Arama Devi ile Intel’in, uygulama dünyasına getirdikleri vizyon, televizyon algısında olası ciddi değişikliklerin habercisi niteliğini taşıyor. Teknoloji şirketlerinin Ar-ge çalışmaları, televizyon sanayisini inovasyona yönlendiriyor. Sektörün, buna kulaklarını kapatması hemen hemen imkansız gibi, zira küçük ekranlı mobil cihazlar, sahip oldukları popülariteleriyle izleyicileri oturma odalarından dışarıya çıkartacağa benziyor.
Teknoloji dünyasının, yeni yeni şekillenen tv algısı, donanımların, yani tv setlerinin satışı yerine servis ve uygulamalarla bir bütün olarak pazarlanacağını gösteriyor. Bu, geçtiğimiz günlerde, Seattle’da gerçekleştirilen ve görüntü teknolojilerinde profesyonelleri biraraya getiren Society for Information Display(SID)’in organize ettiği konferansta konuşulan ana konuydu.
Konferansta, öne çıkan diğer bazı konular; 3 boyutlu yayıncılık, daha az enerji harcayan ince ekranlar anlamına gelen LED teknolojisi ve internet bağlantısı oldu. Sony, Google’in internet erişimini sağlayabilmek için televizyonlarında Intel’in çiplerini kullanıyor. ABD’nin, önde gelen televizyon markalarından Vizio, önümüzdeki aylarda 2000 dolar fiyatla, 3D’li ve LED teknolojili, internete erişebilen plazmalar sunmaya hazırlanıyor.
Eskiden, bir alındığında 10’larca yıl giden ürünler satılırdı. İnsanlar, bir tv aldıklarında ona “evladiyelik” gözüyle bakarlar, anneannelerimiz üzerlerine süs olsun diye üşenmez dantel v.s. örerdi. “Eski çamlar bardak oldu” demek için henüz erken mi bilemem ama, günümüz insanının adaptasyon yeteneğinin bir 10 sene öncesine nazaran çok daha fazla olduğunu söyleyebilirim.
2010, bir yerde, geçmişin klasik “ürün döngüsü”nün sonlandığı bir miladı ifade ediyor. Eskilerin, yap-sat dedikleri üretim anlayışı ortadan kalkıyor. Normalde, 6 ila 12 ay arasında değişen ürün yaşam döngüsünün koşar adıma geçeceği bekleniyor. Bu, bir yerde şart. Zira, bilişim dünyasının hızlı adımlarına alışan kulanıcılar aynı çevikliği diğer endüstrilerden de bekliyor.



Kaynak : 