyorsunuz?

Ahmet Atalık: Geniş halk kitlelerine ulaşma konusunda basın yayın (internet dahil) organlarıyla ilişkiler büyük önem taşıyor. GDO konusunda bu organların da doğru bilgilendirilip o yöndeki yayınlarını artırmalarını sağlamak gerekiyor. Bunu sağlamak amacıyla yaptığımız çalışmaları onlara da gönderiyoruz. Diğer taraftan diğer örgütlerle de işbirliği doğru bilginin hızlı yayılması konusunda da diğer önemli bir kol. Bu konuda da yaygın işbirliklerimiz oluyor.

Ayrıca GDO’ya Hayır Platformu’nun www.gdohp.blogspot.com ve www.birtohumbinyasam.blogspot.com adreslerindeki web sitelerinden yapılanlar ve bilgiler halkımıza aktarılmaktadır.

Son olarak GDO konusunda şu önemli bilgiyi paylaşmak isterim. Biyoteknoloji şirketleri laboratuar ortamında teknoloji yardımıyla gen aktarımı yaptıkları tohumları teknoloji ürünü sayarak patentlerini alıyorlar. Bilim insanlarınca bu tohumların insanlık hayrına değil bunları üreten şirketlerin hayrına olduklarını belirtir sonuçlar birbiri ardına çıkmaya başlayınca, bu şirketler tohumlarını sattıkları çiftçi ve bilim insanlarıyla yaptıkları lisans anlaşmalarını derhal değiştirip “tohumumu bağımsız çalışmalarında kullanamazsın, ancak benimle birlikte çalışabilirsin, sonuçları yine de beğenmezsem hiçbir yayınında açıklayamazsın” şartlarını eklediler.

Madem GDO’ların hiçbir tehlikesi yok ve çok yararlı süper ürünler, şirketler neden bağımsız çalışmalar yapanları lisans anlaşmaları ile engelleniyor? Halkımızın bu önemli noktayı gözden kaçırmaması gerekiyor. Para kazanma hırsı uğruna tüm bir doğa ve insanlık kobay olarak kullanılıyor. Buna kimsenin hakkı yok.

Etiketler: Söyleşi - Röportaj

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Murat Çehreli

Murat Çehreli

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.